YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/776
KARAR NO : 2023/1856
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2019/87 Esas, 2019/199 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü meddesi ikinci fıkrası e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2….. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/1332 Esas, 2019/1692 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı temyiz istemi sanığın örgütün sözde liderinin mezkur yapının finans kurumu olarak bilinen … Katılım Bankasının (Bank …) içine düştüğü mali sıkıntıdan kurtarılması amacıyla mensuplarına bu bankaya para yatırılması ve kurumsal bünyesinin güçlendirilmesi yönünde talimat verdiği tarihten sonra adı geçen bankada, 28.01.2014 tarihinde 4.000 USD tutarında 35 … vadeli, 03.03.2015 tarihinde 15.750 USD tutarında 35 … vadeli, 03.03.2015 tarihinde 11.000,57 USD tutarında 35 … vadeli katılım hesabı açtığı, HTS inceleme raporuna göre; örgütle iltisaklı Bank …, Başarı Üniversitesi, Cihan Medya Dağıtım A.Ş. ve Feza Gazetecilik A.Ş.’den SMS aldığının saptandığı, bu olgular karşısında Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarih, 2017/1862 Esas ve 2017/5796 Karar – 12.02.2018 tarih, 2017/3392 Esas ve 2018/249 Karar – 15.03.2018 tarih, 2017/3695 Esas ve 2018/729 Karar – 16.10.2018 tarih, 2017/3298 Esas ve 2018/4167 Karar – 30.10.2018 tarih, 2018/2029 Esas ve 2018/3705 Karar – 07.11.2018 tarih, 2017/3381 Esas ve 2018/3968 sayılı içtihatlarında da vurgulandığı üzere sanığın değişen suç vasfı itibariyla sübut bulan FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyeti gerekirken ilk derece mahkemesince beraatine dair verilen karara O yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan aleyhe istinaf başvurusu üzerine dairece istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE karar verilmiş olması hukuka aykırı görülüp cezalandırılmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın örgüt içi haberleşme programlarını kullandığına dair herhangi bir tespitin olmadığı, sanığın örgüte müzahir sendika veya vakıf üyeliğinin bulunmadığı, sanık hakkında 15.08.2016 tarihinde Emniyet ihbar hattına mail yoluyla yapılan ihbar içeriğinde özetle, … ili İlkadım ilçesinde bulunan Yaman Kuruyemiş adlı işletmenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı olduğunu, sanığın da işyeri sahiplerine destek sağladığını beyan ettiği, ancak yapılan ihbarda sanığın örgütle bağlantısına ilişkin somut ve kesin bir hususa yer verilmediği, ihbara konu isnatların herhangi bir bulgu ve belgeye dayanmaksızın soyut mahiyette olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmadığı, sanığın Bank … hesap hareketleri incelendiğinde bankada 15.12.2001 tarihinde hesap açtırdığı, 25.12.2001 tarihinde 3.100 EURO, 06.01.2004 tarihinde 5.500 EURO, 31.08.2010 tarihinde 4.410 EURO, 28.01.2014 tarihinde 4.000 USD, 03.03.2015 tarihinde 15.750 USD, 03.03.2015 tarihinde 11.005,17 USD tutarında katılım hesabı açtırdığı, sanığın bu hesapta 14.08.2015 tarihine kadar hesap hareketlerinin devam ettiğinin tespit edildiği, sanık savunmasında özetle Bank Asyada çok eski tarihlerde faizsiz bankacılık hassasiyetinden dolayı hesap açtırdığını, Bank Asyadaki işlemlerinin rutin bankacılık işlemlerinden ibaret olduğunu, birikimlerini bu bankaya yatırdığını ve talimat üzerine para yatırmadığını savunmakla, Bank … hesap hareketleri, bilirkişi raporu ve sanığın savunması bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın 2001, 2004 ve 2010 yıllarında da katılım hesapları olduğu ve hesabın Bank …’nın TMSF’ye devrinden sonra olacak şekilde 14.08.2015 tarihine kadar kullanıldığı göz önüne alındığında iddianameye konu edilen para yatırma eylemlerinin rutin bankacılık işlemleri kapsamında sayılması gerektiği ve sanık savunmaları da dikkate alındığında sanığın örgüt ele başının talimatıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince bu hususun hükme esas alınmadığı, durum karşısında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden arınmış, kesin, somut ve tam inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, her ne kadar talimat dönemlerine uygun düşen mevduat hesabı açma ve para yatırma işlemleri olduğu görülmüşse de; diğer talimat dönemleri ile uyumlu işlemlerinin bulunmadığı, Bank … hesap hareketleri, bilirkişi raporu ve sanığın savunması bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın 2001, 2004 ve 2010 yıllarında da katılım hesapları olduğu ve hesabın Bank …’nın TMSF’ye devrinden sonra olacak şekilde 14.08.2015 tarihine kadar kullanıldığı göz önüne alındığında Bank … nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2019/1332 Esas, 2019/1692 sayılı Kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.