YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3118
KARAR NO : 2023/4365
KARAR TARİHİ : 16.06.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, terör örgütü propagandası yapmak, toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23 üncü maddede Kanun’a aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılmak, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme.
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı, Erzurum Valiliği (Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü) vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama, bozma
Sanık … yokluğunda verilen kararların, müdafiiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği yönündeki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar ve 24.02.2022 tarihli kararı doğrultusunda; sanık …’e yapılan tebliğ üzerine sanık müdafii tarafından sanık hakkında temyiz talebinde bulunulduğu belirlenerek;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından doğrudan zarar görmeyen Erzurum Emniyet Müdürlüğünün davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığından; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317 nci maddesi uyarınca reddi gerektiği tespit edilmiştir.
Sanıklar …, Turan Oruç, İbrahim Halillulah Özbek hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili olarak dosya içerisinde bulunan belgeler ve UYAP kayıtlarına göre itiraz incelemelerinin yapılmadığı anlaşılmakla birlikte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …, …, … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazların Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.07.2015 tarih 2015/688 Değişik İş sayılı kararı ile incelemesi yapılarak, kararların kesinleştiği anlaşılmakla sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları inceleme dışı bırakılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/56 Esas, 2015/72 sayılı Kararı 1-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’nın “PKK/KONGRA-GEL/KCK Terör Örgütüne Üye Olmamakla Birlikte Örgüt Adına Suç İşlemek” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220/6 ncı maddesinin yollamasıyla, 314/3 maddesi delaletiyle 314/2, 220/6, 62/1, 3713 Sayılı Terör ile Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı) 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 58/7, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince mahkûmiyetlerine,
2-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında mağdurlar …, …, …, …, … ve …’e yönelik ayrı ayrı mala zarar verme ve kamu kurumu olan Sosyal Yardımlaşma Vakfına yönelik mala zarar verme suçlardan; 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine,
3-Sanıklar … ve … hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçu ile sanık … aleyhine iki kez kamu görevlisini görevinden dolayı silahla kasten yaralama suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine,
4-Sanıklar …, …, …, …, …’nın ‘Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’ suçundan, 2911 sayılı Kanun 32/2 yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 265/1, 265/3, 43/2 nci maddesi yollamasıyla 43/1, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı Kanun’un 62/1, 58/7, 58/9, 53 maddeleri gereğince mahkûmiyetlerine,
5-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …’ün işledikleri sabit olan ‘Görevi Yaptırmamak İçin Direnme’ suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
6-Sanık …’nın PKK–KONGRA-GEL-KCK isimli silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan, 3713 sayılı Kanun’un 7/2, 2-b, 5237 sayılı Kanun’un 62/1, 53, 58/7, 58/9 uncu maddeleri gereğince mahkûmiyetine,
7-Sanıklar …, …, …, …, …’ün PKK–KONGRA-GEL-KCK isimli silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
8-Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında PKK–KONGRA-GEL-KCK isimli silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine,
9-Sanıklar …, …, …, …’un “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılmak” suçundan 2911 sayılı Kanun’un 33/1, 62, 53, 58/7, 58/9 uncu maddeleri gereğince mahkûmiyetlerine,
10-Sanıklar …, …, …, …’un “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne Katılıp İhtara ve Zor Kullanmaya Rağmen Dağılmamakta Israr Etme” suçundan, 2911 sayılı Kanun’un 33/2 yollamasıyla 32/1, 62, 53, 58/7, 58/9 uncu maddeleri gereğince mahkûmiyetlerine,
11-Sanıklar …, …, …’in “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılmak” suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
12-Sanıklar …, …, …’in “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne Katılıp İhtara ve Zor Kullanmaya Rağmen Dağılmamakta Israr Etme” suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231/5 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
13- Sanıklar …, …, …, …’ün “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne Katılıp İhtara ve Zor Kullanmaya Rağmen Dağılmamakta Israr Etme” suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 231/5 nci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
14-Sanık …’nın “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne Katılıp İhtara ve Zor Kullanmaya Rağmen Dağılmamakta Israr Etme” suçundan, 2911 sayılı Kanun’un 32/1, 5237 sayılı Kanun’un 62/1, 53, 58/7, 58/9, 63 üncü maddeleri gereğince mahkûmiyetine karar verilmiştir.
