YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8693
KARAR NO : 2023/17833
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası ile 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, şikâyetçiler ve mağdurların yeterince dinlenilmediği, önceki beyanlarının tutarsız olduğu, sabıkalı olması sebebiyle ön yargılı karar verildiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın, hakkında yakalama emri olduğunun kendisine tebliğ edilmesi ve yakalama işleminin gerçekleştirilmesi üzerine jandarma olarak görev yapan şikâyetçi ve mağdurlara yönelik “P…siniz, H. M. P.’nin p…liğini yapıyorsunuz, rüşvet mi yiyorsunuz, a… koyduklarım, o… çocukları, sizin teşkilatınızın da ta a… koyayım” demek suretiyle üzerine atılı kamu görevlilerine karşı zincirleme olarak hakaret suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikâyetçi Ü. A.’nın usulüne uygun duruşma davetiyesine rağmen hazır edilememesi sebebiyle soruşturma aşamasında alınan beyanlarının yeterli görüldüğünün anlaşıldığı ve sanığın, Olay ve Olgular bölümünde belirtildiği şekliyle şikâyetçi ve mağdurlara yönelik hakaret suçunu işlediği hususunun, şikâyetçi ve mağdurların birbirleriyle tutarlı ve aşamalarda değişmeyen beyanları ile 09.08.2013 tarihli tutanak neticesinde sübut bulduğu şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Sebepler Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi, şikâyetçi ve mağdur beyanları ile olay tutanağından, hakaret eyleminin sanığın jandarma aracını bindirildikten sonra araç içerisinde gerçekleştiğinin ifade edilmesi ve düğün yerinde sarf edilen sözlerin hakaret niteliğinde olmadığının anlaşılması karşısında, jandarma aracının aleni yerlerden olmadığı gözetilmeyip 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. (B-1) Bendinde Belirtilen Bozmaya Uyulması Halinde
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.