Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2023/267 E. 2023/367 K. 13.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/267
KARAR NO : 2023/367
KARAR TARİHİ : 13.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2038 E., 2022/2081 K.

DAVA TARİHİ : 05.10.2020

2. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 18. … Mahkemesi
SAYISI : 2020/313 E., 2021/93 K.
DAVA TARİHİ : 29.09.2020

3. BİRLEŞEN DAVA
MAKEMESİ : … 23. … Mahkemesi
SAYISI : 2020/594 E., 2021/38 K.
DAVA TARİHİ : 29.09.2020

4. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 14. … Mahkemesi
SAYISI : 2020/606 E., 2020/852 K.
DAVA TARİHİ : 29.09.2020

5. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 14. … Mahkemesini
SAYISI : 2020/614 E., 2020/851 K.
DAVA TARİHİ : 01.10.2020

6. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 7. … Mahkemesi
SAYISI : 2020/308E., 2021/63 K.
DAVA TARİHİ : 28.09.2020

7. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 35. … Mahkemesi
SAYISI : 2021/81 E., 2021/124 K.
DAVA TARİHİ : 29.09.2020

8. BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : … 35. … Mahkemesi
SAYISI : 2020/584 E., 2020/901 K.
DAVA TARİHİ : 29.09.2020

KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar vekilleri
İLK DERECE
MAHKEMESİ : … 2. … Mahkemesi

Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı … Asfalt Fabrikaları Sanayi ve Ticaret AŞ (İSFALT AŞ) vekili dava dilekçesinde; davalı Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikasının (…) müvekkili Şirkette toplu … sözleşmesi yapmak üzere 04.11.2019 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına (Bakanlık) başvurduğunu, Bakanlığın tam 324 gün sonra, müvekkili Şirketin hükmi şahsiyeti, işyeri kayıtları, çalışan sayıları ve üye bilgileri hususlarında gerekli ve yeterli incelemeyi yapmaksızın … Sendikasının gerekli çoğunluğu sağladığını … Büyükşehir Belediye Başkanlığına bildirdiğini, anılan yetki tespiti kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Şirketin … Büyükşehir Belediyesine bağlı işletme olarak değerlendirilerek işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinin emredici hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin 6102 sayılı … Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) hükümlerine tâbi olarak kurulmuş bir belediye iştiraki olduğunu, tamamen ayrı ve bağımsız bir özel hukuk tüzel kişiliği olan İSFALT AŞ’nin … Büyükşehir Belediyesinin bir işyeri olarak değerlendirilmesinin ve bu noktada işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi kapsamına dâhil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, iptali istenen yetki tespitine konu yazıda belirtilen tüzel kişiliklerin her birinin ayrı birer işletme olduğunu ve bu şirketlerin girdiği işkolunun işyerlerinde yürütülen asıl işe göre belirlenmesi gerektiğini, yetki tespitine konu her bir şirketin bağımsız bir tüzel kişiliğinin olduğunu, yönetim ve organizasyon yapılarının ve faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, mülga 2822 sayılı Toplu … Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nda istisna olarak yer alan “… Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için … bir işletme toplu … sözleşmesi yapılır. …” hükmünün 07.11.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu … Sözleşmesi Kanunu’nda (6356 sayılı Kanun) yer almadığını, Bakanlık tarafından 01.03.2014 – 29.02.2016, 01.03.2016 – 28.02.2018, 01.03.2018 – 28.02.2020 olarak üç dönemden beri … Büyükşehir Belediyesi, …, İSPARK AŞ, KÜLTÜR AŞ, İSTON AŞ, İSBAK AŞ ve müvekkili İSFALT AŞ’de kanuna uygun şekilde ayrı tüzel kişilik ve işverenlik olarak değerlendirme yapılarak yetki tespiti yapıldığını ve akabinde toplu … sözleşmesi imzalandığını, dolayısıyla Bakanlık tespit yazısında adı geçen tüm işyerlerinin birbirinden ayrı ve bağımsız birer işyeri olup faaliyet alanlarının da birbirinden farklı olduğunu, söz konusu yetki tespitinin usul ve kanuna tamamen aykırı olduğunu, işbu davaya konu yetki yazısında yer alan işyerleri ile aynı hukuki statüde olan tüzel kişilikler için işyeri kriterleri ve işyerinde yapılan asıl … dikkate alınarak enerji işkolunda faaliyet gösteren … Sendikasına toplu … sözleşmesi bağıtlama yetkisi veren Bakanlığın bu kez kendi uygulaması ile ters düştüğünü, kendisine yetki verilen … Sendikasının, mevcut durumda müvekkili bünyesinde kanunun aradığı üye sayısına sahip olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı … Beton Elemanları ve Hazır Beton Fabrikaları San. ve Tic. AŞ (İSTON AŞ) vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin, … Büyükşehir Belediyesine bağlı işletme olarak değerlendirilerek işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinin emredici hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin 6102 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olarak kurulmuş bir belediye iştiraki olduğunu, tamamen ayrı ve bağımsız bir özel hukuk tüzel kişiliği olan İSTON AŞ’nin … Büyükşehir Belediyesinin bir işyeri olarak değerlendirilmesinin ve bu noktada işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi kapsamına dâhil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleşen davada davacı … Bilişim ve Akıllı … Teknolojileri AŞ (İSBAK AŞ) vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin, … Büyükşehir Belediyesine bağlı işletme olarak değerlendirilerek işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinin emredici hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin 6102 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olarak kurulmuş bir belediye iştiraki olduğunu, tamamen ayrı ve bağımsız bir özel hukuk tüzel kişiliği olan İSBAK AŞ’nin … Büyükşehir Belediyesinin bir işyeri olarak değerlendirilmesinin ve bu noktada işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi kapsamına dâhil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

