YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9123
KARAR NO : 2011/11006
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan babası …’in 985 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı damadı …’ya temlik ettiğini, onun da yine danışıklı olarak murisin oğlu olan davalı …’a devrettiğini ileri sürerek, tapunun iptali ile mirasçılar adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, çekişmeli taşınmazın …’ya satıldığını kendisinin de bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuş, bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında davalı …; taşınmazı bedelsiz aldığını ve murisin isteği üzerine diğer davalıya devrettiğini, …’ın murise 15.000.-TL ödediğini duyduğunu, ayrıca miras bırakanın sağlığında taşınmazlarını mirasçılarına paylaştırdığını bildirmiştir.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; “… Davadaki isteğin terekeye iade anlamında olup, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, ne var ki, tüm mirasçıların davada taraf olmadığının görüldüğü, hal böyle olunca, davaya katılmayan ortakların olurlarının alınması yada miras şirketine Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulunun gözardı edildiği” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; terekeye temsilci atandıktan sonra dava açan kişilerin davadaki sıfatları sona erer ve davanın tereke temsilcisi tarafından takibi zorunlu hale gelir. Öyleyse davacı asılın davayı takip etmiş olması hukuki yönden bir netice doğurmaz.
Mahkemece, tereke temsilcisinin iştirak etmediği 27.05.2010 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilip, 3 ay içerisinde yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, karar tarihi olan 03.03.2011 tarihinde 3 aylık sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile doğrudan açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değil ise de, mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.