15-Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.06.2019 ve 14.03.2023 iade,
onama, bozma görüşünü içerir Tebliğname ve ek tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A-Sanıklar …, …, …, …, …, …, … müdafiinin temyiz istemleri;
-Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, görevi yaptırmamak için direnme suçun unsurların oluşmadığına,
– 2911 sayılı ve atılı diğer suçlardan verilen mahkumiyet kararlarının usul ve esas itibariyle hukuka aykırı olduğuna,
– AİHM, Anayasa ve kanunlar ile korunan gösteri hakkı ve ifade özgürlüğü, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
– Sanık …’un aşamalardaki ifadelerinin dikkate alınmadığına, sırf kalabalığa katıldığı için izinsiz gösteri yürüyüşüne katıldığı, ihtara rağmen dağılmadığı gerekçesi ile cezalandırılmış olduğuna, bu da yetmezmiş gibi bu suçlardan ötürü örgüt adına suç işlediği gerekçesi ile de ayrıca cezalandırılmış olduğuna, sanığın kamu malına zarar verdiğinin hiç bir tespiti olmamasına karşın aleyhine yapılan temyizi ve mahkeme hükmünün hukuka aykırı olduğunun kabulü gerektiğine,
-Ve sair sebeplere ilişkindir.
B- Sanıklar …, … müdafiinin temyiz istemleri;
-Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,
-Sanıkların işlemedikleri suçlardan ceza verildiğine,
-Terör örgütünü övecek veya teşvik edecek şekilde propangandasını yapmadıklarına,
-Terör örgüne üyeliğini gösterir bir belge kanıt bulunmadığına,
-Görevi yaptırmama için direnme suçu tam olarak ispat edilmediğine,
-Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
-Sanık …’nin daha öncesinde yüzü açık olduğuna, yüzünü kapatması ise, yoğun dumandan korunmak için yaptığına, başka bir gayesi de olmadığına,
-Sanık …’in polisin dağılın ikazını duymadığına,
– Şüpheden sanık yararlanır ilkesine de uyulmadığına,
-Suç unsuru yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasına, uygun görülmediği takdirde kanunlarımızda mevcut lehe olan tüm kanunların uygulanması gerekirken uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
– Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması da hukuka aykırı olduğuna,
– ve sair sebeplere ilişkindir.
C-Sanık … müdafiinin temyiz istemleri;
-Yerel mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğuna,
– Sanığın bilinçli bir şekilde kalabalığa katılmadığı ifadesine itibar edilmesi gerektiğine,
-Sanığın yürüyüşe katılma amacı ile kalabalığa girdiği kabul edilse dahi Anayasa Mahkemesinin kararına göre gösteri yürüyüşü yapmanın Anayasal bir hak, gösteri yürüyüşüne müdahale edilip katılan kişilerin yargılanmasının ise hak ihlali olduğuna,
– Sanık, sırf kalabalığa katıldığı için izinsiz gösteri yürüyüşüne katıldığı, ihtara rağmen dağılmadığı gerekçesi ile cezalandırıldığı, bu suçlardan ötürü örgüt adına suç işlediği gerekçesi ile de ayrıca cezalandırılmasının yerel mahkemece verilmiş olan karar Anayasa’ya ve kanunlara aykırı olduğuna,
– ve sair sebeplere ilişkindir.
D-Sanık … müdafiinin temyiz istemleri;
-Verilen kararın usul ve esas açısından hukuka aykırılık arz ettiği için bozulması gerektiğine,
– ve sair sebeplere ilişkindir.
E-Sanık … müdafiinin temyiz istemleri;
– Mahkemece verilen mahkumiyet kararının hukuka uygun olmadığına,
-Müvekkile işlemediği suçlar için ceza verildiğine,
-Müvekkilin aksi kanıtlanamayan savunmalarına itibar edilmemiş olmasına,
-Ceza yargılamasında asıl olan sanığın savunmasına itibar edilmesi olduğuna,
-Mahkemece müvekkilin savunmasına itibar edilmeden hüküm kurulduğuna,
-Müvekkil açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması da hukuka aykırı olduğuna,
-ve sair sebeplere ilişkindir.
F-Erzurum Valiliği (Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü) vekilinin görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar suçları bakımından temyiz istemleri;
-Kurumlarının duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde usulen dava ve duruşmalar taraflarına bildirilmeden ve dolayısıyla katılan sıfatı ile kanunda öngörülen haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılama yapılmış olduğuna,
– Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme eylemi, kamu malına zarar verme suçunu işlemeye yönelik zararın giderilmemiş olduğuna,
-Daha fazla cezaya hükmedilmesi gerektiğine,
– ve sair sebeplere ilişkindir.
