Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/1648 E. 2013/4750 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1648
KARAR NO : 2013/4750
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, Mala zarar verme, Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi,
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … müdafinin temyiz isteminin, sanık … hakkında yakınan …’e karşı hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık … müdafinin temyiz isteminin, sanık … hakkında yakınan …’ya karşı hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan … vekilinin temyiz isteminin, sanık … hakkında yakınan …’e karşı hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükmüne, sanık … müdafiin temyiz isteminin sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık … ve …’ın temyiz istemlerinin ise kendileri hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelenmede;
Sanık … hakkında 27.10.2008 tarihli idianamede 15 nolu eylem olarak belirtilen, katılan …’a karşı hırsızlık suçundan açılan davayı da kapsayacak şekilde; sanığın, yakınan …’e yönelik eylemi nedeniyle verilen mahkumiyet hükmü dışındaki diğer suçlardan beraatine karar verilerek, bu dava hakkında da hüküm kurulduğu ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.01.2011 gün ve 2011/2439 esas nolu iddianamesi ile sanık … hakkında yakınan …’e karşı hırsızlık suçundan dava açıldığı ve Bursa 6 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/135-60 sayılı kararı ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla tebliğnamede yer alan (1) nolu bozma düşüncesine, iddianamede, olaylar ayrı ayrı gösterilip, uygulanması öngörülen sevk maddelerinin de yazılmış olması, hüküm kurulurken de dava konusu yapılan bütün eylemleri kapsayacak şekilde hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamade yer alan (4) nolu bozma düşüncesine ve hüküm gerekçesinde, Bursa 6 Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 12.03.2009 gün 2007/782 esas, 2009/223 karar sayılı kararı ile birleştirilen dava dosyasına konu, yakınan …’ya karşı sanıklar … ve … … … hakkında açılan davanın da yargılama konusu yapıldığı belirtilerek karar verildiği anlaşıldığından, tebliğnamede yer alan (6) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
I- Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … müdafiinin 02.08.2012 havale tarihli dilekçesinin, temyiz istemi ile birlikte eski hale getirme istemi niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında dairemizce karar verilmesi gerekip, öncelikle eski hale getirme istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden, mahkemenin, sanık müdafiinin istemini yargılamanın yenilenmesi olarak kabul edip verdiği, 03.08.2012 günlü ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen 17.04.2012 tarihli hükmün, birlikte aynı adreste oturduğu annesine 10.05.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin ve gerekçeli kararda yasa yolu bildiriminin yeterli olduğunun anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin eski hale getirme istemi ile 17.04.2012 tarihli hükme yönelik süresinde olmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK.’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık … ve sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık … hakkında yakınan …’ya karşı hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında yakınan …’e karşı hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
17.04.2012 tarihli gerekçeli kararın, Tebligat Kanunun 10/1.maddesi uyarınca, sanık …’nin duruşmada bildirdiği en son adresine tebliğ edilmesi gerekirken, aynı Kanunun 21/2.maddesine göre doğrudan mernis adresine tebliğ edildiğinin ve yapılan bu tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, karardan haberdar olmadığını bildiren sanığın, 21.09.2012 tarihli temyiz isteminin, öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek, tebliğnamede yer alan temyiz isteminin reddi yönündeki görüşe katılınmamıştır.
Oluş ve dosya içeriğine göre sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ve ayrıca karşı temyiz olmadığından, tebliğnamede yer alan (5) nolu bozma düşüncesine katılınmamıştır,
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanıklar …, …, sanık … Müdafii ile sanık … Müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında katılan …’e karşı hırsızlık,işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
23.07.2008 tarihli tutanakta; tanık Arzu …’un devriye görevi yapan polis memurlarının yanına giderek, daha önceden tanıdığı ve ilişkisi olan sanık …’ın kendisine altın kaplama saat hediye ettiğini ve suç eşyası olabileceğinden şüphelendiğini belirttiği, mahkemede ise saatin altın değil … olduğunu ayrıca kendisine başka birinin hediye ettiğini ancak onun ismini bilmediği için sanık …’in isimini verdiğini beyan ettiği anlaşılmakla, tanığın beyanları arasındaki çelişki giderilerek, giderilemediği takdirde ise hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğu karar yerinde açıklanıp tartışılarak ve ayrıca 23.07.2008 tarihli tutanakta imzası bulunan tutanak tanıkları da dinlendikten sonra, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi .