Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/30229 E. 2023/5485 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30229
KARAR NO : 2023/5485
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis , 70.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, tanık …’in beyanlarının kriminal raporlar ile uyuşmadığına, çekte cirosunun bulunmadığına, keşideci şirket ile ilgisinin bulunmadığına, aleyhine delil bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde … tarafından bankaya ibraz edilen Halkbank Kırıkkale şubesine ait gözüken 30.06.2011 keşide tarihli, keşidecisi … Mühendislik Tic. ve San. Ltd. Şti. olan … emrine yazılı 35.000 TL bedelli, “2918687” seri numaralı çekin sahte olduğunun tespit edildiği, suça konu çekin şikayetçi … tarafından borcuna karşılık …’ya verildiği, …’un da söz konusu çeki elemanı olan … vasıtasıyla Manavgat ilçesinde esnaflık yapan ve aralarında ticari ilişki olan sanık …’den aldığı, …’in ifadesinde çeki …’nin bizzat huzurunda imzalayarak verdiğini beyan ettiği, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş ve kriminal incelemeden bir sonuç alınamamış ise de sanığın ticari hayatının kötü gitmesi sebebiyle iş yerine haciz geldiği, benzer suçlardan hakkında suç kayıtlarının bulunması hususları da dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve banka ve kredi kurumlarını aracı olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Tetkik konusu Halkbank Kırıkkale Şubesine ait gözüken 30.06.2011 keşide tarihli, keşidecisi … Mühendislik Tic. ve San. Ltd. Şti. olan … emrine yazılı 35.000 TL bedelli, “2918687” seri numaralı çekin sahte olduğu, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair BLG- 2117050 sayılı uzmanlık raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
3. Suça konu çeki bankaya ibraz eden … beyanında, çeki yaklaşık 6 ay önce satmış olduğu mal karşılığında daha önce aralarında ticari ilişki bulunan … isimli şahıstan aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini, ifade etmiştir.
4. Şikayetçi … soruşturma beyanında, toptan altın ve gümüş imalatı yaptığını, ayrıca Anadolu’ya mal sattığını, suça konu çeki çantacı olarak tabir edilen … isimli elemanının Antalya Manavgat’ta müşterisi olan … ve … … isimli şahıslara vermiş olduğu mal karşılığında aldığını, elemanının bu çeki ciro edip kendisine getirdiğini, daha sonra çeki ticari alışveriş gereği …’ya verdiğini, çekin … ve … Gedikli isimli kişiler tarafından verildiğini, ifade etmiştir.
5. Tanık … soruşturma beyanında, yaklaşık 9 ay önce …’in sahibi olduğu iş yerinde çantacı olarak çalıştığını, suça konu çeki …’in mallarını satmak için Manavgat’a gittiğinde müşterileri olan … ve … … isimli şahıslara satmış olduğu gümüş ve altın karşılığında aldığını, çeki ciro ederek patronu …’e verdiğini, çeki …’nin gözünün önünde doldurup … emrine yazıp imzalayarak kendisine verdiğini ifade etmiştir.
6. Sanık … soruşturma ifadesinde, Antalya/Manavgat ilçesinde Adalya Kuyumculuk isimli iş yerini işlettiğini, … isimli şahsı tanıdığını, şikayetçi …’un … ilçesinde Kuyumculuk yaptığını, …’tan mal aldığını ve almış olduğu mal karşılığında kendisine senet verdiğini, verdiği senetler karşılığında 7.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak iddia edildiği şekilde suça konu 30.06.2011 keşide tarihli sahte çeki vermediğini, hiçbir şekilde şikayetçiye çek vermediğini, çekte bulunan yazıların ve imzanın kendisine ait olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmediğini, ifade etmiştir.