4. Birleşen davada davacı … (İSPARK AŞ) vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin, … Büyükşehir Belediyesine bağlı işletme olarak değerlendirilerek işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinin emredici hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin 6102 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olarak kurulmuş bir belediye iştiraki olduğunu, tamamen ayrı ve bağımsız bir özel hukuk tüzel kişiliği olan İSPARK AŞ’nin … Büyükşehir Belediyesinin bir işyeri olarak değerlendirilmesinin ve bu noktada işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi kapsamına dâhil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

5. Birleşen davada davacı … Kültür ve Sanat Ürünleri Ticaret AŞ (KÜLTÜR AŞ) vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin, … Büyükşehir Belediyesine bağlı işletme olarak değerlendirilerek işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinin emredici hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili Şirketin 6102 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olarak kurulmuş bir belediye iştiraki olduğunu, tamamen ayrı ve bağımsız bir özel hukuk tüzel kişiliği olan KÜLTÜR AŞ’nin … Büyükşehir Belediyesinin bir işyeri olarak değerlendirilmesinin ve bu noktada işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi kapsamına dâhil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

6. Birleşen davada davacı … İşletmeleri Genel Müdürlüğü (…) vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumun, … Büyükşehir Belediyesine bağlı işletme olarak değerlendirilerek işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinin emredici hükümlere aykırı olduğunu, müvekkili kurumun ayrı ve bağımsız bir tüzel kişilik olduğunu, …’nin 3645 sayılı … Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilât ve Tesisatının … Belediyesine Devrine Dair Kanun (3645 sayılı Kanun) ile kurulduğunu, … Büyükşehir Belediyesinden bağımsız tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu olduğunu, …’nin kanunla tanınmış olan bağımsız tüzel kişiliğinin bir sonucu olarak taşınmazların kendi tüzel kişiliği adına tescil edildiğini, bağımsız olarak alacak veya borç iktisap edebildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

7. Birleşen davada davacı … (İBB Başkanlığı) vekili dava dilekçesinde; yetki kararında yer alan şirket ve idarelerin, … Büyükşehir Belediyesinden bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduklarını, kuruluşların farklı işkollarında faaliyet sürdürdüğünü, bu nedenle tespit yazısı ile “İBB ve Bağlı İşletmeler” şeklinde bir tanımlama yapılmasının ve yetki verilmesinin mümkün olmadığını, yetki tespitine konu işyerlerinin yapısı incelendiğinde her bir şirketin bağımsız bir tüzel kişiliğinin olduğunun, yönetim ve organizasyon yapılarının ve faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunun açıkça görüleceğini, bu sebeple adı sayılan tüm şirket ve kurumların bir işletme olarak kabulünün mümkün olmadığını, davalı Bakanlık tarafından diğer belediye iştirak şirketi olan …, İSPER, İSFALT ve belediye iktisadi teşebbüsü olan … için 2020 yılı Ocak ve Temmuz aylarında enerji işkolunda faaliyet gösteren … Sendikasına yetki verildiğini, yetki tespitine konu tüzel kişiliklerin tamamı … bir işletme olmadığından Bakanlığın daha önce de yaptığı gibi her bir tüzel kişiliğe kendi özelinde yaptığı asıl işi dikkate alarak çoğunluk tespitini yapması ve ilgili sendikaya yetki vermesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

