Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/26313 E. 2022/12964 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/26313
KARAR NO : 2022/12964
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkiline çarpması sonucu maluliyetine ve sol diz seviyesinde ampütasyona sebep olduğunu, yaşamı boyunca protez kullanması gerektiğini, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu beyanla fazlaya dair haklarını saklı tutarak protez için 100,00 TL, bakımı için 100,00 TL ve tamiri için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya yeterli olduğu, talep edilen tedavi giderlerinin KTK’nın 98. maddesi uyarınca SGK’nın sorumluluğunda kaldığı, davacının protez ihtiyacının SGK tarafından karşılandığı ve ileriki yıllarda da karşılanacağı, davacıya SGK tarafından verilen protezin kendisine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, somut uyuşmazlığa konu kazanın 01.08.2012 tarihinde meydana gelmiş olduğu dikkate alındığında her ne kadar yazı cevabında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sorumluluklarının SUT kapsamında olduğu belirtilmiş ise de 04.04.2015 tarihli 6645 sayılı Yasanın 60. maddesi ile değişiklik yapılmadan önce kazanın meydana geldiği ve davacı zararının oluştuğu nazara alındığında 6111 sayılı Yasa ile 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi ve 2918 sayılı Yasaya eklenen Geçici 1. maddesindeki düzenlemeye göre (6645 sayılı Yasanın önceki hali) SUT hükümlerinin uygulanması mümkün olmayıp somut uyuşmazlık yönünden belirtilen sınırlamanın yapılmasının mümkün olmadığı, esasen davacının talep etmiş olduğu nitelikteki protez gideri SGK’nın sorumluluğunda olmayıp karayolu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında kalmakla birlikte, SGK tarafından anılan zarar yönünden SUT çerçevesinde davacının yaşamı boyunca proteze ihtiyaç duyduğunda karşılanacağının bildirilmiş olduğu, bu durum nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesi’nce zarar görenin zenginleşmesinin önüne geçilmesi bakımından davacı için uygun olan protez ile SUT çerçevesinde SGK tarafından karşılanacak protez karşılaştırılarak SGK tarafından yaşamı boyunca alabileceği SUT değerindeki protez bedelinin mahsubu ile sigorta şirketinin tedavi gideri kapsamında sorumlu tutulabileceği zararın belirlenmesi bakımından bu konuda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve 21.06.2021 tarihli ek rapor ile davacının zararının belirlendiği, davalı … şirketinin davacının talep etmiş olduğu zararlardan sorumlu olduğu değerlendirilerek istinaf incelemesi sırasında yapılan tahkikat neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara Asliye 13.Ticaret Mahkemesi’nin 19.04.2017 tarih ve 2015/43 Esas, 2017/299 Karar sayılı kararının HMK’nin 356. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak protez nedeni ile 100,00 TL, protez bakım masrafı nedeni ile 100,00 TL, protez tamir gideri nedeni ile 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 25.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.