Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/2290 E. 2007/2111 K. 04.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2290
KARAR NO : 2007/2111
KARAR TARİHİ : 04.06.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle” “Tespite esas alınan tapu kaydı ve haritası, belirtmelik tutanak ve ekleri, dağıtım yapılmış ise dağıtım cetvelleri getirtilerek taşınmaz başında keşif yapılması, Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı ve haritası, belirtmelik tutanak ve ekleri dağıtım cetvelleri uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, belirtmelik tutanağında taşınmazın ne olduğu ve kimin işgalinde bulunduğu hususundaki bilgilerin tutanağa aktarılması, taşınmazın geçmişte ne durumda olduğu, kime ait olduğu, kimden intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, öncesinin kamuya tahsis edilen mera, otlak, harman yeri gibi yerlerden olup olmadığı, taşınmaz dağıtıma tabi tutulmamış ise Hazine tapusunun tesisinden önce kullanılıp kullanılmadığı ve kullanmanın ne kadar süreye ulaştığının etraflıca sorulup saptanması, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsamını ve belirtmelik tutanak ve haritasındaki konumunu gösterir kroki düzenlettirilmesi, toplanan delillerin belirtmelik tutanağındaki bilgilere aykırı düşmesi halinde tüm belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılması gerektiği gibi, kabule göre de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen sınırlamalar ile ilgili araştırma yapılmamasının da usul ve kanuna aykırı bulunduğuna” değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişme konusu 120 ada 117 parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm; davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Mahkemece, Hazine tapusunun tesisinden geriye davacının 20 yıla aşkın zilyet bulunduğu ve davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 46 ve 14.maddelerinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünce taşınmaza ait tablendikatif ve cetvel gönderilmiş, taşınmaza ait belirtmelik tutanağının bulunmadığı bildirilmiştir. Dosyaya getirtilen tablendikatif, cetvel ve toprak tevzi haritasına göre taşınmaz 127 numaralı tevzi parselinden ifraz ile 581 ve 582 parsele ayrıldığı, kuzeyde bulunan 581 parselin tapu ile …’a bırakıldığı, 582 parselinde … işgalinde Hazine adına belirtildiği ve 4753 sayılı Yasa’ya göre temlik cetveli esas alınarak Hazine adına 1965 tarih ve 224 numaralı tapu kaydının oluşturulduğu ve bu tapu kaydının da niza konusu taşınmaza uyduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın kuzeyinde bulunan 75 nolu parsel iskanen oluşan tapu kaydı uygulanarak …’tan intikalen davacı adına tespit edilip kesinleşmiştir. Sözü edilen 75 parsele uygulanan tapu kaydı kuzeyi orman güneyi yol okuduğu, taşınmaza batıdan komşu 62 parselin dayanağı tapu kaydı taşınmaz yönünü metruke, yine doğudan komşu 40 parsel dayanak tapu kaydı doğusu metruke, batısı yol okuduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece komşu parsellerin dayanağı olan iskanen oluşan tapu kayıtları celp edildiği halde dayanağı olan iskan belgeleri getirtilerek ve mahallinde tüm hudutları uygulanarak komşu taşınmazlara tam olarak uyup uymadığı ve taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu tespit edilmemiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte, mahalli bilirkişi davacıya ait ve taşınmazın kuzeyinde bulunan 75 parsel dayanağı tapu kaydının güneyinde yol olmadığını, komşu 77 parsel dayanak tapu kaydının kuzey ve güney hududunun ters yazıldığı, kuzeyde hendek bulunduğu,62 parsel dayanak tapu kaydı taşınmaz yönünü metruke okuyup bu hududu bilemediğini beyan etmiştir. Ancak komşu 62 parsel dayanağı tapu kaydı hududunda geçen metruke ile 40 parselde geçen yol ve metrukenin neresi olduğu tespit edilmemiş ve teknik bilirkişiden tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmamıştır. Yine komşu 40 ve 62 parsel iskan kayıtları dört hudut itibariyle uygulanıp taşınmazlara aidiyeti kesin olarak belirlenmemiş, hudutlarında dönüklük olup olmadığı ortaya konulmamıştır. Tapu kayıtlarının söz konusu parsellere tüm hudutları ile uyması ve taşınmazı metruke okuması halinde aksinin aynı kuvvette belge ile ispat edilebileceği dikkate alınmalıdır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle taşınmazı dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin kadastro tespitinde esas alınan iskan tapu kayıtlarının dayanağı iskan belgeleri getirtilmeli, taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişiler yardımı ile kayıtlar ve dayanağı tüm belgeler uygulanarak, revizyon gördükleri komşu parsellere uyup uymadığı ve niza konusu taşınmazı ne olarak okuduğu belirlenmeli, kayıtların hudutlarının ters yazılıp yazılmadığı üzerinde durulmalı, komşu 40 parsel dayanağı 18.4.1950 tarih ve 64 sıra numaralı tapu kaydı nizalı taşınmaz yönünü batıda yol, doğuda metruke okuduğundan yolun nereden geçtiği zeminde mevcut olup olmadığı, doğu hudutta geçen metruke yerinin neresi olduğu,tapunun doğu ve batı hudutlarının ters yazılıp yazılmadığı araştırılmalı, yine komşu 62 parsele uygulanan iskanen oluşan 9.3.1944 tarih 55 sıra numaralı tapu kaydının tüm hudutları uygulanarak 62 parsele uyup uymadığı belirlenmeli, nizalı taşınmaz yönünü metruke okuması üzerinde durulmalı, dava konusu taşınmaza kuzeyden komşu davacıya ait ve toprak tevzinin 581 parseli olduğu anlaşılan ve iskanen oluşan 15.6.1948 tarih ve 45 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak hudutları zeminde tek tek gösterilmeli,teknik bilirkişiden komşu parsellere ait tapu uygulamasını ve tüm hudutlarını gösterir, keşfi takibe imkan verir şekilde ayrıntılı krokili rapor alınmalı, özellikle komşu 62 ve 40 parsel tapu kayıtlarının hudutlarının dönük olarak uyması, dört hudut itibariyle parsellere aidiyetlerinin belirlenmesi ve nizalı taşınmazı metruke okumaları halinde aksinin aynı kuvvette belge ile kanıtlanabileceği ve davalı taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceği nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.6.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.