8. Birleşen davada davacı … (Genel-… Sendikası) vekili; müvekkili Sendikanın 04.11.2019 başvuru tarihi itibarıyla ayrı ayrı yetki tespit başvurusu yaparak İSPARK AŞ ile KÜLTÜR AŞ işletmelerinde ayrı ayrı çalışan işçilerin çoğunluğunun üyeliğine sahip olduğunun belirlenmesi talebinde bulunduğunu, davalı Bakanlığın başvurudan tam 11 ay sonra siyasi mülahazalarla yapıldığını düşündükleri 22.09.2020 tarihli ve 2158063 sayılı yetki tespitinde, hukuka aykırı olarak üç farklı hukuki statüde 7 farklı tüzel kişiliği … bir işyeri gibi değerlendirmek suretiyle müvekkili Sendikanın çoğunluğun üyeliğine sahip olmadığına dair tespit yaptığını, davalı Bakanlığın aynı tarihte 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespiti ile de … Sendikasının bu 7 ayrı tüzel kişiliğin toplamında çoğunluğa sahip olduğuna karar verdiğini, oysa müvekkili Sendikanın başvuru tarihi itibarıyla İSPARK AŞ ve KÜLTÜR AŞ işletmelerinde ayrı ayrı çoğunluğu sağladığını, dava konusu yetki tespit işlemlerinin 6356 sayılı Kanun’a, Bakanlığın yıllardır sürdürdüğü yerleşik uygulamasına, öğretide fikir birliğine varılmış işletme ve tüzel kişilik kavram ve tanımlarına, bunların toplu sözleşme düzenindeki yerine, yerleşik Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, toplu … sözleşmesi bakımından birlikte düşünülmesi hukuken mümkün bulunmayan tamamıyla farklı hukuki statüde üç ve toplamda yedi farklı tüzel kişiliği kanuna aykırı şekilde bir araya toplayarak yetki tespiti yapıldığını, … Büyükşehir Belediyesinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na (5216 sayılı Kanun) göre faaliyet gösteren idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu kurumu olduğunu ve kamu tüzel kişisi sıfatına sahip olduğunu, Bakanlığın tespitinde … bir işyeri olarak değerlendirilen İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSFALT AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ’nin birer belediye şirketi olduğunu, bu şirketlerden her birinin ayrı ayrı özel hukuk tüzel kişiliği vasfında tamamen farklı hukuki statüde kuruluşlar olduğunu, yetki tespitine konu olan …’nin ise diğerlerinden tamamen farklı hukuki özelliğe sahip, ayrı tüzel kişiliği olan, kendine ait bir Kanun ile kurulmuş olan belediyenin bağlı kuruluşu olduğunu, davalı Bakanlığın bu her biri farklı hukuki statüde ve ayrı tüzel kişiliğe sahip, farklı hukuki yapıdaki 7 farklı tüzel kişiliğin işletmelerini hiçbir hukuki dayanağı olmadan, kanuna açıkça aykırı olarak … bir işyeri gibi saydığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı … lehine verilen olumlu yetki tespitinin iptaline, Bakanlığın 22.09.2020 tarihli ve 2158063 sayılı müvekkili Sendika aleyhine verilen olumsuz yetki tespitinin iptaline, dava konusu tespite konu olan üç farklı hukuki özelliğe sahip 7 farklı tüzel kişilik işletmesi için ayrı ayrı yetki tespiti yapılması gerektiğinin tespitine, müvekkili Sendikanın 04.11.2019 başvuru tarihi itibarıyla ayrı ayrı yetki tespit başvurusunda bulunduğu İSPARK AŞ ile KÜLTÜR AŞ işletmelerinde çoğunluğa sahip olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