7. Dosyada mevcut … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 08.04.2015 tarih ve 2015/1098 sayılı uzmanlık raporunda; inceleme konusu çekin külliyen sahte olarak tanzim edildiği, çekin mevcut haliyle sade vatandaşlar açısından aldatma kabiliyetini haiz olduğu, çekin arka yüzü üzerinde … adına atfen atılı bulunan imzanın …’ın eli ürünü olduğu, çekin arka yüzü üzerinde … adına atfen atılı bulunan imzanın adı geçenin eli ürünü olduğu, taklit ya da uydurma suretiyle atılan imzaları atan şahsın kendi imzasındaki kaligrafik ve karakteristik özelliklerini bu tür imzalara yeterince yansıtmaması nedeniyle çekin ön yüzü üzerinde bulunan keşideci imzasının …, …, … ya da …’nin eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
8. 21.07.2015 tarihli ve 2015/2223 sayılı Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin uzmanlık raporuna göre; çekin ön yüzünde bulunan el yazılarının …’nin eli ürünü olmadığına dair kanaat bildirilmiştir.
9. Tanık … mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanında, suç tarihinde …’in yanında çalıştığını, söz konusu çeki Manavgat ilçesinde esnaflık yapan …’den aldığını, ifade etmiştir.

10. Tanık … beyanında, …’e vermiş olduğu gümüş karşılığında suça konu çeki aldığını, çeki bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunun söylendiğini, …’yi tanımadığını, alacağını …’dan aldığını, ifade etmiştir.
11. Katılan … beyanında, toptan kuyumculuk işi yaptığını, Antalya Manavgat’ta bulunan sanık …’e vermiş olduğu gümüş takılar karşılığında çeki elemanı olan …’in sanıktan alarak kendisine getirdiğini, kendisinin çeki borcuna karşılık …’ya ciro etmeksizin verdiğini, çek bedelini …’ya ödediğini, ancak sanık tarafından kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca sanık …’in borcuna karşılık olarak vermiş olduğu senetlerin de olduğunu, senetlerin de ödenmediğini, şikayetçi olduğunu ve sanığın cezalandırılmasını talep etmiştir.
12. Sanık savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, …, … ve … …’ı tanıdığını, bu kişilerin malını piyasaya …’in sattığını, kendileri ile bütün alışverişlerini senet vererek yaptığını, hiçbir zaman çek vermediğini, suça konu çekteki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, ayrıca bu sektörde kimsenin altı buçuk ay vade ile satış yapmayacağını, … 2011’de iş yerini kapattığını, kendilerine olan borçlarını ödeyemediği için zorla fark senedi aldıklarını, onu da ödediğini, ifade etmiştir.
13. Mahkemece suça konu çek duruşmada incelenerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, çekin unsurlarının tam olduğu, kağıt kalitesi, baskı tekniği, üzerindeki hologram ve diğer özellikleri itibariyle aldatma kabiliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.
14. Mahkeme her ne kadar iddianamede suç tarihi 01.07.2011 günü olarak gösterilmiş ise de, tanık …’nın suça konu çeki …’ten 6 ay kadar önce aldığını beyan etmiş olması karşısında, suç tarihinin 01.01.2011 olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
15. Yargılama sonucunda, mahkeme sanığın üzerine atılı suçların unsurları itibariyle oluştuğunu kabul ederek yüklenen suçlardan temyize konu mahkumiyetine kararlarını vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1. Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, sanığın suçlamayı kabul etmemesi, suça konu çekin üzerinde sanığın cirosunun bulunmaması, yine yapılan kriminal incelemede çekin ön yüzünde bulunan imza ve yazıların sanığın eli ürünü olmadığının belirlenmesi ve katılan tarafından mal satışına ilişkin ticari teamüle uygun fatura vs. herhangi bir belge ibraz edilmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle sanık ile katılan arasında suça konu çekin verilmesini gerektirecek ticari ilişkinin varlığını tevsik eden belgelerin bulunup bulunmadığının sorulması, gerektiğinde tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre keşideci şirketin araştırılıp yetkililerinin belirlenmesi, sanık … ile katılan ve tanık …’in beyanlarında adı geçen … … isimli şahısla hukuki veya fiili bir bağının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, … … isimli şahsın tanık olarak ifadesine başvurularak gerektiğinde suça konu çekin üzerinde yer alan imza ve yazıların aidiyeti yönünden uzmanlık raporu alınmasından sonra, toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz … Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 … maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 Tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 Tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/62 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.