Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/949 E. 2023/2158 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/949
KARAR NO : 2023/2158
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
28.09.2016 (Sanık … yönünden)
HÜKÜM : İstinaf başvurularının sanık … yönünden düzeltilerek, sanıklar Sinan ve Uğur yönünden esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun’a eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, diğer sanıklar hakkında verilen kararların ise; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu,

5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde

olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. …. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2017/494 Esas, 2017/154 sayılı kararı ile;

Sanıklar … ve … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,

Sanık … hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. …. Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/724 Esas ve 2018/906 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, karar başlığında suç tarihinin yanlış gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak kabul edildiğinin belirtilmesi ve sanık … hakkında etkin pişmanlık nedeniyle TCK’nın 221/4 maddesinin uygulanmasına karar verildikten sonra aynı maddenin 5 inci fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği ve hükmün ilgili bölümüne “TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sanık … yönünden hükmün düzeltilerek, diğer sanıklar yönünden ise ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.06.2019 ile 22.01.2020 tarihli ve onama görüşlerini içerir Tebliğnameler ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve soyut değerlendirmeler ile mahkumiyet kararı verildiğine, kararın kanun ve usule açıkça aykırı olduğuna, sanığın suç işleme iradesi taşımadığına ve ByLock kullanmadığına, dijital verilere ilişkin inceleme rapor sonucunun beklenmediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, beraat kararı verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve soyut değerlendirmeler ile mahkumiyet kararı verildiğine, kararın kanun ve usule açıkça aykırı olduğuna, sanık hakkındaki ByLock tespitinin hatalı olduğuna, sanığın suç işleme kastı olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık … müdafiinin temyiz istemi özetle; suç tarihinin yanlış hesaplandığına, ByLock tespitinin CMK’nın 138 ve 135 maddelerine aykırı olarak yapıldığına, sanığın etkin pişmanlık iradesinin sakat olduğuna ve usulsüz olarak elde edildiğine, kararın usule, esasa ve kanuna aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

A) Sanık … açısından;

Teferruatı delillerin değerlendirilmesi bölümünde anlatılan, ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı kararında belirtilen, teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine bu özelliğini bilerek dahil olan ve bu sisteme sanığın kullandığı 0 507 … .. .. numaralı GSM hattı ile ByLock sistemine ilk giriş tarihleri 10.11.2014 ile 31.03.2015 tarihlerinde farklı günlerde 145 kez yukarıda numaraları belirtilen ByLock uygulamasının 9 adet IP adresine sahip sunucular üzerinden giriş yapıldığı, ByLock programında kullanıcı kimliğini belirten User ID’sinin 246906, kullanıcı adının dlkandugr, şifresinin dileAYim olduğu, sisteme giriş log sayısının 2 olduğu BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmış olmakla,… İl Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda sanığın FETÖ/PDY’nin gizli haberleşme programı ByLock’a girdiğine ByLock programını kullandığı kesin ve inandırıcı deliller ışığında sabit görülmüş, sanığın örgüte müzahir Banka olan Bank Asyada hesabının bulunduğu fakat hesap hareketinin bulunmadığı, tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ve müsnet suçu işlediği hususunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmuştur.

Sanığın eğitim düzeyi (polis), tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de, unsur yanılgısının da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, sanığın sübut bulan müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın ByLock kullandığına ilişkin tespit ve bu tespiti doğrulayan BTK tarafından gönderilen iletişim tespit tutanakları, ByLock içeriklerine ilişkin cevabi yazı ve dosyada bulunan diğer belgeler dikkate alındığında, isnada ilişkin maddi gerçeğin aydınlatılmış olduğu, bu haliyle dijital inceleme sonuçlarının beklenmesinin yargılamayı uzatacağı gibi herhangi bir katkı da sağlamayacağı

kanaatiyle dijital veriler beklenilmeyerek, sabit görülen eylem bakımından TCK’nın 61 maddesi gözetilmek suretiyle, TCK’nın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın duruşmadaki iyi hali göz önüne alınarak TCK’nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

B) Sanık … açısından;

Teferruatı delillerin değerlendirilmesi bölümünde anlatılan, ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı kararında belirtilen, teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine bu özelliğini bilerek dahil olan ve bu sisteme sanığın kullandığı 0 505 … .. .. numaralı GSM hattı ile ByLock sistemine ilk giriş tarihleri 18.08.2014 ile 29.05.2015 tarihlerinde farklı günlerde 3.225 kez yukarıda numaraları belirtilen ByLock uygulamasının 9 adet IP adresine sahip sunucular üzerinden giriş yapıldığı, BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmış olmakla, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda sanığın FETÖ/PDY’nin gizli haberleşme programı ByLock’a girdiğine, ByLock programında kullanıcı kimliğini belirten User ID’sinin 139972, kullanıcı adının sk20142014, şifresinin s.e2014 olduğu, giden arama veri sayısı 2, sisteme giriş log sayısının 45, alınan mail log sayısının 59, alınan mesaj log sayısının 192, gönderilen mesaj log sayısının 34, okunan mail log sayısının 39, kendisinin eklendiğine dair mahkememize cevap verilmiş, ByLock programını kullandığı kesin ve inandırıcı deliller ışığında sabit görülmüş, sanığın örgüte müzahir Banka olan Bank Asyada hesabının bulunduğu fakat hesap hareketinin bulunmadığı, tüm bu hususlar bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ve müsnet suçu işlediği hususunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmuştur.