9. Birleşen davada davacı … Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçiler Sendikası (…) vekili; müvekkili Sendikanın 04.11.2019 tarihinde … Büyükşehir Belediyesi, İSTON AŞ ve İSBAK AŞ tüzel kişilikleri işletmeleri için ayrı ayrı yetki tespit başvurusunda bulunduğunu, davalı Bakanlığın 22.09.2020 tarihli ve 2158059 sayılı yetki tespitinde, 6356 sayılı Kanun’a aykırı olarak üç farklı hukuki statüdeki 7 farklı tüzel kişiliği toplayıp Belediye-… Sendikasının, çoğunluğun üyeliğine sahip olmadığına dair tespit yaptığını, davalı Bakanlığın 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespiti ile de … Sendikasının bu 7 ayrı tüzel kişiliğin toplamında çoğunluğa sahip olduğuna karar verdiğini, Belediye-… Sendikasının başvuru tarihi itibarıyla her üç tüzel kişilik işletmelerinde ayrı ayrı kanunun aradığı çoğunluğun çok üzerinde üye sayısına sahip olduğunu, toplu … sözleşmesi anlamında birlikte düşünülmesi hukuken imkânsız olan üç farklı hukuki statüde 7 farklı tüzel kişilik hukuka aykırı bir şekilde bir araya toplanarak yetki tespiti yapılmaya çalışıldığını, İBB Başkanlığının kamu kurumu vasfını haiz, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olduğunu, İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSFALT AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ’nin birer belediye şirketi olduğunu, her birinin ayrı ayrı özel hukuk tüzel kişiliği olduğunu, …’nin ise diğerlerinden tamamen farklı hukuki özelliğe sahip, ayrı tüzel kişiliği olan, kanunla kurulan bağlı kuruluş olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158059 sayılı yetki tespitinin iptaline, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı yetki tespitinin iptaline, dava konusu tespite konu olan üç farklı hukuki özelliğe sahip 7 farklı tüzel kişilik işletmesi için ayrı ayrı yetki tespiti yapılması gerektiğinin tespitine, müvekkili Sendikanın 04.11.2019 başvuru tarihi itibarıyla … işletmesinde, İSBAK AŞ işletmesinde ve İSTON AŞ işletmesinde işçilerin çoğunluğunun üyeliğine sahip bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü ve diğer hükümleri gereği tespite konu işyerlerinin … bir işletme toplu … sözleşmesi ünitesi olarak değerlendirileceğini, yerleşik Yargıtay kararlarının farklı tüzel kişiliğe sahip işyerleri arasında yönetimde birlik, ekonomik birlik ve faaliyet birliğinin olması hâlinde, söz konusu işyerlerinin … bir işletme olarak değerlendirileceği yönünde olduğunu, İBB Başkanlığı, … ve yetki tespitine konu iştirakler arasında faaliyet birliği, ekonomik birlik ve yönetimde birlik olduğunun tartışmasız şekilde ortada olduğunu, tespite konu işyerlerinin bir bütün olarak … bir işletme toplu … sözleşmesi ünitesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, İBB Başkanlığı ile belediye iştirakleri arasında, idari, mali ve organizasyon yönünden tam bir bağlılık ve bütünlüğün söz konusu olduğunu, İBB Başkanlığı şirketlerinin İBB Başkanlığı işletme toplu … sözleşmesinin yetki kapsamına dâhil edilip edilmeyeceğinin … 1. … Mahkemesinin 1994/470 Esas sayılı davasında ayrıntılı olarak tartışıldığını, işyerlerinin … bir işletme olarak İBB Başkanlığı işletmesi kapsamında yer aldığının tespit edildiğini, kararın onandığını, Yargıtay yerleşik kararlarının da belediyeler ile belediye şirketleri arasında organik bir bağ bulunduğu yönünde olduğunu, doktrindeki ağırlıklı görüşün de özellikle büyükşehir belediyeleri tarafından belediye hizmetlerinin yürütülmesi için kurulan şirketler ve iştiraklere ait işyerlerinin belediye kapsamında … bir işletme toplu … sözleşmesi ünitesi olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde olduğunu, … ve Genel-… Sendikasına, belediyeler, bağlı kuruluşları veya iştirakleri … işletme toplu … sözleşmesi ünitesi olarak kabul edilerek benzer şekilde işletme yetki tespitleri verildiğini, dolayısıyla 6356 sayılı Kanun hükümleri, İşkolları Yönetmeliği ve Yargıtay içtihatları, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ilkesi gereği İBB Başkanlığı, bağlı kuruluşu … ve bağlı şirketler/iştiraklerinin … bir işletme toplu … sözleşmesi ünitesi içinde değerlendirilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; başvuru yazısının Bakanlığa intikal ettiği tarih olan 04.11.2019 tarihi itibarıyla … Büyükşehir Belediyesi ve Bağlı İşletmeler işletmesinin 20 sıra numaralı genel işler işkolunda tescil edilmiş olan işyerlerinin yetki tespitine dâhil edildiğini ve bu işyerlerinde 14.106 işçinin çalıştığını, bunlardan 7.703 işçinin … Sendikasına üye olduğunun tespit edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

