YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6427
KARAR NO : 2008/7023
KARAR TARİHİ : 06.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 137 ada 1 parsel sayılı 15127.20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, irsen intikal, taksim, hisse satın alma, hisse bağışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 4/6 hissesi … kızı …, 1/6’şar hissesi … evlatları … ve … adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, hisse bağışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve çekişmeli parselin 18/36 hissesinin …, 6/36’şar hisselerinin … ve …, 6/36 hissesinin hisseleri oranında davacı … mirasçıları adına (2/36 hissesinin …, 1/36’şar hisselerinin …, …, … ve … adlarına) tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tespit dayanağı vergi kaydının kapsamında kaldığı ile davacı …’nin çekişmeli taşınmazda intikalen ve kardeşinden satın almak suretiyle toplam 6/36 payının bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya içinde örneği bulunan ve çekişmeli taşınmaza uyduğu anlaşılan tespit dayanağı (82) tahrir numaralı vergi kaydının 1/4 hissesi … , 1/4’er hisseleri … kızları …, … ve … adına kayıtlıdır. Tutanağın edinme sebebinde ise tespit dayanağı vergi kaydının 1/4 hissesinin … oğlu … , 1/4’er hisselerinin kızları …, … ve … adlarına kayıtlı olduğu; vergi kaydında hissesi 1/4 olarak yazılmakla birlikte aslında taşınmazın yarısının … ’e ait olduğu kabul edilmek suretiyle ve sonraki akdi ve irsi ilişkiler açıklanarak tespit yapılmıştır. Tutanağın edinme sebebinde … oğlu … ’in mirasçıları ile … oğlu … ’nin eşi … ’den olan çocuklarının karıştırıldığı, vergi kaydı maliki … olduğu halde … oğlu … ’in vergi kaydı maliki kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içindeki kayıt ve belgelere göre … veya … ile … mirasçıları arasındaki akdi veya ırsi ilişki açıkça anlaşılmamaktadır. Kabule göre de, taraflar arasında yazılı bir belge olduğu ve aksinin aynı kuvvette belge ile
ispat edilmesi gereken vergi kaydına itibar edildiği ve davalı …’in pay satın almalarına değer verilmediği bildirildiği halde, davacı … mirasçılarına … ve …’den intikal eden oranda pay verilmediği anlaşılmaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için tespit dayanağı vergi kaydında 1/4 hissesi bulunan … ’in veraset ilamı veya veraset ilamına esas nüfus kayıtları dosya içine getirtildikten ve … ile … arasındaki irsi veya akdi ilişkiyi belirlemek amacıyla mahkemece gerekli görülecek ve tarafların bildirecekleri tüm deliller dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; çekişmeli taşınmazın öncesinde kim veya kimlere ait olduğu, bir kişiye mi birden fazla kişiye mi ait olduğu, birden fazla kişiye aitse bu kişiler arasındaki ilişkinin ne olduğu, taşınmazın kimden kime intikal ettiği, geçen sürede nasıl ve kimler tarafından kullanıldığı, tespit dayanağı vergi kaydının neden adı geçen kişiler adına oluşturulduğu, vergi kaydı tesisi öncesinde veya sonrasında hangi akdi ve ırsi ilişkilere konu olup, malikleri veya mirasçıları arasında usulen taksime konu olup olmadığı, ilgilileri arasında pay satışlarının olup olmadığı, pay satışları varsa kimler arasında ve ne surette olduğu; taşınmaz üzerinde uzun süredir davalı … ve eşi ile davalılar … ve …’nin zilyet olmasının hangi akdi ve irsi ilişkilerden kaynaklandığı gibi hususlar tek tek sorulup olaylara dayalı olarak saptanmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri dinlenerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve özellikle taşınmaz öncesinde ortak kök muristen kalmışsa ve mirasçılar arasında usulen taksime konu olmamışsa mirasçılar arasında zilyetlikle mal edinmenin söz konusu olamayacağı, dayanak vergi kaydı taraflar arasında yazılı bir belge ise de bir mülkiyet belgesi değil zilyetlik belgesi olduğundan zilyetlikle birleşmesinin zorunlu olacağı, uzun süreli kullanımın taksime karine olabileceği; taksime dayanan tarafının taksimin varlığını, tarihini, taksime tüm paydaşlar veya yetkili temsilcilerinin katıldığını ve taksim sonrası ilgililerin paylarına nelerin düştüğünü kanıtlamakla yükümlü olacağı gibi ilkeler de gözetilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 06.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.