YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8587
KARAR NO : 2023/1083
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “hükmün 08.09.2020 tarihinde usulüne uygun biçimde tefhim edildiği, sanık veya müdafiisinin CMK’nın 273/1. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde herhangi bir istinaf başvurusunda bulunmadıkları dosya içerisinde mevcut 09/09/2020, 14/09/2020 ve 27/10/2020 tarihli dilekçeleri ile sanık …’ın hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasını talep ettiği, ancak daha sonra sanık ve sanık müdafiisinin istinaf için belirlenen 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra sanık … tarafından verilen 20.11.2020 tarihli ve sanık müdafiisi Av. … …’ın 25.11.2020 tarihli dilekçe ile sanık … hakkında ki mahkumiyet hükmünü istinaf ettikleri” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2020 tarihli ve 2019/212 Esas, 2020/198 Karar sayılı kararıyla;
a) Sanıklar…hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2020/1501 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında hüküm kurulurken tasarlama hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
2. Sanıkların üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Sübuta,
2. Suç vasfına,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Teşebbüs hükümlerinin derecesine,
5. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanıklar…,…Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sübuta,
2. Suç vasfına,
3. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan … ile sanık …’in aynı mahallede oturup komşu oldukları, katılanın bu mahallede kasap dükkanı işlettiği, evinin çatısında beslediği kuşlar nedeniyle sanık … ile aralarında husumet bulunduğu, dosyaya konu olaydan yaklaşık 4 gün önce katılanın kız kardeşine ait aracın içine bakma meselesinden kaynaklı sanıklar …ve… ile katılan arasında sözlü tartışma yaşandığı, sanık …’in katılana hitaben; “Sen göreceksin!” dediği ve olay günü sanık …’in kardeşleri olan diğer sanıklar …ve… ile arkadaşı… ile katılanın kasap dükkanına bu meseleyi konuşmak amacıyla gittikleri, sanık …’in elinde pompalı tüfek, sanık …’in elinde tabanca ve diğer sanıklar… ile…’in elinde sopaların bulunduğu, sanık …’in katılana yakın mesafeden hedef gözeterek üç el ateş ettiği, saçmaların katılanın bacaklarına isabet ettiği, sanık …’in elinde bulunan tabancanın kabzası ile sanıklar… ve…’in de ellerinde bulunan sopalar ile katılanın baş bölgesine vurdukları ve katılanın kafatasında çökme şeklinde parçalı kırık meydana geldiği, bu nedenle sanıkların üzerilerine atılı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar…, ….., …ve …üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmişlerdir.
3. Katılan … ve tanıkların beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 02.03.2020 tarihli raporunda katılanın yaralanmasının; “Pariyetel sağında parçalı çökme kırığına, sol temporal kemikte kırığa, sol pariyetelde epidural hematoma, sağ paryetel korteks seviyesinde parankimal kontüzyona, subaraknoid kanamaya neden olan yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudundan kemik kırıklarının ağır (6) derecede hayat fonksiyonlarını etkileyecek nitelikte olduğu, çehre bölgesinde yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, katılanda tespit edilen nörolojik sekellerle karakterize durumun organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri
1. Tasarlama
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için bir kimseye karşı belli bir suç işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir süre geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanıkların öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Teşebbüs
Sanıkların eylemi neticesinde katılanın, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen adlî tıp raporunda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, teşebbüs aşamasında kalan eylemleri için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşebbüs indiriminin 14 yıl olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Müdafilerinin Temyiz İstemleri
1. Sübut
Olay günü sanık …’in elinde pompalı tüfek, sanık …’in elinde tabanca ve diğer sanıklar… ile…’in elinde sopaların bulunduğu, sanık …’in katılana yakın mesafeden hedef gözeterek üç el ateş ettiği, saçmaların katılanın bacaklarına isabet ettiği, sanık …’in elinde bulunan tabancanın kabzası ile sanıklar… ve…’in de ellerinde bulunan sopalar ile katılanın baş bölgesine vurdukları, sanık … ve tanıkların beyanları ile bu durumun sabit olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç Vasfı
