YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6206
KARAR NO : 2008/7224
KARAR TARİHİ : 13.11.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 25 parsel sayılı 222 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, ifraz, satış, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve arkadaşları adına tesbit edilmiş, ilgili idare ve ruhsat sahipleri yararına 3303 sayılı Kanun’un 3. maddesinde öngörüldüğü biçimde şerh verilmesi hususu da tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalılardan … , … ile veraset ilamı uyarınca ölü … ile … mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu, dere yatağı olmadığı, Hazine ile ilgisi bulunmadığı, davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dairemize intikal eden ve çekişmeli taşınmaz ile öncesi bir bütün iken ifraz edilen ve aynı vergi kaydının uygulandığı anlaşılan 104 ada 29 parsel sayılı taşınmazla ilgili dava dosyasının 6.11.1998 tarihinde yapılan 2. keşfinde 1998 yılında meydana gelen sel felaketinden sonra taşınmazın aktif dere yatağı haline geldiğinin belirtilmiş olması nedeniyle 29 sayılı parsel sayılı taşınmazın aktif dere yatağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. O halde doğru sonuca ulaşabilmek için dava konusu taşınmazın komşusu parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ile varsa dayanakları kayıtlar ve belgeler ile tesislerinden itibaren tüm tedavüllerinin, kadastro tespitleri kesinleşmiş ise kadastroca oluşan tapu kayıtlarının getirtilmesi, davalı iseler dava dosyaları incelenerek tutanak düzenlenmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, davanın sonucunda yararı olmayan mahalli bilirkişiler ile ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar, üçer kişiden oluşan uzman jeolog bilirkişiler, ziraatçi bilirkişiler ve fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılarak taşınmazın öncesinin ne olduğu, nasıl kullanıldığı, toprak yapısı, bitki örtüsü ile ilgili bilgi alınmalı, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ile yeni tarihliler birlikte uygulanmak suretiyle taşınmazın aktif dere yatağı
içerisinde kalıp kalmadığı konusunda uzman bilirkişilerden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşfi izleme olanağı veren krokili rapor düzenlettirilmeli toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de dava reddedilerek kısa kararda “taşınmazın tesbit gibi davalılar adına payları oranında tesciline” denildiği halde gerekçeli kararda tesbite aykırı şekilde hüküm kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.