Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/16777 E. 2023/5333 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16777
KARAR NO : 2023/5333
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/16777 E. , 2020/14881 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafinin temyiz isteği; kararın haksız ve ağır olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdura yönelik silah çekme ve tehdit eylemi olmadığına, eylemin amacı gözetilmeden ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay, sanıkların mağduru adres sorma bahanesi ile durdurup kolundan tutmak suretiyle zorla arabaya bindirdikleri, Kurtköy’de kiraladıkları evde 3 gün alıkoydukları, daha sonra serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
2.İlk Derece Mahkemesince sanıkların yüklenen suçu işlediği kanaati ile mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tüm dava dosyası içeriği, sanıkların ikrar içeren savunmaları, teşhis tutanakları ve mağdurun istikrarlı anlatımları değerlendirildiğinde, sanıkların cebir kullanarak, birden fazla kişi ile birlikte, silah kullanarak ve çocuğa yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair kabulde ve alıkonulan süre, birden fazla nitelikli halin varlığı ve olayın oluş şekli dikkate alındığında cezaların teşdiden belirlenmesinde ve teşdit oranında isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık … savunmasında, mağdurun babasından alacağı olduğunu, suç tarihinden önceki bir tarihte mağdurun babasının talimatı ile ayağından vurulduğunu, aralarında devam eden ceza davası olduğunu, bu nedenle bu eylemi gerçekleştirdiğini ileri sürmüş, sanık müdafi temyiz dilekçesinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye verilecek cezadan indirim uygulanacağı düzenlenmiştir. Haksız tahrik hükmünün uygulanabilmesi için eylemin haksız fiili gerçekleştiren kişiye karşı işlenmesi gerekir. Somut olayda, sanığın mağdurun babası olan müşteki …’a duyduğu husumetin etkisiyle müştekinin oğlu olan mağdur …’a yönelik gerçekleştirdiği eylem nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulama şartları oluşmamıştır.
Açıklanan gerekçelerle, sanıklar müdafinin kararın haksız ve ağır olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mağdura yönelik silah çekme ve tehdit eylemi olmadığına, eylemin amacı gözetilmeden ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 13.01.2020 tarihli kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 62. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.