G- O yer Cumhuriyet savcısının terör örgütü propagandası yapma ve mala zarar verme suçları bakımından temyiz istemi;
– Kararın usule, kanuna ve esasa aykırı olduğuna,
-Tüm sanıkların eylemleri ve amaçlarının aynı olduğundan bahis ile sanıklar …, …, …, İbrahim Halillullah Özbek, …, … hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan baraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
-Mala zarar verme suçundan ayrı ayrı tüm sanıkların mevcut zarar da bulunduğundan cezalandırılmasına,
-Beraat kararları verilmesinin bozmayı gerektirdiğine, kararın bozulmasına,
– ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Hınıs ilçe merkezinde Diyarbakır ili Lice ilçesinde bulunan Fermander Agit kod adlı PKK terör örgütü mensubu M. K.’ye ait heykelin mahkeme kararı uyarınca kolluk güçleri tarafından bulunduğu yerden kaldırılması ve sonrasında gerçekleşen protesto eylemleri sırasında M. T. isimli şahsın hayatını kaybetmesini protesto etmek amacıyla PKK/KCK terör örgütünün talimatı ile 28.08.2014 günü Hınıs ilçe genelinde bir günlük kepenk kapatma kararı alındığı ve bu kararın 27.08.2014 tarihinde Hınıs ilçesindeki esnaflara BDP ilçe teşkilatının yönlendirmesiyle dağıtılan bildiri vasıtası ile ilan edildiği, 28.08.2014 günü sabah saat:07.00 itibariyle güvenlik güçleri tarafından ilçe genelinde gerekli tedbirlerin alındığı, ilk saatlerde bazı işyerlerinin (yaklaşık 8 işyeri) açıldığı, bunların dışındaki bütün işyerlerinin kapalı olduğu, açık olan işyerlerinin de bir süre sonra bu iş yeri sahiplerince kapatıldığı, saat:09.00 itibariyle dosya arasındaki görüntülere yansıyan ve şüphelilerin de aralarında bulunduğu kalabalık grubun Hınıs ilçe oto terminali içerisinde toplanmaya başladıkları, bir süre sonra grup içerisindekilerin yaklaşık 200 kişiye ulaştıkları, grup içerisinde yer alan bazı şüpheli şahısların yüzlerinin tamamını tanınmayacak şekilde poşu vb. bezlerle kapattıkları, bazılarının eldiven giydiklerinin görüldüğü, olay günü işyerlerini başlangıçta kapatmayan iş yeri sahipleri A. S., K. K., S. Ş., M. G., S. Ç. ve A, Ö.’nün iş yerlerlerinin zarar gördüğü, toplanan grup içerisinde yer alan bir kısım şahısların molotof kokteyli bulundurdukları yönünde bilgiler elde edilmiş ise de söz konusu molotofların ve molotofçuların tespit edilemediği ve herhangi bir görüntüye ulaşılamadığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Ankara Kriminal Polis Laboratuvarınca da görüntüler üzerinde herhangi bir çalışma yürütülmesinin mümkün olmaması sebebiyle iade edildiği, emniyet güçlerinin grup içerisinde yer alan şahıslara yaptıkları eylemin kanunlara aykırı olduğu ve dağılmaları gerektiği yönünde defalarca ikazların yapıldığı, ancak grubun ilçe genelinde yürüyüş yapacaklarını, yürüyüş ardından basın açıklaması yapacaklarını belirterek dağılmayacaklarını beyan ettikleri ve aynı … saat:11.00 sıralarında Hınıs oto terminalinden hareket ederek Cumhuriyet Caddesine çıktıkları, bu esnada grup içerisinde yer alan ve yüzlerini tanınmayacak şekilde tamamen örten ve ellerinde eldiven olan şahısların molotof kokteyllerini kolluk güçlerinin üzerine atmaları sonucunda Hınıs İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli 306725 sicil sayılı polis memuru A. S.’nin sağ eli ile vücudunun büyük bir kısmında 2. derece yanık sebebiyle yaralandığı, 333717 sicil sayılı polis memuru A. Ç.’nin ise; sağ ayak bileğinin üst kısmından ateşli yanma nedeniyle yaralandığı, görevli polislerden A. Ç.’nin yapılan ilk müdahalenin ardından 4+7 günlük rapor verilerek hastaneden taburcu edildiği, polis memuru A. S.’nin durumunun ağır olması nedeniyle Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği ve tedavisinin bu hastanede devam ettirildiği, her iki polis memurunun yaralanmalarının basit tıbbi müdahale giderilebilir ölçüde hafif şekilde olduğunun adli raporları ile belirlendiği, müteakiben Cumhuriyet Caddesine çıkmayı başaran grubun doğu istikametine dönerek, Muş/Varto yoluna doğru hareket ettiği, A 101 isimli markete yaklaşık 100 metre kala, Aygaz Bayiinin bulunduğu noktada yola barikat kurarak yolu trafiğe kapattıkları, bu bölgede grubun sayısının 100-150’ye kadar düştüğü, grup içerisinde yer alan şahısların kolluk güçlerinin bütün uyarılarına rağmen dağılmadıkları, bunun üzerine TOMA ve çevik kuvvet müdahalesiyle gaz kullanılmak suretiyle dağıtılmaya çalışıldıkları; taş, havai fişek ve molotof kokteylleri atmak suretiyle direniş gösterdikleri, bu arada bölgede buldukları oto lastiklerini yola koyarak ateşe verdikleri, grup içerisinde yer alan şahısların bir bölümünün Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Hınıs Rot Balans, … Kıraathanesi, Özel Veteriner Kliniği, Enes Ticaret, Yayla Kasabı, Çiftçiler Depo, New Holland Servisi, Akbaba Manavı, Oto Cihan, Kar-Pen, Uz-El Taner Çelebi, Sakarya Oto Tamir, Aygaz Bayii, Geyik