YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18205
KARAR NO : 2023/5113
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/54 E., 2021/325 K.
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Kelkit Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2018 tarihli iddianamesi ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Kelkit Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan hapisten çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine; ”…Her ne kadar sanık … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı anlaşılmakla, CMK 223/3-c maddesi uyarınca BERAATİNE…” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;suçun sabit olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, Devlet Su İşleri Müdürlüğü adına yüklenici firmanın yetkilisi olarak çalıştığı, DSİ tarafından yaptırılan proje kapsamında 108 ada 52 parsel üzerine kepçe ile harfiyat döküp yol yapmak suretiyle, 108 ada 57 numaralı parsel üzerinde ise menfez yapmak ve kepçeyle harfiyat dökerek yol yapmak suretiyle tecavüz suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, DSİ 22. Bölge Müdürlüğünün … Göleti ve sulaması projesinde yüklenici firma … İnşaat A.Ş’de sorumlu mühendis olarak çalıştığı, kendisine DSİ 22. Bölge Müdürlüğünce verilen talimatlar ve proje kapsamında işlerini yaptığı, suçun işlendiği iddia edilen yerin kamulaştırma sahası içinde kaldığı,108 ada 57 ve 52 parsellerde ifraz işleminin gerçekleştiği, 57B ve 52B parsellerin kamulaştırıldığı, diğer parsellerde ise DSİ Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edildiğinden, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği anlaşılmakla; sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine ”…sanığın atılı suçtan beraatine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine…” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli, 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ”Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan vekilinin temyiz istekleri yönünden;
1. DSİ 22. Bölge Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda suça konu yerde katılan ve hissedarlarına uzlaşı çağrısı yapıldığı, anlaşma yapılan hissedarlara kamulaştırma bedellerinin ödendiği, katılanın da başvurması halinde kamulaştırma bedelinin ödeneceğinin bildirilmiştir.
2. Sanığın, DSİ 22. Bölge Müdürlüğünün … Göleti ve sulaması projesinde yüklenici firma … İnşaat A.Ş’de sorumlu mühendis olarak DSİ 22. Bölge Müdürlüğünce verilen talimatlar doğrultusunda ve proje kapsamında çalıştığı bu nedenle bu olaya ilişkin cezai sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, suç işleme kastı bulunmayan sanık hakkında verilen beraat kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli kararında katılan vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kelkit Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde karar verildi.