YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5678
KARAR NO : 2011/4881
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma-Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3, 62, 50/1-a, 52/2, TCK’nın 89/2, 89/2-a-b, 22/3, 62, 52/2-4, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve bilinçli taksirle yaralamaya neden olma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede ;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL. dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından 500-TL’den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Bilinçli taksirle yaralama suçu yönünden kurulan hükme yönelik yapılan incelemede ;
Temel ceza tayin edilirken TCK’nın 89/1. maddesi yerine 89/2. maddesinin yazılması ve aynı kanunun 22/3. maddesinin 89/2-a,b maddesinden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,sonuç ceza doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, açıklanan gerekçeye göre; sanık müdafiinin olayda bilinçli taksir halinin olmadığını eksik incelme ile karar verildiğini hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve verilen cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine , ancak;
1-Sanık müdafinin 25/12/2008 tarihli duruşma yönünden mazeret bildirdiği halde bu hususta olumlu ve olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Suçun işleniş şekli, sanığın kusurunun yoğunluğu, katılanın organ ve dokularında sürekli zayıflama olacak ve en ağır derecede kemik kırığına maruz kalacak şekilde yaralanması suretiyle meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın 108 promil alkollü olduğu halde görevi başındaki trafik polis memuru olan katılana çarpara k bilinçli taksir hali ile tam ve asli kusurlu olup kazaya neden olduğunun anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 61 . maddesindeki ölçütler, hak ve nasafet ilkeleri de gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken eylemin oluş ve sonuçlarına uygun olmayacak biçimde temel cezanını alt sınırdan tayini ,
3- Sanığın tutuklama-tahliye tarihlerinin (10/11/2006-14/12/2006 ) gerekçeli karar başlığına yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/2-d maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile değişik ve halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün istem gibi BOZULMASINA, 15/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.