YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/22761
KARAR NO : 2022/13421
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının davalı nezdinde grup hayat sigortası sözleşmesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçeye göre hastalık, kaza sonucu tam veya kısmi daimi maluliyet halinde sigortalıya 151.800,00 TL ödeme yapılması gerektiğini, davacının hastalık nedeniyle % 67 oranında daimi kalıcı maluliyete uğradığını, Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2016/8616 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle davalı borçlunun Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2016/8616 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun takip miktarının % 20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/8616 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin 151.800,00 TL asıl alacak ve 561,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.361,45 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 151.800,00 TL’ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 9 oranında yasal faiz uygulanmasına, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarına atıfta bulunulmuş ise de; dava konusu talep hastalık sonucu maluliyet talebine ilişkin olup, ferdi kaza sigortası kapsamında değerlendirilmesinin doğru olmaması ve poliçe başlangıç tarihinin 01/01/2014 bitiş tarihinin Denetim Rehberinin dikkate alınması gerektiğinden; bu haliyle davacının iki yıllık süre içerisinde takip başlatarak sigorta sözleşmesinden doğan alacağı istemesi karşısında zamanaşımının dolmadığı ve dava konusu Grup Yıllık Yaşam Sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olan davacının hastalığının poliçe süresi içinde ortaya çıkması, poliçede belirtildiği üzere sigortalının hastalık sonucu maluliyete uğraması halinde ödenecek maluliyet tazminatının SSK’ya bağlı hastaneler veya SGK anlaşmalı özel hastanelerden alınacak olan özürlülük raporunda belirtilen maluliyet oranına göre ödeme yapılacağının belirtilmesi, davacı hakkında düzenlenen 09/03/2016 tarihli Anamur Devlet Hastanesi raporuna göre sigortalı davacının maluliyet oranının % 67 olarak belirlendiği, 2014 yılına ilişkin Sigorta Denetim Rehberinde hastalık sonucu maluliyet oranının % 60 ve üstü olması halinde poliçe bedelinin tamamının ödeneceğinin belirtilmesi karşısında, poliçe bedelinin tamamından davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince hatalı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş olup sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik bu gerekçeyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı HMK’nın 370/4. maddesi uyarınca hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 7.806,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 31/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.