YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19532
KARAR NO : 2022/15618
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 17.05.2021 tarih, 2021/İHK-14784 sayılı itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın 31.10.2019 tarihinde karıştığı trafik kazasında yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malül kaldığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 15.02.2021 tarihli dilekçe ile talebini 183.343,90 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, PMF Yaşam Tablosu ve prograsiv rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 183.343,90 TL’nin 06.08.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı … şirketinden tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince TRH Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılan hesaplamanın kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 136.581,20 TL’nin 06.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden tahsiline dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09,2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 31.10.2019 olup davacının dosyaya sunduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesinden alınan 06.07.2020 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edildiği belirtilerek %23 oranında sürekli özür oranı olduğu belirtilmiştir.
Karara esas alınan raporun, kaza tarihi olan 31.10.2019 tarihinden yaklaşık 9 ay sonra tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik eki cetvellerine göre, alt ekstremite sorunlarında engellilik durumunun kişinin mevcut durumuna göre belirlenmesi gerektiği, kişinin özür durumunun zaman içinde değişebilme ihtimali varsa raporun süreli verilmesi gerektiği, devamlı engelllik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede düzelme olmadığı tespit edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen yönetmeliğin eki cetvellerinde belirtilen söz konusu süre beklenmeksizin tanzim edilen rapora dayalı karar verilmiştir. Rapor bu nedenle de denetime elverişli değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından ibraz edilen maluliyet raporunun her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlandığı belirtilmiş ise de ekindeki cetvellere uygun biçimde tanzim edilmediği anlaşıldığından; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik eki cetvellerinde belirtilen süre şartlarına uyulmak suretiyle, usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, tedaviye ilişkin tüm belgeler getirtilerek, davacının yerleşim yerine en yakın yetkili kurumda bizzat muayenesi gerçekleştirilerek yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre (temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilerek) karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.