YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4870
KARAR NO : 2023/5475
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/396 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararı ile;
a.) Sanık … hakkında alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollaması ile aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b.)Sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına uygulanmasına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … in temyiz isteği; eksik incelemeye, suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği;suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında taksirle yaralama suçundan ek takipsizlik kararı verilen … …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç ile 1.17 promil alkollü olduğu anlaşılan sanık …’in sevk ve idaresindeki … plaka sayılı aracın çarpıştıkları, temyiz dışı sanık …’un azmettirmesi ile, sanık … hakkında alkollü araç kullanmaktan işlem yapılmasını engellemek amacıyla, sanık …’ın suça konu kaza ile ilgili düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı düzenlenirken, görevli polis memurlarına … plaka sayılı aracı kendisinin kullandığı yönünde beyanda bulunarak trafik kaza tespit tutanağı düzenlettirdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık …’in alınan doktor raporunda 1.17 promil alkollü olduğunun belirlendiği tespit edilmiştir.
3. Sanık … aşamalarda alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, olay anında alkollü olduğunu, bu yüzden aracı kendisinin değil temyiz dışı sanık …’ün kullandığını savunmuştur.
4. Sanık … aşamalarda alınan savunmasında, ikrar mahiyetinde savunmada bulunarak, sanık …’un patronu olduğunu, olay anında aracı …’un kullandığını, kendisini arayarak bir kazaya karıştığını, alkollü olduğundan aracı kendisinin kullandığını söylemesini istediğini, patronu olduğundan aracı kullandığı şeklinde beyanda bulunduğunu, ancak hastaneye gidip polis memurları tarafından olayın boyutu hakkında bilgi sahibi olunca gerçekleri kollukta anlattığını savunmuştur.
5. Tanık …’in anlatımları, kaza tespit tutanağı ile olay tutanaklarının dosya arasına alındığı tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, olay tarihinde, suça konu aracın sanık …’e ait olduğu, bu aracın sürekli … tarafından kullanıldığı, kaza sırasında …’in alkollü olduğu, sanık … ile beraber … ve …’ın, … hakkında alkollü araç kullanmaktan işlem yapılmasını engellemek amacıyla, suça konu aracı bir başkasının kullandığını iddia ettikleri, gerçekte ise suça konu … plaka aracı kaza sınasında sanık …’in kullandığı ve sanığın 1.17 promil alkollü olduğu gerekçesiyle sanıklar hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
III. GEREKÇE
A. Sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işleyen sanık …’in yargılanmasının engellenmesine imkan sağlamak için aracı kendisinin kullandığı yönünde beyanda bulunan sanık …’ın alkolsüz olması nedeniyle üstlendiği fiilin kendisi yönünden suç oluşturmaması dikkate alındığında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinde düzenlenen “suçluyu kayırma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a.)Tekerrüre esas alınan … (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.01.2013 tarihli 2012/445 Esas ve 2013/207 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 500,00 TL adli para cezasının hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması,
b.)Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c.) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususları gözetilmeden kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … hakkında alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanık …’e isnat edilen “alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 … maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çay Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/396 Esas, 2015/639 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.