YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20408
KARAR NO : 2022/15567
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi
Haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davalılar vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, Şırnak İlinde meydana gelen sokağa çıkma yasağı döneminde yıkılan binalar yerine toplu konut inşasına başlanıldığını, toplu konutların yapıldığı binaların bitişiğinde kendisine ait konut bulunduğunu, konutun toplu konut inşası işini üstlenen davalı yüklenici şirketlerin yapmış olduğu çalışmalar neticesinde zarar gördüğünü iddia ederek meydana gelen maddi ve manevi zararın ikamesi için şimdilik 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, 179.150,56 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek müteselsil tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız fiil sonucu oluşan zararın tazmini davasıdır.
Dosyada bulunan değişik iş tespit dosyası raporu ile mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan raporda tek inşaat mühendisi bilirkişi görevlendirilmiş olup her iki raporda da hasarla davalıların eylemi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının net olarak ortaya konulmadığı görülmektedir. Bu durumda içinde jeoloji mühendisi bilirkişinin de bulunacağı üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti ile yeniden mahallinde keşif yapılarak bilirkişilerden haksız fiil sebebiyle tazminat koşullarının oluşup oluşmadığını irdeleyen rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporları ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.