Sanığın eğitim düzeyi (polis), tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de, unsur yanılgısının da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, sanığın sübut bulan müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın ByLock kullandığına ilişkin tespit ve bu tespiti doğrulayan BTK tarafından gönderilen iletişim tespit tutanakları, ByLock içeriklerine ilişkin cevabi yazı ve dosyada bulunan diğer belgeler dikkate alındığında, isnada ilişkin maddi gerçeğin aydınlatılmış olduğu, bu haliyle dijital inceleme sonuçlarının beklenmesinin yargılamayı uzatacağı gibi herhangi bir katkı da sağlamayacağı kanaatiyle dijital veriler beklenilmeyerek, sabit görülen eylem bakımından TCK’nın 61 maddesi gözetilmek suretiyle, TCK’nın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın duruşmadaki iyi hali göz önüne alınarak TCK’nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

C) Sanık … açısından;

Teferruatı delillerin değerlendirilmesi bölümünde anlatılan, ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas ve 2017/3 sayılı kararında belirtilen, teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü

mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine bu özelliğini bilerek dahil olan ve bu sisteme sanığın kullandığı 0 506 … .. .. numaralı GSM hattı ile ByLock sistemine ilk giriş tarihleri 04.10.2014 ile 14.06.2015 tarihlerinde farklı günlerde 95 kez yukarıda numaraları belirtilen ByLock uygulamasının 9 adet IP adresine sahip sunucular üzerinden giriş yapıldığı, BTK’dan gelen yazı cevabıyla anlaşılmış olmakla, Mersin İl Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda sanığın FETÖ/PDY’nin gizli haberleşme programı ByLock’a girdiğine, ByLock programında kullanıcı kimliğini belirten User ID’sinin 245117, kullanıcı adının yusra33, şifresinin yusra33. olduğu, gelen arama sayısının 2, giden arama sayısının 2, sisteme giriş log sayısının 43, alınan mail log sayısının 27, gönderilen mail log sayısı 1, okunan mail log sayısının 40, alınan mesaj log sayısının 5, gönderilen mesaj sayısının 2 olduğu, sanığın ByLock sisteminde kullanıcı adı ve şifresi olarak kızının ismini belirlediği, sanığın münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün haberleşme aracı olan ByLock’u kullandığına ilişkin ikrarı bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın ByLock programını kullandığı kesin ve inandırıcı deliller ışığında sabit görülmüş, sanığın örgüte müzahir banka olan Bank Asyada hesabının bulunduğu, sanığın örgüte müzahir Kimse Yok Mu Derneğine yardımda bulunduğu, sanığın düzenlenen sohbetlere iştirak ettiği, bu sohbetlerde örgüt üyeleri tarafından sadaka ve benzeri isimlerde kendisinden para talep edilmesi karşılığında bir miktar para verdiği yönündeki ikrarı bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu ve müsnet suçu işlediği hususunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmuştur.

Sanığın eğitim düzeyi (polis), tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de, unsur yanılgısının da söz konusu olmadığı anlaşılmakla, sanığın sübut bulan müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın yargılama aşamasında, ByLock programını kullandığını kabul ederek, kendisine ByLock programını yükleyen kişinin ismini bildirmek, örgütün toplantılarına gelen kişilerin isimlerini bildirmek ve toplantı yapan kişinin ismini bildirmek suretiyle örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği, bu suretle yakalandıktan sonra etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla sanık hakkında TCK’nın 221/4-son maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin şartların oluştuğu, polis olan sanığın etkin pişmanlık çerçevesinde verdiği bilgilerin niteliği ile sanığın örgüt içerisindeki hiyarerşik durumu gözetildiğinde takdiren 1/2 oranında cezasından indirim yapılmıştır.

Sanığın ByLock kullandığına ilişkin tespit ve bu tespiti doğrulayan BTK tarafından gönderilen iletişim tespit tutanakları, ByLock içeriklerine ilişkin cevabi yazı ve dosyada bulunan diğer belgeler dikkate alındığında, isnada ilişkin maddi gerçeğin aydınlatılmış olduğu, bu haliyle dijital inceleme sonuçlarının beklenmesinin yargılamayı uzatacağı gibi herhangi bir katkı da sağlamayacağı kanaatiyle dijital veriler beklenilmeyerek, sabit görülen eylem bakımından TCK’nın 61 maddesi gözetilmek suretiyle, TCK’nın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan ceza tayin edilmiş, sanığın duruşmadaki iyi hali göz önüne alınarak TCK’nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması, suç tarihinin yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin … yönünden “28.09.2016”, sanık … ve … yönünden “21.09.2016” yerine “13.08.2016” olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre eleştiri dışında usul ve kanuna bir aykırılık bulunmaması nedeniyle sanık … ve sanıklar … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;

Hüküm bölümünün … ile ilgili kısmının (B) fıkrasında;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 214-181 sayılı ve 17.04.2004 tarih ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, infaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; sanık … hakkında etkin pişmanlık nedeniyle TCK’nın 221/4 maddesinin uygulanmasına karar verildikten sonra, aynı maddenin 5 inci fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK’nın 280/1 ve 303/1 maddelerine göre düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanık … hakkında etkin pişmanlık indirimi öngören bölümüne “TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün düzeltilerek sanık …, sanık … müdafii Av. … ve sanık … müdafii Av. …’ın hükme yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, örgütsel iletişim ağına dahil olup ByLock kullandıkları anlaşılan sanıkların mahkumiyetlerine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, sanık … hakkında etkin pişmanlık kurumunun uygulanmasında ve oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2018 tarihli ve 2018/724 Esas, 2018/906 sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca… 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.