Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/7479 E. 2010/8558 K. 29.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7479
KARAR NO : 2010/8558
KARAR TARİHİ : 29.12.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/2010/275598

…’yı kasten öldürmekten, … ile …’i de yaralamaktan ve izinsiz silah taşımaktan sanık …, işbu öldürme suçuna yardımdan sanıklar …, … ile …’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine, …’ın beraatine ilişkin (BEYOĞLU) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.02.2008 … ve 54/21 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.02.2005 tarihli iddianamesinde; sanıklar … ve …’ın maktule saldırdıkları, daha sonra olay yerine gelen diğer sanık …’ın silahla maktule … ederek ölümüne neden olduğu, sanıklar … ve …’ın olay yerinde bulunduğu belirtilerek eylemleri TCK 464/1 maddesi kapsamında değerlendirilmiş olup, iddianamedeki anlatıma göre eylemin öldürmeye yardım suçuna dönüşebileceği, Cumhuriyet Savcısı mütalaasında sanıkların kasten insan öldürme suçundan cezalandırılmalarının istendiği, sanıklar ve müdafilerinin bu mütalaaya göre savunmalarını yaptığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki ek iddianame düzenlettirilmeden ve ek savunma hakkı verilmeden hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
2-a) Sanık … hakkında insan öldürme, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanıklar … ve … hakkında insan öldürmeye yardım suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık … hakkında ölümle biten kavgaya iştirak etmek suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, … ve …’ın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, sanık … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … ve müdafiinin suç

vasfına, yasal savunmaya, sanık … müdafiinin sübuta, sanık … müdafiinin sübuta, lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına yönelen, katılan … vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
b) Sanık … hakkında katılanlar … ve …’i yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Anayasa’nın 40/2, 1412 sayılı CMUK’nun halen yürürlükte olan 310. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 231 ve 234. maddelerine aykırı şekilde hüküm fıkrasında yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmediği ayrıca katılanlar … ve …’in kendilerini barodan tayin edilen vekil ile temsil ettirdikleri halde vekillerinin yokluğunda verilen kararın 7201 Tebligat Kanunun 11. Maddesi gereğince vekile tebliğ edilmesi gerekirken, vekile tebligat yapılmadığı görülmekle;
12.02.2008 tarihli hükmün katılanlar vekili Avukat Şekip …’a “halen yürürlükte bulunan CMUK.nun 310. maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren yedi … içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması suretiyle temyiz isteminde bulunulabileceği”ni gösteren meşruhatla birlikte gerekçeli kararın tebliği ile, tebligatı gösteren belge ve verilirse temyiz dilekçesi ile ve bu halde ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın Dairemize iadesi için mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na (TEVDİİNE), 29.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.