3. Davalı İBB Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı def’i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini talep ettiklerini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

4. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun ayrı ve bağımsız bir tüzel kişilik olduğunu, …’nin 3645 sayılı Kanun ile kurulduğunu, … Büyükşehir Belediyesinden bağımsız tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu olduğunu, …’nin kanunla tanınmış olan bağımsız tüzel kişiliğinin bir sonucu olarak taşınmazların kendi tüzel kişiliği adına tescil edildiğini, bağımsız olarak alacak veya borç iktisap edebildiğini, yetki tespitinin iptalinin gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

5. Davalı …-… Sendikası vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı Bakanlığın 22.09.2020 tarihli ve 2158059 sayılı yetki tespitine itirazının haklı temelde olduğunu, zira üç farklı hukuki statüde 7 farklı tüzel kişilik toplanarak yetki tespiti yapıldığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

6. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tespitin, 6356 sayılı Kanun’un emredici ve kamu düzenine ilişkin 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasına, işletme ve tüzel kişilik kavram ve tanımlarına, yerleşik Yargıtay kararlarına ve bizzat Bakanlığın kendi yerleşik uygulamalarına aykırı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile belediye ve şirketlerinin aynı kamu hizmetlerini yürütmeleri, belediyelerin amaç birliği ve organik bağ nedeniyle ortaya çıkan şirketlere emir ve talimat verme yetkilerinin doğal sonucu olarak şirket işçilerinin işe alımlarından … sözleşmelerinin feshine kadar geçen tüm süreçte belediye tüzel kişiliğinin … olarak yer aldığı, belediye ve şirketlerinde … gücü planlaması, işe alım, … sözleşmesinin devamı sırasındaki nakil ve terfiler ile … sözleşmesinin sona ermesinde tüm yetkilerin Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanıldığı, belediye tüzel kişiliğinin … gücünün tümü üzerinde yönetim yetkisini kullandığı gibi … olarak işçilerin istihdam süreçlerinin tamamen belediye tarafından yürütüldüğü, işe alım, işin devamı ve işin sona ermesinde son kararı veren kişinin işveren olduğu, dava konusu olayda da İBB Başkanlığının belediye ve şirketlerin işçileri üzerinde son karar verme yetkisine sahip olduğu, toplam … gücünün belediye tüzel kişiliği tarafından … elden yönetildiği, esasen sermaye birliği, amaç birliği ve organik bağın bu sonucu beraberinde getirdiği, davaya konu Büyükşehir Belediyesi ve belediye iştirakleri, aralarındaki organik bağ nedeniyle … bir işletme bütünü oluşturdukları gibi 6356 sayılı Kanun anlamında bir işletme toplu … sözleşmesi ünitesi niteliğinde oldukları, işletme toplu … sözleşmesinin kamu düzenine ilişkin emredici hükümlerle düzenlenmiş olması ve amacı karşısında organik bağın tespit edildiği hâllerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak sonuca gidilmesi gerektiği, büyükşehir belediyesi ve iştiraklerinin … bir işletme toplu … sözleşmesi ünitesi olarak kabulü gerektiği, İBB Başkanlığı ve iştirakleri arasında yönetim, faaliyet, amaç ve mal varlığı ile … gücünün bütünü yönünden birlik ve organik bağ bulunduğu, bu nedenle gerek genel anlamda gerek İşkolları Yönetmeliği bakımından … bir işletme bütünü teşkil ettikleri, … Sendikasının başvuru tarihi itibarıyla İBB Başkanlığı ve bağlı işyerleri ile iştiraklerinden oluşan işletmede çalışan sayısının yarıdan fazlasının üyeliğine sahip olduğu, Bakanlık tespitinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar vekilleri; dava dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu 6356 sayılı Kanun hükümleri ve davacı tarafların İBB Başkanlığının iştirakleri olduğu gözetilerek … bir işletme toplu … sözleşmesi uygulanması gerekeceği yönündeki kabul ve tespitin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleşen davada davacılar İSFALT AŞ, İSPARK AŞ, İSTON AŞ,, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ vekili temyiz dilekçesinde; İBB Başkanlığı ve diğer iştiraklerin farklı tüzel kişilikler olduğunu, tüm iştiraklerin ticaret sicilinde belirtilen amaçlar uyarınca faaliyet gösterdiklerini, işyeri organizasyonlarının da bu amacı gerçekleştirmek için oluşturulduğunu, ayrı ayrı işletme niteliğindeki bu iştiraklerin işyerlerinin İBB Başkanlığı ile işletme organizasyonu içerisinde faaliyet yürüttüğünü, işyerlerinin ekonomik bağ dışında teknik ve organizasyon olarak bağımsız olduklarını, çoğunluk tespiti yapılan işletme toplu … sözleşmesi yetkisi verilen işyerlerinin İBB Başkanlığına bağlı işyeri olmadığını, keza İBB Başkanlığı ile söz konusu bağlı işyerleri açısından asıl … yardımcı … ilişkisi bulunmadığını, hukuka aykırı olduğu ve iptali gerekeceği dosyada sübut bulmakla Bölge Adliye Mahkemesinin gerekli incelemeyi yapmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı …-… Sendikası vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yetki tespitine konu şirketlerin 6102 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olarak kurulmuş bir belediye iştiraki olup tamamen ayrı ve bağımsız bir özel hukuk tüzel kişiliği olan şirketlerin, İBB Başkanlığının bir işyeri olarak değerIendirilmesinin ve bu noktada işletme toplu … sözleşmesi yapma yetkisi kapsamına dâhil edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yetki tespitine konu işyerlerinin yapısı incelendiğinde her bir şirketin bağımsız bir tüzel kişiliğinin olduğunu, yönetim ve organizasyon yapılarının ve faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, yerel yönetimlerde şirketler eliyle çalıştırmanın bir üst siyaset yönetim modeli olarak benimsendiğini, konunun 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eliyle de kesinleştirildiğini, artık belediyelerin teker teker muvazaasından söz edilemeyeceğini, öte yandan Yargıtayın ticari mevzuata göre kurulmuş ayrı yapılar olduğunun kabulü ile belediye iştiraklerinde çalıştırılan işçilere ilave tediye ödenemeyeceği yolundaki kararlarının da yerel Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Birleşen davada davacı İBB Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; 3645 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca …’nin kamu tüzel kişiliğe sahip, özel bir kanunu ve idaresi olan ve kendilerinden bağımsız bir kuruluş olarak tanımlandığını, kamu tüzel kişiliğini haiz olması sebebiyle hak sahibi olma ve borç altına girme yetkisine sahip bu kuruluşun … ve işlemlerinden Belediyenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, … dışındaki işyerlerinin yapısı incelendiğinde her bir şirketin bağımsız bir tüzel kişiliğinin olduğunu, yönetim ve organizasyon yapılarının ve faaliyet alanlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, bu sebeple adı sayılan tüm şirket ve kurumların bir işletme olarak kabulünün, organik bağ veya muvazaa tespitinin yapılmasının mümkün olmadığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin hak sahiplerinin hak kaybına uğramaması için çeşitli hukuk dallarında, hâkim ortak veya tüzel kişilik perdesinin arkasındaki kişilere karşı ilgililerin hak talep etmesini sağladığını, somut olayda tüzel kişilikler kullanılarak hiçbir ilgilinin mağdur edilmediğini, kanunun verdiği yetkiye dayanarak kanuni sınırlar içerisinde yürütülen faaliyetler sebebiyle tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanmasının mümkün olmadığını, kanuna uygun hareket edilmesinin, kanunların verdiği hak ve yetkilerin kullanılması sebebiyle bu teoriye başvurulduğunu söylemenin anlamsız olduğunu, nitekim somut olayda bu teorinin uygulanmasının kanun koyucunun iradesi olan kanunun uygulanmaması anlamına geldiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olarak belirlendiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Birleşen davada davacı … vekili temyiz dilekçesinde; esasen bu konunun 6356 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle tartışma konusu olmaktan çıktığını, … Büyük Millet Meclisinde 6356 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi görüşülürken tam da dava konusu durumun açık açık tartışıldığını ve bir sonuca varıldığını, bu konuda aksi yönde verilen önergenin reddedilerek madde metni oluşturulduğunu, kanun koyucunun açık iradesi karşısında aksi değerlendirme ve iddiaların hiçbir hukuki değerinin olmadığını, toplu … sözleşmesi anlamında birlikte düşünülmesi hukuken imkânsız olan üç farklı hukuki statüde 7 farklı tüzel kişilik hukuka aykırı bir şekilde bir araya toplanarak yetki tespiti yapılmaya çalışıldığını, İBB Başkanlığının kamu kurumu vasfını haiz, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi olduğunu, İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSFALT AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ’nin birer belediye şirketi olduğunu, her birinin ayrı ayrı özel hukuk tüzel kişiliği olduğunu, …’nin ise diğerlerinden tamamen farklı hukuki özelliğe sahip, ayrı tüzel kişiliği olan, kanunla kurulan bağlı kuruluş olduğunu, ayrıca … Büyükşehir Belediyesinin toplam 28 şirketi bulunduğunu, bu 28 şirketin bir kısmında (mevcut davanın konusu olan 5 şirketin dışında) davalı …-… Sendikasının ayrı ayrı imzaladığı hâlen yürürlükte olan toplu … sözleşmelerinin mevcut olduğunu, bu şirketlerde … Sendikasının ayrı ayrı yetki tespit başvurusunda bulunduğunu, Bakanlık tarafından da bu şirketlerin yetkisinin ayrı ayrı verildiğini, davalı Bakanlığın yetki tespit dökümlerine göre müvekkili Sendikanın 04.11.2019 başvuru tarihi itibarıyla İBB Başkanlığı, İSTON AŞ. ve İSBAK AŞ işletmelerinde işçilerin çok büyük çoğunluğunun üyeliğine sahip olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

