YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18974
KARAR NO : 2023/390
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/239 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, atılı suçun sabit olduğuna, kararın lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, 30.4.2015 tarihinde de savcılığa başvurarak katılanın kiracı olarak oturduğu konutun kilidini kırarak Suriye uyruklu kişilere kiraya verdiğini, eşyalarının Suriye uyruklu kişilerce kullanıldığı ve zarar verildiği iddiasıyla haksız ihbarda bulunarak şikâyetçiye iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Tanıklar S.Ö. ve M.T. beyanlarında sanığın kirayı ödemeden konuttan ayrıldığını, kiracı olarak oturduğu … başka kimseye kiraya verilmediğini beyan etmişlerdir.
3. 22.01.2016 tarihinde konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın savcılığa başvurarak katılanın kiracı olarak oturduğu konutun kilidini kırarak Suriye uyruklu kişilere kiraya verdiği iddiasıyla şikayette bulunduğu, yapılan soruşturma sonucu dinlenen tanıklar, müşteki beyanları ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat ettiğinin anlaşıldığı, mağdur hakkında konut dokunmazlığını ihlal suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanığın şikayetçi olmak suretiyle işlediği eyleminde herhangi bir maddi … ve delil uydurmadığı gözetilmeden koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “22.01.2016” yerine, “30.04.2015” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/239 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.