Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/12386 E. 2012/1729 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12386
KARAR NO : 2012/1729
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, murisin ölümü ile geçerliliğini yitiren vekaletname kullanılarak maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurularak 10 adet bağımsız bölümün davalılara temlik edildiğini, iyiniyetli olmadıklarını ileri sürerek, tapu iptali ile payları oranında adlarına tesciline ve kat irtifakı kurulmasına ilişkin işleminde iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar, iyiniyetli olarak satın aldıklarını, iddiaların yerinde olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, miras bırakanın dava dışı mirasçısı olduğundan davanın görülebilirlik koşulu bulunmadığı gibi, kayıt maliklerininde kötüniyetli oldukları kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.02.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat … ile temyiz edilen Hazine, Tapu Sicil Müdürlüğü, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz edilenler gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, miras bırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve davada yer almayan mirasçının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava tereke adına açılmadığına göre, dava dışı mirasçının dahil edilmek suretiyle davanın sürdürülebilme olasılığı bulunmadığından pay oranında açılan davanın reddine karar verilmesi bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğrudur.
Öte yandan, dava usul yönünden reddedildiğine göre işin esası bakımından inceleme yapılarak neticeye gidilmesi doğru değilse de; anılan husus yukarıda açıklanan gerekçe karşısında sonuca etkili olmayıp bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının ve aşağıda yazılı 2.75.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 21.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.