Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/5605 E. 2011/3664 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5605
KARAR NO : 2011/3664
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla 179/2, 53/1-2, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” … kullanamayacak kişinin, bu halde … kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde … kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farlılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla; incelenen dosyada; alkollü şekilde … kullandığı yönünde anons üzerine polis ekiplerince takibe alınan, polis ekibinin “dur” ihtarına uymayıp yoluna devam ettiği sırada park halindeki araca çarpan, bir süre sonra polis ekibince durdurulan ve 400 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki sanığın alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edip edemeyeceğine ilişkin konunun uzmanlarından görüş alınmadan eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozma öneren görüşe; mahkeme tarafından dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, yasal ve yeterli gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin uygulanmaması yönünde takdir hakkının kullanıldığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin uygulanmamasına karar verildiği düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanığın adli sicil kaydında Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2005 tarih, 2005/243 esas, 2005/405 karar sayılı, kötü muamele suçundan 5237 sayılı TCK’nın 232/1, 50/1-a maddeleri uyarınca ayrı ayrı (iki defa), 1.200,00 YTL adli para cezası mahkumiyetini içerir ilamı bulunmakta ve mahkemece sözü geçen ilam tekerrüre esas alınmış ise de; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesindeki temyiz sınırı, hükmolunan para cezalarının miktarı ve hüküm tarihi itibariyle sözü geçen kararın kesin nitelikte olması karşısında, mahkemesince Kanuna aykırı biçimde hükmolunan adli para cezalarının toplanarak sanığa 2.400,00 YTL adli para cezası tayin edildiğinin ifade edilmiş bulunmasının, her bir hükmün bağımsız ve kesin nitelikte olmasına bir etkisinin bulunmayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” karar verilmiş olması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” karar verilmiş olan hükmün 6. bendinin hükümden çıkartılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.