Ticaret, Lassa Bayii, Birlik Ticaret ve Kasva Derneği ile PTT Caddesi üzerinde bulunan Sosyal Yardımlaşma Vakfına ait büroların camlarını kırdıkları, bazı işyerlerinin içine giren grubun işyeri içerisinde bulunan cihazlara zarar da verdiklerinin tespit edildiği, konuyla ilgili olarak PKK/KCK terör örgütü propagandası yapan Firatnews.com adlı internet sitesinde de 18.08.2014 tarihli “Mahsum Korkmaz büstü hakkında yıkım kararı”, 19.08.2014 tarihinde “Açıktır ki AKP ateşle oynamaktadır, KCK, AKP’yi bu tehlikeli oyundan derhal vazgeçmeye ve saldırılarına son vermeye çağırır” şeklinde bir haberin yayınlandığı, haberin devamında da Kürdistan halkının omuz omuza direnişi yükseltmeye çağrıldığının ilan edildiği, 21.08.2014 tarihinde “Komalen Ciwan’dan yazılı açıklama” başlıklı haberde M. T.’nin ailesine başsağlığı dileyerek mücadeleye sahip çıkma sözü verildiği, bu bildirilerin eylem çağrısı niteliğinde olduğu, Hınıs ilçesinde KCK yapılanması adına etkinliklerini arttırmak ve halk/esnaf üzerinde daha güçlü bir baskı oluşturabilmek amacıyla 28.08.2014 günü Hınıs ilçe genelinde 1 günlük kepenk kapatma eylemini gerçekleştirdikleri, bu eyleme karar verme noktasında kendi iradelerinin üstünde olan bir yapı (KCK Şehir Yapılanması) tarafından yönlendirildikleri, örgütün ortak hedefi doğrultusunda tam bir fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek eylemleri gerçekleştirdikleri, sanıkların tespitine yönelik olarak yapılan çalışmalar sonucunda soruşturmaya konu olan ve yargılamaları sürdürülen 12 sanığın eylemlerde aktif olarak yer aldıkları, eylem sırasında terör örgütü lehine slogan attıkları, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşü yaptıkları, kendilerine dağılmaları yönünde ikazda bulunan kolluk güçlerine yönelik olarak mukavemette bulundukları, mahkememizce de ayrıca görüntülerin tarafsız bilirkişiye inceletilmek suretiyle meydana gelen olaya ilişkin vahametin ortaya konulduğu yine meydana gelen zarara ilişkin yaptırılan bilirkişi incelenmesi neticesinde de yaklaşık 9.850,00 TL zararının meydana geldiğinin tespitinin yapıldığı, olayların PKK/KCK terör örgütünün çağrısı üzerine M. K.’nın heykelinin yıkılmasını bahane etmek suretiyle gerçekleştirildiği ve yukarıda zikredildiği üzere bir sistem halinde terör örgütünün propagandasına dönüşecek şekilde eylem çağrılarının olay gününden önce PKK’nın haber kaynağı Fıratnews üzerinden sitematik olarak gerçekleştirildiği, eylemin şiddetini ve katılımı artırmak amacıyla da İş yeri kepenklerinin kapatılmasının sağlandığı, tüm bu yönleriyle eylemin PKK Kongre Gel KCK terör örgütünün dolaylı üyeleri tarafından sivil itaatsizlik (Serhildan) kapsamında gerçekleştirildiği kanaatine varılmakla;
Sanıkların Eylemlerinin Somut Olaya ve Mevzuata Özgü Değerlendirilmesi;
1-Sanık …’ın yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, elinde taş ve sopalarla görüntülendiği, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, tüm görüntülerde yüzü açık olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere akif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere taşla katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, ancak terör örgütü propagandası suçunu işlediğine dair tespitin bulunmayışı ve attığı taşların isabet ettiği yerlerin tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
2-Sanık …’ın yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, elinde sopalarla görüntülendiği, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu ve taş attığını kabul ettiği, tüm görüntülerde yüzü açık olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere akif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 ncı yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere taşla katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, ancak terör örgütü propagandası suçunu işlediğine dair tespitin bulunmayışı ve attığı taşların isabet ettiği yerlerin tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
3-Sanık …’in yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, tüm görüntülerde yüzü açık olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 ncı yollamasıyla 314/3 üncü delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, ancak toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23/b maddesinde sayılan malzemelerle katılma suçu ile terör örgütü propagandası suçunu işlediğine dair tespitin bulunmayışı ve taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
4-Sanık …’in yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği ve tüm görüntülerde yüzü kapalı olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere akif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere 2911 sayılı Kanun’un 23/b maddesinde bahsedildiği üzere yüzünü kapatmak suretiyle katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçları ile örgüt propagandasına dönüşen gösteri içerisinde tanınmamak maksadıyla yüzünün büyük bir bölümünü kapatmış olması sebebiyle terör örgütü propagandası suçunu işlediği ve ancak taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçları ile tehlikeli madde bulundurma suçundan da yapılan net tespit olmayışı nedeniyle beraat kararı vermek gerekmiş;
