Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2023/1042 E. 2023/1507 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1042
KARAR NO : 2023/1507
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Taraflar arasındaki torunla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı anne vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı babaanne ve dede vekili dava dilekçesinde; davacıların oğlunun vefat ettiğini ve davalı annenin torunları ile davacıları görüştürmediğini iddia ederek davacılar ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı anne vekili cevap dilekçesinde; davacıların oğullarının ölümü sonrası torunlarıyla görüşme talebinin olmadığını, davalıyı arayıp bir ihtiyaçları olup olmadığını sormadıklarını, babanın boşanma davası derdest iken öldüğünü, dava sürecinde babanın çocuk ile görüştüğünü, davacıların bu görüşme zamanlarında çocuğun bakımını ihmal ettiklerini ve torunla kişisel ilişki için olağanüstü koşulun oluşmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların oğlunun vefat etmiş olması nedeniyle torunlarıyla kişisel ilişki kurabilmeleri için gerekli olağanüstü koşulun oluştuğu ve uzman raporunda da yatılı olmayan uygun süreli kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı yönünde görüş bildirildiği gerekçesi ile; davanın kabulü ile davacılar ile torunları arasında her ayın birinci ve üçüncü haftası perşembe günü saat 10:00’dan 17:00’ye kadar kişisel ilişki kurulmasına, kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar lehine 5100,00 TL vekâlet ücreti takdirine ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kişisel ilişki süresinin az olduğunu, perşembe günleri kurulan ilişkinin infazının çocuğun okula başlamasıyla birlikte mümkün olmayacağını ve taraflar arasında yeni husumetler doğuracağını ve yatılı kişisel ilişki kurulmasını talep ettiklerini belirterek; kararın kaldırılarak talepleri gibi hüküm kurulmasını talep etmiştir.

2.Davalı anne vekili istinaf dilekçesinde; annenin dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, kişisel ilişki süresinin annenin velâyet görevini yerine getirmesine engel olacak derecede fazla olduğunu ve uzman raporunda anne refakatinde kişisel ilişki önerilmesine rağmen bu yönde hüküm kurulmadığını ileri sürerek; kişisel ilişkinin süresi ve yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı anne vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı anne vekili temyiz dilekçesinde; annenin dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması nedeniyle aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, kişisel ilişki süresinin annenin velâyet görevini yerine getirmesine engel olacak derecede fazla olduğunu ve uzman raporunda anne refakatinde kişisel ilişki önerilmesine rağmen bu yönde hüküm kurulmadığını ileri sürerek; kişisel ilişkinin süresi ve yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı, davacılarla torun arasında kurulan kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı, kişisel ilişki süresinin fazla olup olmadığı ve davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi, 326 ncı maddesinin birinci fıkrası, 330 uncu maddesi, 332 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 325 inci maddesi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı anne vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.