YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2384
KARAR NO : 2010/4134
KARAR TARİHİ : 12.04.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM-MUHTESAT BEDELİNİN TESPİTİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, üzerinde muhdesat bulunan 4320 ada 4 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu 17053 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak Mazbut Vakıflar ile … adına hisseli olarak tescil edildiğini, enkaz bedelinin ödenmesini davalıların kabul etmediklerini, taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkıma ve muhdesat bedelinin 27.143.70.-YTL olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, eski 4317 ada 26 parsel sayılı taşınmazın maliki iken, imar uygulaması sonucu hiç ilgisi ve alakası olmayan başka bir parselde paydaş kılındığını, idare mahkemesinde açtığı dava sonucu imar uygulama işleminin iptal edildiğini, uygulama imar planı ve bu plana bağlı olarak yapılan parselasyon planının iptali ile birlikte davacıya verilen imar tapularının dayanaksız kaldığını, hukuki kıymetini yitirdiğini belirterek, davanın reddini savunmuş, diğer davalı … ise davaya yanıt vermemiştir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairece, araştırma eksikliğinden söz edilerek ve çekişmeli taşınmaz üzerinde kalmayan yer yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı bulunduğu değerlendirmesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak tamamlanan soruşturma sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, daha önce kurulan hükmün temyizi üzerine dairece kararın bozulduğu ve mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince gerekli araştırma, inceleme ve uygulama yapılmak suretiyle işin esası bakımından verilen kararın doğru olduğu görülmekle davacı idarenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, 5737 Sayılı Yasanın 77. maddesi hükmü uyarınca Vakıflar İdaresi, yargı harçları dışında diğer işlem ve tasarrufları yönünden harçtan muaf olup, yargı harçlarından ise muaf bulunmamaktadır. Nitekim bu husus, Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 tarih 18/777 esas, 2008/788 sayılı kararında da belirtilmiştir. Buna göre, “yargılama sırasında tahsil edilen harcın davacı idareye iadesine” ilişkin mahkemece hüküm kurulması doğru değil ise de anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve 492 Sayılı Yasada yer alan hükümlerin kamu düzeniyle ilgili olması ve resen gözetilmesi gerekliliği nedeniyle hükümdeki; “davacı kurum 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77.maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan, peşin alınan 4.101,08.-TL (önceki kararda davacı tarafça tamamlanmış) harcın,
karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” kısmın çıkartılmasına, yerine “peşin alınan 4.101,08.-TL harcın Hazineye irat kaydına” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.