YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13913
KARAR NO : 2022/16611
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf ve fer’i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işveren nezdinde 08.02.2016 – 03.11.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı halde, çalışmalarının tam gösterilmediğini, başka kişi ve kurum üzerinden İş-kur kapsamında gösterildiğinin tespit edildiğini beyanla, 08.02.2016-03.11.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili, davacının öğrenci olup, İşkur’a işbaşı eğitim programı için başvurduğunu ve İşkur vasıtası ile Tip sözleşmeyi müvekkilinin sadece mali müşavirliğini yaptığı dava dışı diğer şirketlerle yaptığını ve mesleki beceri kazandırma programına katıldığından, bu nedenle hiçbir zaman davalı müvekkilinin çalışanı olmadığını, bu nedenle husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin sadece mükellefi olduğu şirketin isteği ile davacıya işbaşı eğitim programı çerçevesinde ön muhasebe eğitimini dava dışı ….Tic.Ltd.Şti. adına ve … nolu program çerçevesinde verdiğini, aynı şekilde …firması ile 2016 yılında işbaşı eğitim programı çerçevesinde İşkur’dan bu firma tarafından temin edilerek …adına ön muhasebeci olarak yetiştirilmek üzere davalı müvekkili yanına eğitime gönderildiğini, davacının üniversite öğrencisi olup, ön muhasebe öğrenmek için işbaşı eğitim programına katıldığını, hem üniversitede okuması hem de her gün 8 saat çalışmasının fiilen imkansız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer’i Müdahil … Başkanlığı vekili, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin tescil kaydının bulunamadığını, davacının çalışmalarının hizmet döküm cetvelinde görüldüğü gibi olup, diğer davalı yanında çalıştığını iddia ettiği sürede başka işyerlerinde çalışmalarının olduğunun görüldüğünü, davacının çalışma iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“1-Davanın kısmen kabulü ile,
Davacının davalı işyerene ait 1667807.35 sicil sayılı işyerinde 12/08/2016-31/01/2017 ve 30/07/2017-23/08/2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 192 gün çalıştığının, 192 günlük çalışmasının …’ya bildirilmediğinin tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“1-) … 14. İş Mahkemesinin 02/07/2020 tarih, 2017/576 Esas ve 2020/78 Karar sayılı sayılı kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.02.2016-12.08.2016 tarihleri arasında davalı yanında çalışmış olmasına rağmen eğitim programındaymış gibi gösterildiğini, işbaşı eğitim programında kayıtlı gösterilerek sigortasız çalıştırıldığını, çalışmalarının eksik tespit edildiğini beyanla eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının işvereni olmadığını, davacı ile davalı müvekkilimiz arasında hizmet akdi yapılmadığını, fiili bir çalışması olmadığını, müvekkilinin işveren sıfatı olmadığını, davacının öğrenci olduğunu, İşkura iş başı eğitim programı için başvurduğunu, İşkur vasıtası ile tip sözleşmeyi müvekkilinin sadece mali müşavirliğini yaptığı dava dışı diğer şirketlerle yaptığını ve mesleki beceri kazandırma programına katıldığını, 2016 yılı Mart ayında doğum yapması nedeniyle 2016 Eylül ayına kadar ofise uğrayamadığından davacının kendisine yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine 09.09.2016 tarihli, 470081 nolu yoklama fişinde davacının adı bulunduğunu beyanla eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1) Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Eldeki davada, davacının … Programı kapsamında farklı dönemlerde dava dışı … şirketlerine gönderildiği, ön muhasebe işinde meslek eğitimine tabi tutulduğu, davalının da bu şirketlerin mali işlerini yürüten mali müşavir olduğu, İşkur’dan iş edindirme eğitimi olmak üzere kursiyer olarak işe aldıkları davacıyı firmalarında ön muhasebe işlemlerini öğrenmesi için firmalarının mali müşaviri davalı …’in yanında eğitim alması ve işi öğrenerek olumlu gelişme göstermesi halinde firmalarında muhasebe elemanı olarak istihdam edilmek üzere mali müşavirlerine gönderildiği ve mali müşavirlerinin yanında eğitim aldığının anlaşılması karşısında davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olmadığı gözetilmeksizin tespit kararı verilmesi hatalıdır. Mahkemece, davacı tanıkları da dinlenmek suretiyle kim tarafından istihdam edildiği araştırılmak suretiyle belirlenmeli, davacı dışında başka işverenle ilişkisi olduğunun saptanması halinde davaya dahil edilerek delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.