Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17715 E. 2009/7203 K. 26.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17715
KARAR NO : 2009/7203
KARAR TARİHİ : 26.05.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan… Yol Yapı İnş. Mad. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacı sigortalının iş kazası sonucu beden güç kaybına uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece ,5.000.00 TL maddi zarar ile 10.000.00 TL manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı şirkete ait işyerinde çalışırken 22.11.2003 tarihinde silindir makinesinin sağ ayağını ezmesi sonucu %17 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği, olayın SGK’ca iş kazası olduğu kabul edilerek davacıya sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, açılan kamu davasında alınan 29.04.2005 havale tarihli kusur raporunda işyeri şantiye şefi İbrahim Harman’a 2/8, işverenin diğer işçisi …’a 4/8,davacıya 2/8 oranında kusur izafe edildiği,İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesince … ve İbrahim Harman’ın 765 sayılı TCK 459/2. maddesi ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği,Mahkemece aldırılan iki kusur raporunda da, olayda işveren şirketin %40,işverenin işçisi …’ın %40,davacının da %20 kusurlu olduğunun tesbit edildiği, şantiye Şefi İbrahim Harman yönünden inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 53. maddesine göre hakim kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakiminin bağlamaz.
Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen Borçlar Kanununun sözü geçen hükmü hukuk hakimini ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Olayda söz konusu olan Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi hükmü ile kanun koyucunun ortaya koyduğu ilke, hukuk hakiminin varacağı sonuçta bağımsız olduğu hususudur. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız bir bağımlılık değildir. Her ne kadar ceza hakiminin beraata ilişkin olarak verdiği karar kusurun var olup olmadığı veya oranı, zararın miktarı, temyiz kudreti ve illiyet bağı gibi hususlarda hukuk hakimini bağlamaz ise de her mahkumiyet kararı o fiilin hukuka aykırılığın tesbit etmesi bakımından hukuk hakiminin bağlayıcı vasıftadır.
Somut olayda tazminat davasına bakan bu mahkeme ceza mahkemesinde alınan kusur raporundaki kusur dağılımı ve ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı ile bağlı olmasa da,ceza mahkemesince belirlenen maddi olgularla bağlı olduğu dikkate alınarak dava dışı şantiye şefi İbrahim Harman’ın Asliye Ceza Mahkemesince kusurlu kabul edilerek ceza verilmiş olması ve kararın kesinleşmiş olması karşısısnda, bu kişiye bir miktar kusur verilmesi ve aldırılan kusur raporlarında bu kişinin kusuru yönündede inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işveren vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı şirketin öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.