YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10905
KARAR NO : 2022/15172
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen davalı vekilinin itirazının reddine dair karara karşı davalı vekilince süresi içerisinde temyiz yoluna başvurulmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 21/11/2017 tarihinde destek …’nın içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalıya trafik sigortalı aracın tek taraflı olarak yaptığı trafik kazasında vefat ettiğini, davacıların müteveffayı kaza sonucu kaybetmeleri nedeniyle büyük maddi zarara uğradıklarını belirterek, her biri için ayrı ayrı 2.500,00’er TL maddi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Yargılama sırasında dava değerini baba … için 57.374,60 TL’ye, … için 72.291,70TL’ye yükseltmişlerdir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile … için 57.374,60 TL … için 72.291,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, davalı vekili karara itiraz etmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itiraz reddedilmiştir. Bu karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Ölenin destekten yoksun kalanlara ne oranda yardımda bulunacağı her somut olayın özelliği içinde var olan olgulara göre belirlenmelidir; ölenin yardımda bulunduğu kişilerin sayısı, destek alanların ihtiyaçları ve varsa eylemli olarak yapılan yardımlar gözetilerek takdir edilmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, muris …’nin dava dışı eşinin,hayatta olması nedeniyle, eşine de pay ayrılıp hesaplama yapılmış ancak yukarıda belirtilen dairemiz pay esası gözetilmemiştir. Bununla birlikte desteğin çocuğunun olup olmadığı araştırılmamış, desteğin nüfus aile kaydı dosyaya kazandırılmamıştır. Dosyada desteğin eşinin nüfus aile kaydı olsa da,asıl olması gereken destek …’nın aile kayıt tablosudur.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; bizzat desteğin nüfus aile kaydının dosyaya kazandırılması,çocuğunun olup olmadığının tespiti ileride 2’şer yıl arayla 2 çocuğunun olacağı ve Dairemiz’in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.