Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16589 E. 2022/13345 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16589
KARAR NO : 2022/13345
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacılar kendi adına asaleten, …, … ve …’a velayeten … vekili Av. … tarafından, davalılar … vd. aleyhine 30.09.2013 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 30.10.2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalı … vekili, davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle davacılar ile davalı … vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

KARAR

Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2015/8987 esas, 2018/3693 karar sayılı ilamı ile; davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, mahkeme murisin %80 oranında kusurlu olduğu, büyük ölçüde kazaya sebebiyet verdiği ve tarafların ekonomik-sosyal durumları dikkate alındığı gerekçesi ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, belirtilen hususlar, olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu dikkate alındığında davacılar için manevi tazminat taleplerinin tümden reddinin doğru görülmediği ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmesi” gereğine değinilerek, hükmün davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı eş … için 10.000,00 TL, davacı çocuklar …, …, …’in her biri için 3.500,00’er TL olmak üzere toplam 20.500,00 TL manevi tazminatın 20.04.2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Hükmü temyiz eden davalı … vekili UYAP ortamında gönderdiği 12.02.201 tarihli dilekçeyle temyiz isteminden feragat ettiklerini bildirdiği ve vekaletnamesinde temyizden feragate yetkili olduğu anlaşıldığından, davalı … vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenme olanağı olmamasına, mahkemenin ilk kararında reddolunan manevi tazminat miktarları üzerinden davalı taraf yararına tek vekalet ücretine hükmedildiği halde bu hususun temyize konu edilmediği ve davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alındığında, bu yöne ilişkin davalı … vekilinin temyiz itirazının yerinde görülmemesine, davacılar için manevi tazminatın takdirinde TBK’nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına, haksız eylemden kaynaklanan davalarda istek haline hükmedilecek tazminata haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3) Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
a) Davacıların maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesinde,
Mahkemece verilen ilk kararda davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. İlk kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2015/8987 esas, 2018/3693 karar sayılı ilamı ile davacıların maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazı reddedilerek, mahkemenin maddi tazminata ilişkin hükmü kesinleşmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak verilen son kararda, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bozma ilamında, maddi tazminata ilişkin davacıların temyiz itirazları reddedilmiş olup, bozma üzerine kurulan hükümde maddi tazminata ilişkin daha önce verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bozma öncesi verilen hükmün yeniden kurulması ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
b) Davacıların manevi tazminat talebinin reddedilen bölümü yönünden hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Mahkemenin bozmadan önceki ilk kararında, davacıların manevi tazminat istemlerinin reddi ile davalı taraf yararına tek vekalet ücretine hükmedilmiş, karar bu yönden davalılarca temyize konu edilmemiş, ilk karardaki vekalet ücreti belirleme şekli bakımından davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen ikinci kararda, davacıların manevi tazminat istemleri kısmen kabul edilmiş ve müşterek müteselsil sorumlulukları bulunan davalılar … ve … yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Davalılar … ve … her ne kadar kendilerini ayrı ayrı vekillerle temsil ettirmişler ise de ret sebebi ortak olan ve işleten ve sürücü olarak müştereken ve müteselsil sorumlulukları bulunan davalılar yararına tüm davacılar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
c) Davacılar vekili, meydana gelen kaza nedeniyle manevi zararının tazmini istemiyle açtığı eldeki davada faiz türü olarak avans faizine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan araç ticari amaçla kullanılan özel halk otobüsü olup, araç ruhsatında kullanım amacı ticaridir. Açıklanan nedenle, faiz türü olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3-a,b,c) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.130,65 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalı …’e geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.