YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/38
KARAR NO : 2023/17848
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan neticeten hükmolunan 1500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktar itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 inci maddelerinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 1500 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 inci maddelerinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 3.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 inci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz talebinin yasaya, hakkaniyete ve içtihatlara aykırı kararın bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın iş yerinde çalıştığı ihbarının yapılması üzerine İlçe Jandarma Komutanlığında görevli katılanların bahse konu yere gittikleri, sanığın kimliğinin yanında olmadığını söylediği ve başka bir isimle tutanağa imza attığı, sanık hakkında işlem yapmak üzere devriye aracı ile İlçe Jandarma Komutanlığına giderken sanığın “Siz güney doğuda bunları yapamıyorsunuz, biz terörist miyiz, bu şekilde muamele görüyoruz, sizin a…a koyayım.” diyerek zincirleme şekilde hakarette bulunduğu, daha sonra katılan M.Ç.’ye hitaben “Seninle görüşeceğiz, kimlik getirmiyorum 24 saat içinde bak sana ne oluyor.” diyerek tehditte bulunduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçudan Kurulan Hükme Yönelik
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, olaya ilişkin düzenlenen tutanaklar ve katılan beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçları işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik
Sanığın temyiz sebepleri ve sair yönlerden,
a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
b. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen “takdiri indirim maddesi uygulanırken ve hükmedilen hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilirken 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi” dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Yerel Mahkemece verilen hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ikinci bendinin ikinci paragrafına “5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince” ibaresinin ve hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği paragrafın başına gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.