Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/7758 E. 2011/10369 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7758
KARAR NO : 2011/10369
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kök mirasbırakan İsmail’in, kayden malik olduğu 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yeralan çekişme konusu daireyi murisleri …’e vasiyet ettiğini ve vasiyetname kesinleştiği halde, davalının daireyi haksız olarak kullandığını, ihtar çektikleri halde sonuç alamadıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairece; “… Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkca belli edildiği ve mahkemece bozmaya uyulduğu halde usulü müktesep hak kurallarının gözardı edilerek bozma kararı gereklerinin yerine getirilmediği, dosya kapsamından çekişme konusu taşınmazın kullanımı yönünden tüm mirasçıları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşmadığının anlaşıldığı, diğer taraftan davacıların çekişmesiz olarak kullandıkları veya kullanabilecekleri bir bölümün varlığı halinde eldeki davanın dinlenemeyeceği kuşkusuz olduğu halde, bu yön üzerinde durulmaksızın sonuca gidildiği, oysa, davacıların, taşınmazda kullandıkları veya kullanabilecekleri bir bölümün varlığının saptandığı takdirde davanın reddine karar verilmesi, aksi takdirde ise, davanın pay oranında kabul edilmesi gerektiğinin de de tartışmasız olduğu, değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılarak tarafların tüm delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucu elatmanın önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; davacıların payı oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken mutlak şekilde elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama sırasında keşfen belirlenen dava değeri üzerinden harcın tamamlanmadığı gözetilerek, kendisini vekille temsil ettiren davacı taraf yararına kabul kapsamına alınan değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetsizdir. Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen sebeplerle yerindedir.
Ne var ki; değinilen bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının 1. bendindeki; ” Davacıların müdahalenin meni taleplerinin kabulü ile, dava konusu Beykoz Akbaba Köyü, Çifteçınarlar Mevkii, 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 katlı binanın bina girişine göre sol tarafta bulunan zemin kat dairesine davalının yaptığı müdahalenin menine, karara krokinin eklenmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Davacıların müdahalenin meni taleplerinin kabulü ile, dava konusu Beykoz Akbaba Köyü, Çifteçınarlar Mevkii, 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 katlı binanın bina girişine göre sol tarafta bulunan zemin kat dairesine davacıların payları oranında davalının yaptığı müdahalenin menine, karara krokinin eklenmesine ” yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 6. bendindeki; ” Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım üzerinden 3.520.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ret edilen kısım üzerinden 1.200.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak, yerine; ” Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ret edilen kısımlar üzerinden hesaplanan 1.497,12-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine ” yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK.’nun 183.maddesi (HUMK.’nun 80.md.), 6100 sayılı HMK.’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK. 436/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.