Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/21393 E. 2023/5405 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21393
KARAR NO : 2023/5405
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, son cümlesi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; çeklerde imzasının olmadığına, zarar oluşmadığına ve fazla ceza tayinine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suça konu Şekerbank’a ait 10.10.2011 keşide tarihli ve 8.500 TL bedelli çalıntı çek ile TEB Bankasına ait 27.08.2011 keşide tarihli ve 11.200 TL bedelli tümüyle sahte çekleri , farklı bir isim ile kendisini tanıtarak satın almak istediği mermerler karşılığında katılan …’e kargo yolu ile gönderdiği, ancak katılanın gönderdiği nakliyeci tanık F. O.’un şüphelenmesi üzerine mermerlerin teslim edilmediği anlaşılmıştır.
2. Sanık … soruşturma aşamasında alınan savunmasında, katılandan mermer numunesi aldığını, ancak kendisini … … olarak tanıtmadığını, numuneleri aldıktan sonra İstanbul iline döndüğünü, sonraki aşamayla bir ilgisinin olmadığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, suç tarihinde … isimli şahsın yanında çalıştığını, … … isimli kişinin aslında … olduğunu, çeklerde ne imzasının ne de herhangi bir yazısının bulunmadığını, ortağı … … ile beraber bu çekleri kargo ile gönderdiklerini, mermer ustası olduğu için katılanın kendisini teşhis ettiğini beyan etmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında özetle, Tokat’ta mermer fabrikasının bulunduğunu, sanığın fabrikaya geldiğini, kendisinin mermer alım satımı yaptığını söylediğini, ismini … … olarak tanıttığını, mermerle ilgili bazı ölçüler verdiğini, fiyatı belirleyip sanığı telefonla aradığını, kargoyla çek göndereceğini söylediğini, kargo ile iki ayrı çek gönderdiğini, çekler gelince bankaya sordurduğunu, daha sonra mermeri ayarlayıp araca mermeri yüklediklerini, araç şoförünün durumdan şüphelenip çalıştığı firmayı uyarması üzerine mermerlerin geri getirildiğini, sanıktan şikayetçi olup, katılma talebinin bulunduğunu beyan etmiş; 12.08.2011 tarihli fotoğraf teşhis tutanağından anlaşıldığı üzere ve duruşmada sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiği tespit edilmiştir.
4.Suça konu çek ile ilgili olarak;
a. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 16.09.2011 tarihli ekspertiz raporuna göre; suça konu TEB Bankasına ait 27.08.2011 keşide tarihli ve 11.200 TL bedelli çekin güvenlik özelliklerini taşımadığı, sahte olarak oluşturulduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu,
b. Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 24.02.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu Şekerbank’a ait 10.10.2011 keşide tarihli ve 8.500 TL bedelli çekin orjinal olduğu ve çek üzerinde silinti, kazıntı veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir bir bulguya rastlanılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
5. Suça konu Şekerbank’a ait 8.500 TL bedelli çekte keşideci şirket yetkilisi olarak gözüken … … … tarafından, Yüreğir Köprübaşı Polis Merkezi Amirliğine suça konu çekin de aralarında bulunduğu bir kısım bankalara ait çeklerin çalındığından bahisle şikayette bulunulduğu, hırsızlık dosyasının failler tespit edilemediğinden daimi aramaya alındığının Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bildirildiği tespit edilmiştir.
6. Mahkemece yapılan gözlemde, çeklerin yasal tüm unsurları taşıdıkları ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğunun gözlemlendiği tespit edilmiştir.
7. Mahkemece, sanığın Şekerbank’a ait çalıntı çekle TEB Bankasına ait sahte olduğunu bildiği ve alınan kriminal inceleme raporu ile sahteliği ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu anlaşılan çeki satın almak istediği mermerler karşılığında katılan …’e gönderdiği, ancak katılanın şüphelenmesi üzerine mermerleri geri aldığı olayla ilgili olarak sanığın nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği hususunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu gerekçesi ile sanık hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile temel cezanın alt sınırdan tayin edilmiş olması ve yeterli gerekçe gösterilerek takdiri indirim maddesinin uygulanmadığı anlaşılmakla, sanığın suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve fazla ceza tayinine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılarak yerine ”sanığın 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince 1970 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 35 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında indirim yapılarak 1477 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20 TL’den hesap edilerek sonuç olarak 29.540 TL ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.