5-Sanık …’nın yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, elinde sopalarla görüntülendiği, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde kısmen yüzü açık, kısmen kapalı olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere akif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere sopayla katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, örgüt propagandasına dönüşen gösteri içerisinde tanınmamak maksadıyla yüzünün büyük bir bölümünü kapatmış olması sebebiyle terör örgütü propagandası suçunu işlediği ve ancak taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
6-Sanık … Halillullah Özek’in yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde taş atarken yer aldığı, elinde taşlarla görüntülendiği, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde yüzü açık olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere taşla katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, ancak terör örgütü propagandası suçunu işlediğine dair tespitin bulunmayışı ile attığı taşların düştüğü yerlerin tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
7-Sanık …’un yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde taş atarken yer aldığı, elinde taşlarla ve sopalarla görüntülendiği, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde yüzü açık olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere taşla katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, ancak terör örgütü propagandası suçunu işlediğine dair tespitin bulunmayışı ile attığı taşların düştüğü yerlerin tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
8-Sanık …’un yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde taş atarken yer aldığı, elinde taşlarla ve sopalarla görüntülendiği, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde yüzü açık olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere taşla katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, ancak terör örgütü propagandası suçunu işlediğine dair tespitin bulunmayışı ile attığı taşların düştüğü yerlerin tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
9-Sanık …’in yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde kısmen yüzü açık, kısmen kapalı olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere yüzü kapalı olarak katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 inci maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, örgüt propagandasına dönüşen gösteri içerisinde tanınmamak maksadıyla yüzünün büyük bir bölümünü kapatmış olması sebebiyle terör örgütü propagandası suçunu işlediği, ancak taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
10-Sanık …’un yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde kısmen yüzü açık, kısmen kapalı olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere yüzü kapalı olarak katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, örgüt propagandasına dönüşen gösteri içerisinde tanınmamak maksadıyla yüzünün büyük bir bölümünü kapatmış olması sebebiyle terör örgütü propagandası suçunu işlediği, ancak taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
11-Sanık …’ün yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile mahkememizce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla aldırılan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere özellikle Cumhuriyet Caddesi üzerinde taşlama yapan grup içerisinde yer aldığı, beyanıyla da fotoğraflardaki şahsın kendisinin olduğunu kabul ettiği, görüntülerde kısmen yüzü açık, kısmen kapalı olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere yüzü kapalı olarak katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 üncü maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 maddesi yollamasıyla 265/1 maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği, örgüt propagandasına dönüşen gösteri içerisinde tanınmamak maksadıyla yüzünün büyük bir bölümünü kapatmış olması sebebiyle terör örgütü propagandası suçunu işlediği, ancak taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçlarından beraat kararı vermek gerekmiş;
