YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/593
KARAR NO : 2023/2157
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret – Onama
İlk Derece Mahkemesince katılan …’a yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliği suçundan ve katılanlar … ve …’a yönelik kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliği suçundan verilen mahkumiyete dair hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğu,
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve katılanlar … ve …’a yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ve müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2018 tarihli ve 2016/158 Esas, 2018/70 sayılı kararı ile; sanık hakkında
Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılan …’a yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılanlar … ve …’na yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılan …’a yönelik kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 132 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 132 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 137 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Katılanlar … ve …’na yönelik kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 132 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 132 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 137 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca (2 kez) 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.01.2019 tarihli ve 2018/2194 Esas ve 2019/5 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, karar başlığında suç tarihinin yanlış gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak kabul edildiğinin, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmemesinin dosyadaki delillerin suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinin ve sanığın katılan …’a yönelik resmi belgede sahtecilik suçunu aynı zamanda mağdur …’a karşı da işlemesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükmünü düzenleyen TCK’nın 43 üncü maddesinin uygulanmaması karşı istinaf olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmadığının belirtilmesi suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.03.2019 tarihli, ret ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerektiğine ve görevlilerin dikkatsiz ve özensiz davranarak iğfal kabiliyeti olmayan bir nesneye dayalı işlem yapmalarının aldatma yeteneğinin mevcut olduğu anlamına gelmeyeceğine, sanığın katılanlara yönelik iletişimin tespiti ve dinleme taleplerinin resmi görevi haricinde başka bir amaçla yaptığına dair dosyada somut bir delil bulunmadığına, sanığın dinleme kararlarının alınmasında sadece görevinin gereği olan hazırlık işlemlerini yaptığına, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hata hükümlerinin değerlendirilmediğine, cezanın haksız şekilde üst hadden belirlendiğine, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, TCK’nın 62 nci maddesinin neden uygulanmadığının denetime elverişli olacak şekilde karar yerinde tartışılmadığına, eksik incelemeye dayanarak hüküm kurulduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın amacını benimsediği silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, Isparta İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olan sanığın üyesi olduğu FETÖ/PDY terör örgütünün faaliyetleri kapsamında çalıştığı ildeki siyasi parti temsilcilerinin, polis memuru …’ın örgütün faaliyeti kapsamında telefon görüşmelerini içerik itibariyle sahte olarak
düzenlenen bilgi notu ve yine içerik itibariyle sahte olarak düzenlenmiş bilgi notu ve istihbarat raporuna dayanılarak oluşturulan sanığın da parafladığı talep formu ile mahkemeyi yanıltarak dinlediği ve kaydettiği, içerik itibariyle sahte olan bilgi notu, istihbarat raporu ve talep formlarının resmi imzalar ve mühürler ile oluşturulması, birbirlerini doğrular şekilde olması nedeniyle aldatma kabiliyetinin bulunduğu, ayrıca sanığın örgütün gizli haberleşme programı ByLock’u telefon hattı ile telefon cihazına yükleyerek kullandığı, ByLock uygulaması yüklenen telefon cihazının sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirildiği, telefon cihazı üzerinde yapılan incelemede sanığın örgüt üyeleri tarafından kullanılan ByLock, Coverme, Tictoc, Eagle, Tango isimli programları kullandığı, ayrıca yine örgüte müzahir Aktifhaber, Bugün, Samanyolu.haber uygulamalarının telefonda bulunduğunun, 17.05.2017 tarihli Isparta İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünün analiz raporu ve Isparta İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 01.11.2016 tarihli inceleme raporu ile sabit olduğu, sanığın örgütün emniyet yapılanması içerisinde aktif olarak rol aldığının Isparta Emniyet Müdürlüğünün istihbarat raporu ile sabit olduğu, sanığın hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan şüpheli ve sanıklarla irtibatının bulunduğu, ayrıca mahrem imamlar A. H. T. ve R. U. ile de görüşmelerinin bulunduğu, izah edildiği gibi sanığın amacını benimsediği örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçundan yukarıda izah edilen suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu, sanığın