Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4058 E. 2008/3374 K. 13.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4058
KARAR NO : 2008/3374
KARAR TARİHİ : 13.05.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1047 ada 41 parsel sayılı 34217.56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı Hazineye ait tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı ancak tapu tesisinden itibaren geriye doğru davacı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresi dolduğu gibi, davacı dayanağı tapu kaydının da dava konusu taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalarda 1303 belirtmelik parseli olarak belirlenmiş, mütegayyip eşhastan kaldığı gerekçesiyle 2.1.1964 tarih 18 sıra sayılı tapu kaydı ile ve 35.000 metrekare yüzölçümüyle Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davacı dayanağı 25.5.1972 tarih 16 sıra sayılı 13068 metrekare yüzölçümündeki tapu kaydı, Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.9.1963 tarih 1961/61 esas, 1963/119 karar sayılı, 25.10.1963 kesinleşme tarihli ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu kaydının dayanağı tescil krokisi getirtilmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; tescil davasında Hazinenin taraf olması nedeniyle ilamın taraflar açısından kesin hüküm oluşturduğu nazara alınmalı, Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile, davacı tapusunun dayanağı tescil ilamının haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir.
Tescil krokisi kapsamında kalan bölümün davacı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırında okunan “dere ” sınırının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmak suretiyle bu sınırın gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olacağı düşünülmeli, davacı tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusunun kapsamında bulunan bölüm hakkında ise tescil ilamının kesinleşme tarihi ile Hazine tapusunun tesis tarihi arasında 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresi dolmadığından Hazine adına tescil kararı verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.