YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3173
KARAR NO : 2009/9118
KARAR TARİHİ : 28.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 135 ada 50 ve 136 ada 23 parsel sayılı 28427.25 ve 30732.78 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle davalı … adına, 138 ada 25 ve 143 ada 48 parsel sayılı 7660.85 ve 3675.98 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların 2/7 payına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ve çekişmeli taşınmazların 1/7 payının davacı adına, geri kalan payların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı …’un temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 135 ada 50 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı …’un çekişmeli 136 ada 23 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, 136 ada 23 sayılı parselin davacı dayanağı olan 04.04.1938 tarih, 144 sıra nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı ve davalının kabul beyanına göre davacının 1/7 payı bulunduğu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davalı …’tan davacının 1/7 payı olduğuna ilişkin kabulünün tapu kaydına mı, yoksa çekişmeli taşınmaza mı ilişkin olduğu sorulup, açıklattırılmamış, 136 ada 23 sayılı parsele uyduğu kabul edilen tapu kaydının aynı zamanda davacı adına tespit edilip kesinleşen 7500 metrekare miktarlı 136 ada 62 sayılı parseli de kapsadığı anlaşılmasına rağmen, çekişmeli 136 ada 23 sayılı parsel ile 62 sayılı parselde taksim yapılıp yapılmadığı, 62 sayılı parselin taksim nedeniyle mi davacı adına tespit edildiği hususu açıklığa kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için davalı …’tan belirtilen husus sorularak; kabulün davacının çekişmeli taşınmazda 1/7 payı olduğunun kabulü anlamına gelmediğinin anlaşılması halinde taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli 136 ada 23 sayılı parsel ile davacı adına tespit edilen 62 sayılı parsel davacı dayanağı tapu kapsamında kaldığına göre tapu malikleri arasında paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne zaman yapıldığı, kime hangi taşınmazın isabet ettiği, çekişmeli taşınmazın kime isabet ettiği, davalı … ya da murisi …’ya isabet edip etmediği, çekişmeli taşınmazda ve davacı adına tespit edilen 62 sayılı parselde kimin hangi tarihten beri zilyet olduğu, zilyetliğin malik sıfatıyla olup olmadığı hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit tutanağında yazılı bilgilere aykırılık halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
3- Davalı …’un çekişmeli 138 ada 25 ve 143 ada 48 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, davacının 138 ada 25 ve 143 ada 48 sayılı parsellerde 1/7 payı bulunduğu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı çekişmeli taşınmazlarda 2/7 payı olduğu iddiasıyla dava açmış, davalı … davanın reddini istemiştir. Yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri 138 ada 25 ve 143 ada 48 sayılı parsellerin ortak muris …’ten kaldığını beyan etmişler, ancak yerel bilirkişilerden yalnızca bir tanesi taşınmazlarda paylaşma yapılmadığını ve davacının 1/7 payı bulunduğunu beyan etmiş, diğer bilirkişiler ise paylaşma konusunda bilgileri olmadığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Dosya kapsamı itibariyle çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi …’ten kaldığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, … terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığı hususunda olup mahkemece bu konuda usulüne uygun bir araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için ortak muris …’ten kaldığı sabit olan tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri getirtilmeli, taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, mahallinde daha önce dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Taşınmaz başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından ortak muris …’in terekesinin paylaşılıp, paylaşılmadığı, paylaşmada mirasçıların tümünün ya da yasal temsilcilerinin hazır bulunup, bulunmadığı paylaşmanın ne zaman yapıldığı, kime hangi taşınmazların isabet ettiği, çekişmeli taşınmazların kimin payına isabet ettiği, davalı … ya da murisi …’ya isabet edip etmediği, dosyada mevcut olup davacı adına tespit edilen 125 ada 9 ve 138 ada 27 sayılı parseller ile davacı ile davalı … murisi … adına müştereken tespit edilen 125 ada 8 sayılı davalı … adına tespit edilen 143 ada 65 sayılı ve ortak muris … mirasçılarından dava dışı Şükrü adına tespit edilen 143 ada 49 ve 66 sayılı parsellerin ortak muris …’ten kalıp kalmadığı, kalmış iseler paylaşmaya dahil edilip edilmedikleri, çekişmeli taşınmazda ve ortak muristen kaldığı sabit olan tüm taşınmazlarda kimin hangi tarihten beri zilyet olduğu, zilyetliğin malik sıfatıyla olup olmadığı hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespit tutanağında yazılı bilgilere aykırılık halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.