gütmüş olduğu amaç ve saik de dikkate alınarak TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinde sayılan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddesi uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın sahtecilik eylemleri ile ilgili olarak katılanlar …’a yönelik olarak TCK’nın 204/2 maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, katılanlar … ve …’na yönelik sahtecilik eylemlerine yönelik olarak TCK’nın 204/2 maddesi uyarınca alt sınırdan cezalandırılmasına, katılanlar … ve …’na yönelik eylemin tek belge ile her iki katılana yönelik olarak işlenmesi nedeniyle TCK’nın 43 üncü maddesi delaletiyle 43/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 4 üncü maddesinde sayılan terör örgütünün amacı doğrultusunda gerçekleştirildiği anlaşıldığından 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1 maddesi uyarınca cezasında 1/2 oranında artırım yapılmasına, verilen cezalarda sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın resmi belgede sahtecilik suçlarından ve FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezaların sanığın örgüt mensubu olması nedeniyle TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, karar başlığında suç tarihinin yanlış gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak
kabul edildiğinin, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının getirtilmemesinin dosyadaki delillerin suçun sübutu için yeterli olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinin ve sanığın katılan …’a yönelik resmi belgede sahtecilik suçunu aynı zamanda mağdur …’a karşı da işlemesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükmünü düzenleyen TCK’nın 43 üncü maddesinin uygulanmaması karşı istinaf olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmadığının belirtilmesi dışında, bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Sanık hakkında katılan …’a yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetki kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliği suçundan ve katılanlar … ve …’a yönelik kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetki kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliği suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Atılı suçlardan verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, verilen cezaların tür ve süresine göre CMK’nın 286 ncı maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ve ayrıca 7188 sayılı Kanun kapsamında temyiz hakkı tanınmadığından, temyizi mümkün bulunmamıştır.
b) Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik tapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, örgütsel iletişim ağına dahil olan ByLock kullandığı anlaşılan ve dijital materyal inceleme raporunda yüklü uygulamalar arasında ByLock programı tespit edilen, ayrıca polislerle ilgilenen mahrem abilerle HTS kayıtları bulunan sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
c) Sanık hakkında katılanlar … ve …’na yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, katılanların telefon görüşmelerini içerik itibariyle sahte olarak düzenlenen bilgi notu ve yine içerik itibariyle sahte
olarak düzenlenmiş bilgi notu ve istihbarat raporuna dayanılarak oluşturulan sanığın da parafladığı talep formu ile mahkemeyi yanıltarak dinlediği ve kaydettiği anlaşılan sanığın mahkumiyetine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 204/2 nci maddesi uyarınca belirlenen 3 yıllık temel hapis cezasının, TCK’nın 43/2 nci maddesi delaletiyle 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında artırımı sonucu 3 yıl 9 ay hapis cezasına, 3713 sayılı Kanun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim sonucu netice olarak “4 yıl 19 ay 15 … hapis cezasına” hükmedilmesi gerekirken, “5 yıl 7 ay 15 … hapis cezasına” hükmedilmesi suretiyle aleyhe hesap hatası yapılmak suretiyle karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiş, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A-Sanık hakkında katılan …’a yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu ile kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetki kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliği suçundan ve katılanlar … ve …’a yönelik kamu görevlisi tarafından kamu görevinin verdiği yetki kötüye kullanmak suretiyle haberleşmenin gizliliği suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden gerekçe bölümünde (a) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 298 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik gerekçe bölümünde (b) numaralı bentte açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.01.2019 tarihli ve 2018/2194 Esas, 2019/5 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C-Sanık hakkında katılanlar … ve …’na yönelik kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik gerekçe bölümünde (c) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.01.2019 tarihli ve 2018/2194 Esas, 2019/5 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün (D) fıkrası 3 üncü bendindeki “5 yıl 7 ay 15 … hapis cezası” ibaresi çıkartılarak yerine “4 yıl 19 ay 15 … hapis cezası” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.