YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19401
KARAR NO : 2022/15879
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekilleri tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafın itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 14.02.2018 tarihinde davalı … nezdinde … poliçesi ile sigortalı olan aracın seyri sırasında yolun karşısına geçmek isteyen yaya konumdaki davacıya çarpmasıyla gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia edip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 43.279,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kısmen kabulü ile 40.357,21 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.404,68 TL geçici iş göremezlik ve 517,31 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 43.279,20 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı … şirketinden tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, davacı itirazının kısmen kabulü ile 43.279,20 TL tazminatın 13.01.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik’i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik’i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve karara esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı’nın 27.12.2019 tarihli raporunda, davacının kazadan kaynaklı kalıcı maluliyet oranının %21, geçici iş göremezliğinin 6 ay, geçici bakıcıya muhtaçlık süresinin ise 30 gün olduğu tespit edilmiştir. Ancak işbu rapordaki dayanak yönetmelik kaza tarihinde yürülükte olmadığından karara esas alınması doğru olmamıştır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; temyiz edenin sıfatına göre, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek (eksik varsa temin edilerek), dosya kapsamında karara esas alınan rapor da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulu’ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacı için toplamda 43.279,20 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 1.285,26 TL vekalet ücretine hükmedilmiş; davacının bu yöne ilişkin itirazı İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu ücretin altında vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya ve davacıya geri verilmesine 30.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.