Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/2929 E. 2011/2649 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2929
KARAR NO : 2011/2649
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 455/1-son, 72; 647 sayılı Kanunun 4, 6. maddeleri gereğince mahkumiyet,erteleme; 2918 sayılı Kanunun 119. maddesi gereğince sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınması.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki yasa ile sonradan yürürlüğe giren yasanın hüküm tesisi aşamasında uygulanması gereken maddi ceza hukukuna ilişkin tüm hükümlerinin, infaza ilişkin hükümler nazara alınmaksızın, somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra, lehe olan yasanın tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, lehe yasanın tespitine yönelik herhangi bir belirlenme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık … hakkında 647 sayılı Kanunun 6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenleme karşısında; suçun niteliği, hükmolunan cezanın türü gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Asli kusurlu olan sanığa ait sürücü belgesinin 2918 sayılı Kanunun 119/2. maddesi yerine, 118/5. maddesi uyarınca geri alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Sanık hakkında farklı kusur oranları belirleyen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçede keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunun kabul edildiği bildirilmesine karşın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporun kusur oranlarının uygulanarak karar verilmesi,
6- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara
göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasakoyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu zorunluluk gerek uyarlama hükümlerinde gerekse bozma üzerine verilen hükümler açısından da aynen geçerlidir.
Somut olayda, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin ve dayanaklarının gösterilmeyip iddia, savunma ve kabulü içermeyecek şekilde doğrudan hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.