YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12817
KARAR NO : 2022/13462
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 02/06/2021 gün 2021/647 Esas- 2021/2297 Karar sayılı ilamında; “Mahkemece, davaya konu olayların davadışı … Sah. Tic.Ltd. Şti’ne yönelik olarak gerçekleştiği, ceza dosyasının dayanağı olan bu olaylar nedeniyle beton üretimi yapılamaması nedeniyle bir zarar oluşmuşsa zararın anılan şirket bünyesinde gerçekleşeceği, söz konusu eylemler nedeniyle şirket sahibinin veya yetkilisinin şahsına yönelik maddi veya manevi bir zararın söz konusu olamayacağı, bu nedenle zararın karşılığının şirket lehine istenebileceği gerekçesiyle aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılamanın sağlıklı ve adil bir şekilde yapılması öncelikle tarafların davadan haberdar edilmesi ile mümkündür. Kişinin, hangi yargı merciinde duruşmasının bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilebilmesi, usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir. 1982 Anayasasının 36. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca açık bir şekilde vurgulanan temel hukuk kurallarına göre, mahkeme tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez. Somut olayda; dava, davalılar … ve … aleyhine açılmış olup, dava dilekçesinde anılan davalıların isimleri açıkça yazılmış olmasına rağmen, mahkemece davalılardan …’e dava dilekçesi ve duruşma günleri hiç tebliğ edilmemiştir. Dosyanın incelenmesinde davalı …’ün yokluğunda yargılamanın yapılıp hüküm kurulduğu anlaşılmış olup bu durum usul ve yasaya aykırı olmuştur. Şu durumda mahkemece davalı …’e usule uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği ile savunma ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde taraf teşkili sağlanmadan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün bozulması gerekmektedir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesinde dava ve taraf ehliyeti dava şartı olarak belirlenmiştir. Taraf ehliyeti aynı yasanın 50. maddesinde; “Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.” Dava ehliyeti ise 51. maddesinde; “Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından, Trabzon …. . Köyü, … mevkiinde bulunan, beton santralinin … Nakliyat adlı firmaya ait olduğu, bu firmanın sahibi davadışı …’ın söz konusu beton santralini davalı … ve …’e 2013 yılında sattığı, davalıların davadışı …’a 194.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak davadışı …’ın bu satıştan vazgeçtiği ve aynı yeri daha sonra daha yüksek bir bedelle davadışı Taş-sar firmasına sattığı, davalıların davadışı …’a ödedikleri satış bedelini geri alamadığı, davacı …’ün … Sah. Tic. Ltd. Şirketinin sahibi ve yetkilisi olduğu, davacının söz konusu beton santralini Taş-sar firmasından satın aldığı, davalıların kendilerine daha önce satılan yerin başka kişilere satılması nedeniyle davacının beton santralini çalıştırmasını engellemeye çalıştığı, Küçükler Hafriyat isimli şirketin yetkilileri olan davalıların davacının çalışmasına engel olmak üzere, mikser dolum alanının önüne kamyon yerleştirdiği, kamyonun söz konusu santralin önünde bulunması sebebiyle davacının santralde beton üretimi yapamadığı, davacının şikayeti üzerine davalıların Çaykara Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/117 Esas-2014/98 Karar sayılı dosyasında yargılandığı, davacının bu davada katılan sıfatıyla yer aldığı, davalıların iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme suçunu işlediği anlaşıldığından ayrı ayrı 6.000,00’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 17/07/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Çaykara Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/117 Esas-2014/98 Karar sayılı dosyasındaki mahkumiyet kararının sebebi olan olayların … Sah. Tic.Ltd. Şirketine yönelik olarak gerçekleştiği, davalıların davacıya yönelik bir eylemi olmadığı, ceza davasına konu eylemler nedeniyle davacı şirket sahibinin veya yetkilisinin direkt şahsına yönelik maddi veya manevi bir zararın söz konusu olamayacağı, bu haliyle ceza dosyasının dayanağı olan olaylar kapsamında beton üretimi yapılamaması nedeniyle bir zarar var ise bunun davacıya ait … Sah. Tic. Ltd. Şirketinin bünyesinde gerçekleşeceği, bu nedenle zararın anılan şirket lehine istenebileceği gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda, davalıların davacının sahibi ve yetkilisi olduğu … Sah. Tic. Ltd. Şirketine ait beton santralinin çalışmasını engellemek üzere yaptıkları eylemlerin ceza davası kapsamında sabit olduğu, davacının söz konusu şirketin tek sahibi ve yetkilisi olduğu, davalıların eylemi nedeniyle şirkete ait beton santralinin çalışamaması nedeniyle oluşacak zararın doğrudan davacının şahsında vuku bulacağı, davacının aynı zamanda söz konusu eylem nedeniyle ceza davasında da mağdur olduğu kabul edilerek katılan sıfatıyla yer aldığı anlaşılmakla davacının eldeki davada husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Şu halde; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunduğundan, davanın aktif husumet yokluğundan reddi doğru olmamış, davacının husumet ehliyeti olduğu gözetilerek maddi ve manevi tazminat talebinin esası incelenip, tüm dosya kapsamı ve delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.