YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/36261
KARAR NO : 2023/5493
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2012/332 Esas, 2013/544 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2012/332 Esas, 2013/544 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 01.04.2019 tarihli ve 2017/1458 Esas, 2019/3101 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2019/101 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 … maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına , hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın o dönem işlerinin yoğunluğu sebebiyle …’ye vekalet verdiğine, araç satımından aldığı parayı … …’e verdiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Sanık … müdafiinin temyiz isteği; sanığın dolandırıcılık suçunu oluşturacak eylemde bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ve bunun gerekçeye dayandırılmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
3.Katılanlar vekilinin temyiz isteği; nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine, 1/6 oranında takdiri indirim uygulanmamasına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, hem aracın satış bedeli hem de 5.800,00 TL’nin geri verilmediğine, kararın katılanlar lehine bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … …’nın, katılan …’ye telefon edip, kendisini “… …” olarak tanıtarak yapılan operasyon kapsamında kendisiyle görüşmek istediğini söylediği, katılan …’nin bu talebi kabul ettiği ve sanık … ile Denizli ilinde buluştukları, sanık …’nın bu görüşmede kendisinin devlet görevlisi olduğunu, kamuoyunda “balina operasyonu” olarak bilinen soruşturma kapsamında tutuklanan eski patronu nedeniyle kendisinin de zarar görebileceğini, telefonlarının dinlendiğini, aslında kendisinin suçsuz olduğunu bildiklerini, mal varlığına el konulabileceği için bunları satıp, elden çıkarmasını ve bu satım konusunda kendisine yardımcı olabileceğini söyleyerek katılan …’yi soruşturma kapsamında zarar görebileceğine inandırdığı, katılan …’nin, kendisi ve operasyon konusunda detaylı bilgisinin olması, kendisini devlet görevlisi olarak tanıtması nedeniyle sanık …’a inandığı, önce büro malzemelerini sattığı, ardından aslında kendisine ait olan ancak kardeşi … adına kayıtlı … plaka sayılı Mercedes marka aracını da satmak istediği, sanık …’ın bu aracın satışı konusunda aracı olmak istediğini katılan …’ye söyleyip adı geçeni inandırdıktan sonra daha önce cezaevinden tanıdığı ve arkadaşı olan diğer sanık … adına aracın maliki gözüken katılan …’un satış konusunda vekaletname düzenletmesini talep ettiği ve diğer sanık …’nin kimlik bilgilerini katılan …’ye verdiği, ablası olan diğer katılan …’nin talebi üzerine katılan …’in, Denizli 7. Noterliği’nin 27.06.2011 tarihli ve 14241 nolu vekaletnamesi ile sanık …’e aracın satışı konusunda vekaletname düzenlettirdiği, katılan …’nin, yanında bir arkadaşıyla Antalya’dan … plaka sayılı araç ve kardeşinden aldığı vekaletname ile Ankara’ya geldiği, sonrasında vekaletnameyi ve söz konusu aracı sanık …’a teslim ettiği, Ankara’da birkaç gün kaldıktan sonra Antalya’ya döndüğü, aracın satışına ilişkin vekaletnameyi alan sanık …’in, Altındağ 7. Noterliği’nin 30.06.2011 tarihli ve 15452 sayılı satış sözleşmesi ile söz konusu aracı hakkındaki beraat hükmü kesinleşen … …’na sattığı ve parasını sanık …’ya verdiği, sanık …’ın da aracın satışı nedeniyle sanık …’ye pay verip Denizliye gönderdiği, sanık …’ın ayrıca katılan …’ye telefon edip, aracın satımı konusunda bir takım problemler çıktığını, bu problemlerin giderilmesi gerektiğini söyleyerek belirttiği kişilere para havalesi yapmasını istediği, sanık …’ın bu sözlerine de inanan katılan …’nin, diğer katılan … aracılığı ile yine hakkındaki beraat hükmü kesinleşen … …’ye 04.07.2011 tarihinde 3.500,00 TL, hakkındaki beraat hükmü kesinleşen … …’e ise aynı tarihte 2.300,00 TL gönderdiği, paraların gönderilmesinden sonra aradan süre geçmesine rağmen bir daha sanık …’a ulaşamayan katılan …’nin dolandırıldığını anladığı anlaşılmaktadır.
2.Katılanların uzlaşmayı kabul etmediklerini söylemeleri üzerine taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
3. Mahkemesince sanık savunmaları, katılanlar ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı itibariyle sanıkların atılı suçları işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2020 tarihli ve 2019/101 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.