Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4305 E. 2008/3650 K. 26.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4305
KARAR NO : 2008/3650
KARAR TARİHİ : 26.05.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 164 ada 23 parsel sayılı 23066.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü oldukları beyanlar hanesinde şerh verilen …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine yasal süresi içinde taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 164 ada 23 sayılı parselin tespit maliklerinin mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın 20 yılı aşkın süre ile davalılar tarafından otunun biçilmesi suretiyle ekonomik amacına uygun olarak kullanıldığı ve davalılar yararına 3402 sayılı kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile dava açmış; delil olarak da 21.9.2006 tarihli “tutanak” başlıklı belge ile 22.9.2006 tarihli, … mühendisi … imzalı rapora dayanmıştır. Hazinenin dayanağını oluşturan … bilirkişi raporu ile idari tahkikat tutanağında taşınmazın % 25 eğimli, geven gibi çok yıllık istilacı yabancı otlarla kaplı, toprak yapısı sert ve taşlı oluşu nedeniyle uzun yıllardır işlenmemiş olduğu, taşınmazın hayvan otlatılarak kullanıldığı ve tarım arazisi özelliğini taşımadığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen … Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen raporda ise; taşınmazın en son 3 yıl önce ekildiği, üzerinde geven gibi çok yıllık yabancı otların mevcut olmadığı, kendiliğinden yetişmiş otların biçilmesi suretiyle faydalanıldığı belirtilmiştir. Taşınmazın niteliği hususunda raporlar arasında çelişki bulunduğu halde üç kişilik … bilirkişi kurulundan bu çelişkiyi giderecek rapor alınmamıştır. Ayrıca çekişmeli taşınmazın hududunda bulunan 164 ada 1 sayılı parsel 4342 sayılı Mera Kanunu gereğince Kadastro Komisyonunca kadimden beri köy halkının mera olarak kullandığı yerlerden olması nedeniyle mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmış ve tespiti kesinleşmiştir. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köyden ve davada yararı bulunmayan kişiler arasından seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı yöntemle belirlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmaz meraya bitişik olduğu halde keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar bu yöntemle belirlenmemiş, taşınmazın,
sınırında bulunan meradan açılarak elde edilip edilmediği araştırılmamış; taşınmazların niteliğinin doğru olarak belirlenmesi, yargılamanın kısa zamanda ve en az masrafla sonuçlandırılması ve varılacak sonucun doğru olması için, Hazinenin aynı iddia ile aynı adada bulunan komşu parsellerle ilgili açtığı ve derdest bulunan davaların birleştirilmesi hususu da düşünülmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, teknik ve uzman üç kişilik … bilirkişi kurulu huzuru ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, öncesinin kamu orta malı mera olup olmadığı, kadimden beri mera olarak kullanılıp kullanılmadığı ve sınırında bulunan meradan açılıp açılmadığı etraflıca sorulmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, hakimin taşınmazın konumu, toprak yapısı ve üzerindeki bitki örtüsüne ilişkin gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, uzman … mühendisleri kurulundan Hazinenin dayanağını oluşturan … bilirkişi raporundaki bulguları ile önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen … bilirkişi raporundaki bulguları değerlendirecek, oluşan çelişkiyi giderecek şekilde taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir, çevre taşınmazlara ve özellikle sınırındaki mera parseline göre arz ettiği özellikleri belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; aynı adada yer alan parseller hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı davaların birleştirilmesi hususu düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; Kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve açık sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu halde, davalılar adına 1/6, 1/30, 1/210’ar hisse ile tescile karar verilerek pay ve payda toplamında eşitsizlik ve paydada farklılık yaratılarak ortak payda belirlenmeden infazı kabil olmayacak şekilde sicil oluşturulması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.