Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/30791 E. 2013/2745 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/30791
KARAR NO : 2013/2745
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız Yararlanma, Mühür Bozma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 11.maddesi uyarınca “vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen kararın sanık müdafiine tebliği gerekirken sanığa tebliği usulsüz olup, sanık müdafiinin 05/10/2012 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde
Katılan kurumun zararını tazmin etmiş olan sanık hakkında, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, esastan inceleme yapılarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 ve 5271 sayılı CMK’ nın 223/4-(a) maddeleri uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan beraat hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
6352 sayılı Yasanın 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.07.2012 tarihli iade kararı sadece elektrik hırsızlığı suçundan kurulan hükümle ilgili olup, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hüküm ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu geçerli

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-2-

olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan 05.09.2012 tarihli hüküm hukuken geçersiz olup, sanık müdafii ile katılan vekilinin mühür bozma suçundan 21.01.2011 tarihinde verilen karara yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
13.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan,1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm tarihine göre 1.000 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan mühür bozma suçundan verilen kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.