YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9245
KARAR NO : 2022/12559
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
No :
Dava, Kurum işleminin iptali ve tespit istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1991 yılında bakkal dükkanı açtığını, 1992 yılında faaliyetini sonlandırdığını, işini kapattığını kuruma bildirmesine rağmen Kurumun müvekkiline prim borcu çıkartarak ödemesini talep etiğini, müvekkilinin bu ödemeleri yaptığını ve bu ödemeler sonucunda 2279 gün bağ-kur hizmetinin olduğunun kurum kayıtlarında uzun süre gözüktüğünü, müvekkilinin 06.11.2016 tarihinde kuruma başvurarak emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak Kurum tarafından bu talebinin kabul edilmediğini ve 30.01.2017 tarihli yazı ile müvekkilinin primleri ödenen hizmet sürelerinin büyük kısmının iptal edildiğini, Kurum işleminin iyi niyetten uzak olduğunu, Medeni Kanun’un 2. maddesi gereğince primi alınan süreler bakımından müvekkilinin zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin gerektiğini belirterek, müvekkilinin iptal edilen hizmet dönemlerinin geri verilmesini ve 16.11.2016 tarihini takip eden ay başından itibaren her ay işleyecek yasal faizi ile birlikte kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1991 tarihinde bağ-kur tescil kaydının başlatıldığını, 02.02.1996 tarihi itibari ile davacının 51.465,199 TL ödeme yapması gerektiğinin davacıya Kurum tarafından bildirildiğini, davacının 16.11.2016 tarihinde Unkapanı SGM’ne yaptığı emeklilik müracaatına yönelik başvuruda bağ-kur dosyasının incelendiğini, davacının vergi mükellefiyet kaydının sona erdiğine ilişkin yazıyı kuruma ibraz etmediğini, vergi mükellefiyet kayıtlarında gözüken uyuşmazlık nedeniyle vergi dairesine çelişkinin giderilmesine yönelik yazı yazıldığını, Ümraniye Vergi Dairesinin 27.12.2016 tarih ve 51665 sayılı cevabında davacının vergi mükellefiyet sürelerinin 31.01.1991-31.01.1992 olarak bildirilmesinin ardından davacının bağ-kur tescilinin yeniden düzenlendiğini, bu kapsamda davacının ödenen primlerinin 31.01.1991-31.01.1992 tarihleri arasında zorunlulu sigortalılık, 01.07.1997-31.05.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılık olmak üzere toplam 1 yıl 11 ay olarak düzeltildiğini, sigortalının bahsi geçtiği şekilde 2279 gün hizmet almasını gerektirecek bir ticari faaliyetinin olmadığını, isteğe bağlı sigortalılık kapsmında başka prim ödemesinin de bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davacının 20/12/2016 tarihi itibarı ile yaş haddinden emekliliğe hak kazanmış olduğu ve bu tarihi takip eden ay başından itibaren ödenmesi gereken aylıkların yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesi gerektiğini tespitine” karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalı Kurumun istinaf isteminin reddine” karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, resmi vergi kayıtlarına göre işlem yaptıklarını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından davacının 03.01.1992 tarihinde, 31.01.1991 tarihinde başlayan vergi kaydına istinaden ilk tescilini yaptırdığı, 31.01.1991 – 30.04.1997 arasındaki sigortalılık sürelerini 4247 sayılı Yasa kapsamında yapılandırarak 10 taksitte ödediği, 1287 gün de 4/1-a kapsamında olmak üzere toplam 3566 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 16.11.2016 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu sabittir.
Tahsis talebi üzerine kurumca vergi dairesinden gönderilen yazıya istinaden 31.01.1992’de sona eren vergi kaydına istinaden 31.01.1992 terk şeklinde sigortalılığının sonlandırıldığı ve eksik gün nedeniyle yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda, primi tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu bağkur sigortalılık sürei olarak tespitine dair hüküm yerinde olmakla birlikte, bu sürelerin kabulüne rağmen davacıya yaşlılık aylığı tahsisi için gerekli 3600 gün koşulunun gerçekleşmediği, tahsis talep tarihinde 34 gün eksiğinin olup aylık bağlama koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, yaşlılık aylığı tahsisi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.