Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4754 E. 2022/8689 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4754
KARAR NO : 2022/8689
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2020 tarih ve 2020/668 E. – 2020/935 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.03.2021 tarih ve 2021/291 E. – 2021/280 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı Odak Pazarlama İhracat İthalat Mümessillik A.Ş., Odak Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. ve Focus Aksesuar Tic. A.Ş. unvanlı şirketlerde bulunan hisselerini 24.12.2015 tarihli hisse devir protokolü ile davalıya devrettiğini, ilgili protokol kapsamında davacının hisse devir bedelinin 3.989.373 USD olarak belirlendiğini, ancak hisse devir bedelinin 3.282.334 USD’lik kısmının ödendiğini, bunun üzerine öncelikle arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk sürecinin de neticesiz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalının icra dairesinin yetkisiyle birlikte esas yönünden itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın, Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu bakiye alacağa ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklık ilişkisi kapsamında açılan bir dava olmadığı, protokol hükümleri kapsamında hisse devir bedeli alacağına ilişkin bir dava olduğu, HMK’nın 14/2. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı, itirazın iptali davası açılabilmesi için gerekli dava şartlarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunması olduğunu, takip tarihi itibari ile yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmadığını, Bakırköy İcra Dairesi’nin takip tarihi itibari ile davacı ve davalının yerleşim yerindeki icra dairesi olmadığı gerekçesiyle davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davanın şirket ortaklık ilişkisi kapsamında açılan bir dava olmadığı, protokol hükümleri kapsamında hisse devir bedeli alacağına ilişkin olduğu, yetkili icra dairesinin davalının yerleşim yerindeki icra dairesi olduğu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen ve istinaf incelemesi sonucunda aleyhine yeni hüküm kurulmadığı anlaşılan davalı …’ın temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. madde yollamasıyla katılma yolu ile temyize ilişkin kıyas yolu ile uygulama bulan 6100 sayılı HMK’nın 348/2. maddesinde, istinaf yoluna başvuran bu talebinden feragat eder ya da talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir. Belirtilen madde hükmü gereğince, davalı vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak esasa girilmeden temyiz isteminin reddine karar verildiğinden, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz istemlerinin REDDİNE, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.