YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16588
KARAR NO : 2023/17840
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Göçmen kaçakçılığı, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Sanıklar hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan neticeten hükmolunan 1.500 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçuna İlişkin
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçuna İlişkin
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile 35, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, sanıkların esasen mağdur konumunda oldukları, göçmenleri yurt dışına çıkarma amacıyla bir eylem yapmadıkları, suç kasıtlarının bulunmadığı, eylem sebebiyle menfaat temin etmedikleri, dosyada bulunan delillerin yeterli olmadığı, doğru kimliklerini henüz soruşturma aşamasında bildirdikleri, lehe düzenlemelerin dikkate alınmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, içinde kaçak yollardan Yunanistan’a geçmek isteyen 37 yabancı uyruklu göçmen şahsın bulunduğu araçla … ilçesi yakınlarında … köyü … mevkiinde jandarma tarafından yakalandığı olayda; sanıkların jandarma tarafından durdurulan aracın ön kısmında, şoförün yanında oturuyor oldukları, araç durdurulduğu esnada panikle oturdukları koltuğun altında ele geçirilen ve emanette bulunan telefonları önce aracın camından dışarı atmaya çalıştıkları, camı açamayınca koltuğun altına sakladıkları, dosyası tefrik edilen inceleme dışı sanık M. Ö.’nün anlatımlarına göre, sanıkların yol boyunca 15-30 dakikada bir telefonla birilerini aradıkları ve kendisine yol tarifinde bulundukları, sanıkların yakalandıktan sonra da kimlik tespiti sırasında yalan beyanda bulundukları, bu suretle üzerlerine atılı göçmen kaçakçılığı ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını işledikleri Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçuna İlişkin
Hükümlerin tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçuna İlişkin
Sanıkların Olay ve Olgular bölümünde anlatıldığı şekliyle içinde göçmen şahısların bulunduğu araçla yakalandıkları esnada üzerlerinde kimlik veya kimlik yerine geçen bir belge bulunmadığı ve yargılama aşamasında da kimliklerine ilişkin bir belge ibraz etmedikleri, bu minvalde 27.12.2005 tarihli ve 2005/126 Esas sayılı iddianame ile Filistin uyruklu olup isimlerinin … ve … … olduğunu beyan eden şahıslar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan dava açıldığı, sorguları sırasında kimlik bilgilerini yanlış bildirdiklerine yönelik anlatımları sebebiyle, 21.02.2006 tarihli ve 2005/126 Esas sayılı ek iddianame ile bu sefer 5237 sayılı Kanun’un 267 ve 268 inci maddelerinde düzenlenen suçlardan dava açıldığı ve bu davaların birleştirildiği, sanıkların gerçek kimliklerinin tespiti hususunda sanıklardan alınan ve dosya arasında bulunan parmak izleri Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü vasıtasıyla gönderilerek Irak Cumhuriyeti ilgili makamlarından sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtlarının sorulduğu, Irak Cumhuriyeti makamları tarafından gönderilen cevabi yazıda sanıkların nüfus kayıtları hususunda bir bilgi verilmediği, yalnızca gönderilen parmak izlerinin incelenmesi neticesinde sabıkalı olmadıklarının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla; sanıklardan alınan ve dosya arasında bulunan parmak izlerinin Göç İdaresi Başkanlığı ve Emniyet Müdürlüğü’nün ilgili birimlerinden sorularak sanıkların gerçek kimliğinin saptanması ve akabinde saptanan gerçek kimlik bilgileri ile sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan ek iddianame düzenlenmesi sağlandıktan sonra yargılamanın sürdürülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeden hükümler kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Göçmen Kaçakçılığı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.