YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7220
KARAR NO : 2008/7205
KARAR TARİHİ : 13.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 257 parsel sayılı 125.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 hisselerle … evlatları … ve … adına tespit edilmiştir. Davacılar … mirasçıları … ve müşterekleri, yasal süresi içerisinde çekişmeli taşınmazın müstakilen murisleri … mirasçıları adına tespiti gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 25-30 yıl önce ailenin büyüğü olması nedeniyle davacıların murisi … tarafından satın alındığı, geçen sürede taşınmazın birlikte kullanıldığı, davacıların murisi …’in kendi adına satın almasının söz konusu olmadığı gibi müstakil zilyetliğinin de bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bu konuda yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın üçüncü kişiden davacıların murisi … tarafından kendi adına mı, yoksa satın alma tarihinde birlikte oldukları Hakkı dışındaki diğer kardeşleri ile ortak mı alındığı hususundadır. 21.09.2006 tarihinde mahallinde yapılan keşfe katılan yerel bilirkişi ve tanık, taşınmazın üçüncü kişiden kendisi ve o tarihte ortak olan diğer kardeşleri adına davacıların murisi … tarafından müştereken satın alındığını, kendi adına satın alınmasının söz konusu olmadığını, sonraki dönemde taşınmazın birlikte kullanıldığını bildirdikleri halde, bilgisine başvurulan ve taraflar arasındaki ilişkiyi en iyi bilebilecek durumda bulunan davalının kardeşi ve davacıların amcası … bu taşınmazın … tarafından kendi adına satın alınıp kullanıldığını, diğer kardeşlerin taşınmazda haklarının bulunmadığını bildirmiştir. Mahkemece beyanlar arasındaki bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin ne şekilde olduğunu bilebilecek durumda bulunan, beyanlarda adı geçen ve halen sağ olan kardeşleri …, davalı … ile sağ ise taşınmazın öncesinin ait olduğu bildirilen …, varsa alım-satım belgeleri ile alım satıma aracılık etmiş diğer kişiler hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın davacıların murisi … tarafından önceki malikinden kendi adına mı yoksa diğer kardeşleri ile ortak olarak mı satın alındığı, satın alma için ödenen paranın kimin tarafından karşılandığı, sonrasında taşınmazın kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne kadar süreler
ile kullanıldığı, bu taşınmazın … ile kardeşleri arasında sonraki dönemde paylaştırmaya veya herhangi bir akdi ilişkiye konu olup olmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.