YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/29297
KARAR NO : 2023/2184
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Daires
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından verilen ve 22.03.2022 tarihinde sanık müdafiine, 5271 sayılı Kanun’un 35/2 nci maddesinde öngörülen usule uygun olarak 19.04.2022 tarihinde de ilgilisi sanık …’a tebliğ olunan hükmü, sanık müdafiinin 15.04.2022 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay CGK’nın 2019/16-573E, 2022/119K sayılı, 24.02.2022 tarihli içtihadı da gözetildiğinde temyizin süresinde olduğu gözetilerek tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık Sülehla Avcı ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …. ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I.Sanık …, …, …, … ve …haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık … ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ancak;
A. Sanıklar … ve … yönünden;
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden hüküm tarihi itibariyle haklarında adli sicil kaydı ya da kesinleşmiş hüküm bulunmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı tespit edilemeyen sanıklar hakkında yerinde olmayan gerekçe ile TCK’nın 62nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
B. Sanıklar …, … ve Ayjemal Jumamyrdova yönünden:
1. Anayasa’nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanıkların örgütteki konumu, kaldıkları süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurları teşdit sebebi kabul edilip, TCK’nın 61/3 ürcü maddesine muhalefet edilerek sanıklar …, … ve Ayjemal Jumamyrdova hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanıklar … ve Ayjemal Jumamyrdova haklarında ayrıca, silahlı terör örgütüne üye oldukları ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdıkları kabul edilen sanıkların, incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, örgütte kaldıkları süre ve konumları itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama gözetilerek, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun azami hadde yakın oranda indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
II. Sanıklar …, …, …, …, …, Rümeyza (Şenyüz) Yılmaz, …, …, Şeyma Nur Ertekin, …, …, Ebrar Çakmak, …, … ve … haklarında sanıklar müdafiileri ve sanıklar …, Ebrar Çakmak, … ile … hakkında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcsının temyiz talepleri yönünden;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgütün amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunan ve usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına ve aksi kanıtlanamayan savunmalara göre, olay tarihi itibariyle öğrenci olan ve ekonomik sorunları nedeniyle anılan örgütün öğrenci evi olarak tahsis ettiği evlerde kalmak dışında herhangi bir örgütsel faaliyetleri tespit edilemeyen sanıkların, anılan örgütün henüz sempatizanları düzeyinde kaldıkları kabul edilerek ispat edilemeyen müsnet suçtan beraatleri yerine, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanıklar Ebrar Çakmak, …, … ve …’in incelenen dosya kapsamı ve delillere göre örgütte kaldıkları süre ve konumları itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulundukları aşama gözetilerek, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2 nci cümle maddesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun azami hadde yakın oranda indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık …, sanıklar müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar …, … ve …’ın tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedeni, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.