12-Sanık …’nın yukarıda bahsi geçen örgüt talimatları kapsamında tüm diğerleriyle beraber Serhildan eylemlerine katıldığı, eylemler içerisinde aktif rol aldığı bir çok nokta da taşlama eylemcileri içerisinde görüntülendiği, Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüntü inceleme ve tespit tutanağı ile kısmen tespit yapılabildiği, özellikle Sanık …’ın müdafii huzurunda alınan ifadesi ile 04.09.2014 tarihli teşhis tutanağından Sanık …’yı teşhis ettiği, sanık …’nın tüm görüntülerde yüzü kapalı olarak bulunduğu, diğer beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kanuna aykırı gösteri ve yürüyüşüne katıldığı, söz konusu gösteri yürüyüşünün terör örgütünün propagandasına dönüştüğü, bu maksatla yapılan haber kaynağı çağrılarından hareketle terör örgütünün üyesi ve destekçisi olacak şekilde eylemlere aktif olarak katıldığı, sanığın doğrudan terör örgütünün hiyareşik yapısına dahil olduğunda dair yeterli delil ele geçmemekle birlikte TCK’nın 220/6 yollamasıyla 314/3 delaletiyle 314/2 nci maddesi kapsamında dolaylı örgüt üyesi olduğu eylem içerisinde aktif rol aldığı tüm eylemlerini rızaen yaptığının aşikar olduğu, olaylar nedeniyle meydana gelen zararın orta ölçekte olması ve sanığın konum itibariyle lehine üst hadde yakın indirim tayin edilmek suretiyle dolaylı örgüt üyeliğinin sabit olarak değerlendirildiği, eylemlere 2911 sayılı Kanun’un 23/b maddesinde bahsedildiği üzere yüzünü kapatmak suretiyle katılmış olması ve polisin ihtarına ve süpürme hareketine cebirle karşılık vermesi nedeniyle 2911 sayılı Kanun’un 32 ve 33 maddeleri ile aynı Kanun’un 32/2 nci maddesi yollamasıyla 265/1 maddesi kapsamındaki görevi yaptırmamak için direnme suçları ile örgüt propagandasına dönüşen gösteri içerisinde tanınmamak maksadıyla yüzünün büyük bir bölümünü kapatmış olması sebebiyle terör örgütü propagandası suçunu işlediği ve ancak taş attığının tespit edilememiş olması sanık lehine değerlendirilerek tüm mala zarar verme suçları ile tehlikeli madde bulundurma suçundan da yapılan net tespit olmayışı nedeniyle beraat kararı vermek gerekmiş;
Tüm bu gerekçelerle yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde aşağıdaki şekilde oy birliğiyle hüküm kurulmuştur.
IV.GEREKÇE
A- Sanıklar …, …, İbrahim Halillulah Özbek hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili olarak dosya içerisinde bulunan belgeler ve UYAP kayıtlarına göre itiraz incelemelerinin yapılmadığı anlaşılmakla birlikte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B-Sanıklar hakkında “görevi yaptırmamak için direnme ve kamu mala zarar verme” suçundan kurulan hükümlerine yönelik Erzurum Emniyet Müdürlüğünün temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından doğrudan zarar görmeyen Erzurum Emniyet Müdürlüğünün davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığından; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
C-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine,
Sanıklar …, …, Naim Küçükkaya hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine,
Sanıklar Enes Akduman, … hakkında “toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23 üncü maddede kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılma” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine,
Sanıklar …, …, Naim Küçükkaya hakkında “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine,
Sanık … hakkında “terör örgütü propagandası yapma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne,
Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında “terör örgütü propagandası yapma” suçundan kurulan beraat hükümlerine,
Tüm sanıklar hakkında “mala zarar verme” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükmolunan suçlar bakımından; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Geçmişte silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyeti bulunan sanık …’nın ehemniyet arz eden eylem ve faaliyetlerine devam ettiği anlaşılmakla; eyleminin silahlı terör örgütüne üyelik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi TCK’nın 314/3 ve 220/7 nci maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …; görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar …, …, Naim Küçükkaya; toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23 üncü maddede kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılma suçundan suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar …, …; kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme suçundan suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar …, …, Naim Küçükkaya; terör örgütü propagandası yapma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık … ile ilgili olarak hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun elde edildiğinin belirlendiği, eylemlerinin yukarıda belirtilen husus dışında doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahşileştirilmek sureti ile uygulandığı; terör örgütü propagandası yapma suçundan beraatlerine karar verilen sanıklar …, …, …, …, …, … ve mala zarar verme suçlarından beraatlerine karar verilen tüm dosya sanıkları ile ilgili olarak ise yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeli gösterilerek mahkemece kabul ve takrir kılınmış olduğu anlaşılmakla mahkumiyet ve beraat kararları hukuka uygun bulunmuştur.
