Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/5259 E. 2011/10153 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5259
KARAR NO : 2011/10153
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 139 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını ölünceye kadar bakma aktiyle davalı eşine temlik ettiğini, davalının bakım borcunu yerine getirmediğini, kusurlu davranışlarıyla evden ayrılmasına neden olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, uzun yıllar bakım borcunu ifa etmesine karşın, davacının birlikte yaşamayı kabul etmemesi nedeniyle bakım borcunu yerine getirmesinin fiilen imkansız hale geldiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Daire;”… tarafların boşandıkları, bundan sonra bakım borcunun yerine getirilmesine fiilen imkan kalmadığı, olayda Borçlar Kanununun 517.maddesinde yazılı irat bağlanması koşullarının da gerçekleşmediği, boşanma kararında davalının kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu durumda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.10.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil…geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili Avukat ile temyiz edilen vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde, yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, çekişme konusu kat irtifakı kurulu 139 parsel sayılı taşınmazdaki 20/252 arsa paylı 10 nolu bağımsız bölümün, kabul kapsamına alınan, davacı …’ın davalı …’ye temlik ettiği 1/2 payın (10/252 arsa payın ) keşfen belirlenen ve yargılama sırasında harcı tamamlanan 42.500,00.-TL değeri üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 10 nolu bağımsız bölümün keşfen belirlenen 85.000,00.-TL tamamının değeri üzerinden davacı yararına fazla avukatlık parasına hükmedilmesi doğru değil ise de, anılan bu yanlışlık yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının (5) nolu bendinde yer alan ” 8.500,00.-TL ücreti vekaletin” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine, ” 4.895,00.-TL ücreti vekaletin” ibaresinin yazılmasına, davalının temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK.’nun 183.maddesi (HUMK.’nun 80.md.), 6100 sayılı HMK.’nın geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK. 436/2. maddesi uyarınca
DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alının peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.