Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15989 E. 2023/17944 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15989
KARAR NO : 2023/17944
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün istinaf sınırının altında olması nedeniyle, kesin hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak, kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesince Sanık Hakkında
1. Şikayetçi … ve … ile katılan … ‘ye yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Şikayetçi … ve … ile katılan … ‘ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Katılan … ‘ya yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Sanık Hakkında
1. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçları Yönünden
Görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olarak karar verilmiştir.
2. Hakaret Suçu Yönünden
Sanık hakkında adli para cezası tercih edilerek 365 gün temel ceza tayin edilerek sonuç olarak da 8.840,00 TL adli para cezası verilmesine rağmen, yazım içerisinde hapis cezası olarak yazılması ve sonuçta gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesinde de uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 50/1-a maddesinin yazılması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Bu nedenle hüküm fıkrasında bulunan “hapis cezası” ibarelerinin çıkartılması ve “Suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince takdiren her günü 20 TL den 8.840,00 TL ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

3. Kasten Yaralama Suçu Yönünden
Miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendindeki istinaf sınırı karşısında hükmün kesin olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; hakkında yapılan suçlamaları kabul etmediği, verilen cezalar nedeniyle mağdur olduğu, hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince; sanık …’in yanında bu olay nedeniyle haklarında temyiz dışı hüküm tesis edilen …, … ve … olduğu halde alkol aldıktan sonra, sanığın kullandığı araç ile eve döndüğü sırada, olay yerine geldiklerinde park halinde bulunan katılan …’nın aracına çarpmaları üzerine, bunu gören katılan … ‘nın aracın önüne geçerek gitmelerine engel olduğu, araçtan inen sanık …’in tartıştığı katılan … ile karşılıklı birbirlerine vurmaları neticesinde katılan … ‘nın hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, haber verilmesi üzerine olay yerine gelen polis memurları şikayetçiler … ve … ile katılan … ‘nin sanık ile yanındakilere müdahale edip olayı yatıştırmaya çalıştıkları sırada, sanık …’in onlara direnerek “Siz kim oluyorsunuz a…. koyduğumun çocukları, sizi buradan tek tek yaklayarak elimden gelen her türlü pisliği yapacağım, a… koyduğumun evlatları.” dediği, yapılan kontrolde sanığın 1,56 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve olayın bu şekilde oluştuğu ve sanığın üzerlerine atılı müsnet suçları işlediği kabul olunarak sanık hakkında ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde başka bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine Yerel Mahkemece dosya yeniden ele alınarak; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin kararında görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından yapılan ve mahkumiyetle sonuçlanan yargılamada, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya usuli işlemlerde herhangi bir eksikliğin olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
2. Hakaret suçundan yapılan ve mahkumiyetle sonuçlanan yargılamada, sanık hakkında adli para cezası tercih edilerek 365 gün temel ceza tayin edilerek sonuç olarak da 8.840,00 TL adli para cezası verilmesine rağmen, yazım içerisinde hapis cezası olarak yazılması ve sonuçta gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesinde de uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yazılması hukuka aykırı bulunmuş ve hükmün ilgili bölümlerinde “hapis cezası” ibarelerinin ve sonuç cezaya ilişkin hüküm fıkrasında “TCK’nın 50/1-a” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiş,

3. Kasten yaralama suçundan yapılan ve mahkumiyetle sonuçlanan yargılamada, sonuç cezanın miktarı itibariyle istinaf sınırı karşısında hükmün kesin olması nedeniyle, sanığın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Hükmün 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunan maddi vakıaların suçun unsurlarını kapsadığı, olaya müdahale eden kolluk görevlilerinin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile tüm dosya kapsamından kolluk görevlileri olan şikayetçilerin sanığa iftira atmalarını gerektiren bir neden bulunmadığının anlaşılması karşısında, olayda aleniyet ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle, dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümlerin Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.