Dosya kapsamında sanıkların öldürmeye elverişli silah ve sopalar ile olay yerine gittikleri ve katılanı yaraladıkları anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını oluşturduğu şeklindeki değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Katılan ile sanık … arasında husumet bulunsa dahi sanıkların olay günü katılanın iş yerine giderek ilk haksız hareketi başlattıkları karşı tarafın bunun üzerine hiçbir fiziki müdahalede bulunamadan yaralandığı, katılanın bıçakla sanıklara saldırdığı yönündeki iddianın katılanın kasap olması ve iş yerinde bulunan iki müşterisine siparişlerini hazırladığı esnada sanıkların iş yerine gelmiş olması nazara alındığında katılanın elinde bıçak olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu haliyle sanık lehine tahrik oluşturabilecek karşı taraftan yapılan herhangi bir söz veya fiil olduğuna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı şeklindeki değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Teşebbüs
Sanıkların eylemi neticesinde katılanın, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen adlî tıp raporunda tarif edilen şekillerde yaralandığı belirtilmekle, teşebbüs aşamasında kalan eylemleri için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle teşebbüs indiriminin 14 yıl olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Takdîri İndirim
Sanık …’in dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği göz önünde bulundurulduğunda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdîren yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanıklar…, …Müdafiinin Temyiz İstemleri
1. Sübut
Olay günü sanık …’in elinde pompalı tüfek, sanık …’in elinde tabanca ve diğer sanıklar… ile…’in elinde sopaların bulunduğu, sanık …’in katılana yakın mesafeden hedef gözeterek üç el ateş ettiği, saçmaların katılanın bacaklarına isabet ettiği, sanık …’in elinde bulunan tabancanın kabzası ile sanıklar… ve…’in de ellerinde bulunan sopalar ile katılanın baş bölgesine vurdukları, sanık … ve tanıkların beyanları ile bu durumun sabit olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç Vasfı
Dosya kapsamında sanıkların öldürmeye elverişli silah ve sopalar ile olay yerine gittikleri ve katılanı yaraladıkları anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını oluşturduğu şeklindeki değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrik
Katılan ile sanık … arasında husumet bulunsa dahi sanıkların olay günü katılanın iş yerine giderek ilk haksız hareketi başlattıkları karşı tarafın bunun üzerine hiçbir fiziki müdahalede bulunamadan yaralandığı, katılanın bıçakla sanıklara saldırdığı yönündeki iddianın katılanın kasap olması ve iş yerinde bulunan iki müşterisine siparişlerini hazırladığı esnada sanıkların iş yerine gelmiş olması nazara alındığında katılanın elinde bıçak olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu haliyle sanık lehine tahrik oluşturabilecek karşı taraftan yapılan herhangi bir söz veya fiil olduğuna ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı şeklindeki değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Takdîri İndirim
Sanıklar… ve Tahir’in dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği göz önünde bulundurulduğunda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına takdîren yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “hükmün 08/09/2020 tarihinde usulüne uygun biçimde tefhim edildiği, sanık veya müdafiisinin CMK’nın 273/1 maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde herhangi bir istinaf başvurusunda bulunmadıkları dosya içerisinde mevcut 09/09/2020, 14/09/2020 ve 27/10/2020 tarihli dilekçeleri ile sanık …’ın hakkında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasını talep ettiği, ancak daha sonra sanık ve sanık müdafiisinin istinaf için belirlenen 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra sanık … tarafından verilen 20/11/2020 tarihli ve sanık müdafiisi Av. … …’ın 25/11/2020 tarihli dilekçe ile sanık … hakkında ki mahkumiyet hükmünü istinaf ettikleri” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268 … maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2020/1501 Esas, 2022/638 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirdimleri süreler dikkate alınarak sanıklar …müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.