D-Sanıklar …, …, … hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine,
Sanıklar …, … hakkında ” görevi yaptırmamak için direnme, toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23 üncü maddede kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
1-Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu bakımından;
a-Dairemizin 2021/3770 Esas sayılı dosyası ile aynı … yapılan incelemede;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Dairemizce de benimsenen, öğretide ekseriyetle kabul gören yerleşik yargısal kararlara göre, örgütü yönetmek ya da örgüte üye olmak suçları mütemadi (kesintisiz) suçlardandır. Yani fiilin icrası süreklilik arz eder. Bu suçlarda örgüt hiyerarşisine dahil olup faaliyetlere başlanmakla suç tamamlanmıştır. Ancak fiilin icrası devam ettiği müddetçe fiilin ifade ettiği haksızlık da süreceğinden suç işlenmeye devam edecektir. Failin kendi isteğiyle ya da irade dışı olarak örgütten ayrılması halinde suç bitmiş olacaktır. Mütemadi suçların tamamlanmasıyla bitmesi aynı anlamı taşımamaktadır.
Mütemadi suçların ceza ve muhakeme hukuku bakımından önemli sonuçları mevcuttur. Ceza hukuku bakımından, suça teşebbüs fiilin bitmesine kadar değil tamamlanmasına kadar mümkündür. İştirak ise bitinceye kadar gerçekleşebilir. Suç işlenmeye devam ettiğinden, koşulları varsa meşru savunma hükümleri uygulanabilir. Uygulanacak ceza hükümleri bakımından temadinin bittiği tarih esas alınmalıdır. Yine kusur yeteneği ve yaş küçüklüğü bitiş tarihine göre tayin edilir.
Muhakeme hukuku bakımından ise, zamanaşımı, yetkili mahkeme ve şikayet süresi temadinin bitişine göre değerlendirilecektir. Ancak suçun mütemadi niteliği, kural olarak görevli mahkemenin belirlenmesi ya da kovuşturma usulünün tespiti bağlamında bir özellik taşımaz. Örgüt üyeliği temadi eden suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintiyle sona erecektir. Kesinti tarihi suç tarihidir.
Mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır. Bir taraftan suç işlenmeye devam ederken iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle bu suçun dava zamanaşımına uğrama tehlikesi ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suçtan dolayı aynı sanık hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecektir. Kamu davası açılması için yeterli delil bulunan hallerde savunma alınmaksızın dava açılmasına engel hal yok ise de, mütemadi suçlardan olan örgüt üyeliği suçunda yakalamanın gerçekleşmediği durumda dava açılması bir yarar sağlamayacaktır. Bu nedenlerle, örgüt üyeliği suçunda, temadinin fiili kesinti(yakalanma) ile meydana geleceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılama sonunda, terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetilerek UYAP sisteminde yapılan incelemede sanık … hakkında ise Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/17 Esas ve Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/316 Esas sayılı dosyalarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest dava dosyaları bulunduğu görülmekle ve başkaca terör örgütüne üye olma suçundan derdest dosyalarının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, sanığa atılı eylem ve faaliyetlerin aynı dönemleri kapsayıp kapsamadığı belirlenip, iş bu dosyalarda aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, akabinde sanığın eylemlerinde hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek, dosyalarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde birleştirilerek sanık hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu nedeni ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
b-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunmuştur.
2-Sanıklar … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu bakımından;
a-UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşen dava dosyası olduğu anlaşılmakla; anılan dava dosyasının getirtilip incelenerek sanığa atılı eylemlerin temyize konu iş bu dosya ile aynı dönem içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilip, aynı dönemde olduğunun tespiti halinde tek bir silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi ile yetinilerek, hukuki durumun buna göre tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
b-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunmuştur.
