Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/16568 E. 2023/17730 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16568
KARAR NO : 2023/17730
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş

Şikâyetçi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, sanıklar …, … ile … hakkında verilen beraat ile … hakkında fuhuş suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini temyiz etmiş ise de, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada anılan Kanun’un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkı bulunmasına rağmen duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile,
1. Sanıklar …, … ile … hakkında; Fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan davada atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine,
2. Sanık … hakkında ise 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikâyetçi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın temyiz isteğinin; kadınlara ve çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar ve şiddet suçlarının toplumumuzun kanayan yarası olduğuna, ceza yargılamasının asıl amacının maddi gerçeğin bulunması olduğuna şekli hakikatle yetinip karar tesis edilmesinin hak ve adalet duygularını incitecek olduğuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının sanığın pişmanlığı hakkında mahkemede tam kanaatin oluşması halinde uygulanabileceğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hukuki dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı kararın bozulmasına,
2. Sanık …’un temyiz isteğinin ise, temyiz dışı sanıkların gerçek olmayan ve kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına göre cezalandırıldığına, kira sözleşmesinin tarafı olan tanık … dinlenilmeden hüküm kurulduğuna, hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının ve diğer lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve,
Resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Fuhuş yapıldığı ihbarı üzerine bahse konu adrese gidilerek evin takibe alındığı evden çıkan tanık … ile yapılan görüşmede, internetten … isimli bir bayan ile tanıştığını, internette bildirdiği hattı aradığında şahsın kendisini bu adrese gelmesini söylediğini, geldiğinde kendisini bir bayanın karşıladığını ve evde fuhuş karşılığında 300,00 TL ödeme yaptığını belirtmesi üzerine, görevlilerce ihbara konu evin kapısı çalındığında evde sanıklar …, … ve …’in bulunduğu, alınan beyanlarında evi iki günlüğüne sanık … adlı kişiden kiraladıklarını ve sanık …’un kendilerinin fuhuş yaptığını bildikleri halde evi kiraladığı şeklinde beyanları karşısında, sanıklar …, … ve …’in atılı suçu işlemedikleri, sanık …’un ise atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanığın atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır.
3. Temyiz dışı sanıklar …, … ile … ve tanık …, …, ile …’nun beyanları ile kira sözleşmesi ve 14.01.2015 tarihli tutanak dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Şikâyetçinin 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada anılan Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkı bulunduğu ancak yargılamayı yürüten Mahkemenin anılan Kurumu davadan haberdar etme zorunluluğunun olmaması ve 5271 sayılı Kanun’un 237 inci maddesini ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu nedenle aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, temyiz dışı sanıkların aşamalardaki beyanları, tanık …’nin beyanları ile olay tutanağı içeriğine göre ve bahse konu evin kiraya verildiği iddia edilen tanık … yargılama aşamasında dinlenilememiş ise de kız arkadaşı olan dosyamız sanığı … yargılama aşamasında kendilerinin savunmaları alınırken erkek arkadaşı olan …’ye sanık tarafından sözleşme imzalattırıldığı ancak erkek arkadaşı olan tanık …’nin bu işlerle hiçbir ilgisinin olmadığı yönünde beyanda bulunması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması yönündeki gerekçesinde somut olayın özelliği ve dosya kapsamı dikkate alındığında bir isabetsizliğin olmadığının, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresi gereği, 5237 sayılı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık …’a yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdurların birden fazla kez, fuhuş yapmasını sağlama eylemlerinden dolayı, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.