3-Sanık … hakkında, “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”, “Görevi yaptırmamak için direnme”, “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme”, “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılmak” suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
a-Sanık ve müdafilerinin esas hakkında mütalaanın verildiği ve devam eden celselerinde bulunmadığı, mütalaayı içeren duruşma zaptının sanık müdafiine usulüne uygun şeklilde tebliğ edilmediği, iddia makamı tarafından esas hakkındaki mütalaanın sunulduğu ancak sanık ve müdafiinin mütalaa hakkındaki savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurularak yargılamanın bitirildiği anlaşılmakla sanığın bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasa’nın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından etkin şekilde yararlandırılmadan yargılama yapılıp hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması suretiyle CMK’nın 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı kabul edilmiştir.
b-Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu bakımından; UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında suç tarihi 08.10.2014 olan benzer eylemleri nedeniyle Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/19 Esas sayılı dosyasında terör örgütüne üye olma suçundan açılmış dava dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olması, sanığın eylemleri arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmadığı da nazara alınarak, anılan dosyanın derdest olması halinde birleştirilmesi, karar verilip kesinleşmiş olması durumunda ise aslı veya Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı örneği dosya arasına alındıktan sonra, sanığın eylemlerine konu dayanak suçların örgüt üyeliğinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıyıp taşımadığı bir bütün halinde değerlendirilerek hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
c-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunmuştur.
3-… hakkında, “görevi yaptırmamak için direnme”, “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme”, “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılmak” suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
a-Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, gerekçeye, eylemlerin nitelendirilmesine göre,
Sanık … hakkında atılı suçların sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre atılı suçlardan verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmamasına karşın; sanık …’a ait adli sicil sabıka kaydı içeriğinde, 20.11.2008 tarihinde kesinleşmiş olan HAGB içerikli ilamı ile 09.09.2005 tarihinde kesinleşmiş 647 s.y 4, 5 ve 6 ncı (erteleme). maddelerini içerdiği anlaşılan adli para cezasına havi ilamı olduğunun anlaşılması karşısında; yargılamaya konu suç tarihinin 24.08.2014 olduğu da nazara alınarak, anılan sabıka kayıtlarının silinme şartlarının oluşup oluşmadığı karar yerinde değerlendirilmesiyle, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, yapılacak uygulamaya ilişkin gerekçe belirtilmek suretiyle karar verilmesi yerine, “Sanığın evvelce kasten işlediği suçtan sabıkasının bulunması nedeniyle verilen cezanın CMK’nın 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, yeniden suç işlemekten çekineceğine yönelik mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından TCK’nın 50 inci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve yine TCK’nın 51 inci maddesi kapsamında hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine yer olmadığına” şeklindeki gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, kanuna aykırı bulunmuştur.
b-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
A-Sanıklar …, Turan Oruç, İbrahim Halillulah Özbek hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili olarak dosya içerisinde bulunan belgeler ve UYAP kayıtlarına göre itiraz incelemelerinin yapılmadığı anlaşılmakla birlikte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B-Sanıklar hakkında Erzurum Emniyet Müdürlüğünün temyiz itirazları yönünden;
Görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suçlarından doğrudan zarar görmeyen Erzurum Emniyet Müdürlüğünün davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığından; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317 nci maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
C-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri,
Sanıklar …, …, Naim Küçükkaya hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri,
Sanıklar Enes Akduman, … hakkında “toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23 üncü maddede kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılma” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri,
Sanıklar …, …, Naim Küçükkaya hakkında “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri,
Sanık … hakkında “terör örgütü propagandası yapma” suçundan kurulan mahkumiyet hükmü,
Sanıklar …, …, …, …, …, … hakkında “terör örgütü propagandası yapma” suçundan kurulan beraat hükümleri,
Tüm sanıklar hakkında “mala zarar verme” suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Hınıs Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2014/56 Esas, 2015/72 sayılı Kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D-Sanıklar …, …, … hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri,
Sanıklar …, … hakkında ” görevi yaptırmamak için direnme, toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23 üncü maddede kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne 2911 sayılı Kanun’un 23 üncü maddenin (b) bendinde sayılan silah veya araçları taşıyarak katılma, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılıp ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun/aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.06.2023 tarihinde karar verildi.