5. Birleşen davada davacı … Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; yetki kararında yer alan şirket ve idarelerin … Büyükşehir Belediye Başkanlığından bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, bu kuruluşların farklı işkollarında faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu nedenle söz konusu tespit yazısı ile “İBB ve Bağlı İşletmeler” şeklinde bir tanımlama yapılarak yetki verilmesinin mümkün olmadığını, yetki tespitine konu işyerlerinin yapısı incelendiğinde her bir şirketin bağımsız bir tüzel kişiliği olup, yönetim ve organizasyon yapıları ile faaliyet alanlarının, bütçesinin, gelir kaynaklarının birbirinden tamamen farklı olduğunun görüleceğini, bu sebeple adı sayılan tüm Şirket ve Kurumların bir işletme olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 inci ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 2709 sayılı … Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) “Toplu … sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” kenar başlıklı 53 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu … sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”

2. Anayasa’nın “İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği” kenar başlıklı 123 üncü maddesinin üçüncü fıkrası da şöyledir:
“Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.”

3. Anayasa’nın “Mahalli idareler” kenar başlıklı 127 nci maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir:
“Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.”

4. 6356 sayılı Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı da şöyledir:
“Bu Kanunun uygulanmasında;

d) İşletme toplu … sözleşmesi: Bir gerçek veya tüzel kişiye ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsayan sözleşmeyi,

ifade eder.”

5. 6356 sayılı Kanun’un “Toplu … sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi” kenar başlıklı 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ise şöyledir:
“Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu … sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir.”

6. 6356 sayılı Kanun’un “Yetki” kenar başlıklı 41 inci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu … sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu … sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”

7. 6356 sayılı Kanun’un “Yetki Tespiti İçin Başvuru” kenar başlıklı 42 nci maddesi ise şöyledir:
“(1) Toplu … sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı … günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”

8. 6356 sayılı Kanun’un “Yetki İtirazı” kenar başlıklı 43 üncü maddesi de şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı … günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı … günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı … günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”

9. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun (5216 sayılı Kanun) “Tanımlar” kenar başlıklı 3 üncü maddesinin ilgili kısmı ise şöyledir:
“Bu Kanunun uygulanmasında;
a)(Değişik: 12/11/2012-6360/4 md.) Büyükşehir belediyesi: Sınırları il mülki sınırı olan ve sınırları içerisindeki ilçe belediyeleri arasında koordinasyonu sağlayan; idarî ve malî özerkliğe sahip olarak kanunlarla verilen görev ve sorumlulukları yerine getiren, yetkileri kullanan; karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişisini,

ifade eder.”

10. 5216 sayılı Kanun’un “Şirket kurulması” kenar başlıklı 26 ncı maddesinin ilgili kısmı da şöyledir:
“Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. Genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personel bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilirler. …”

11. 6102 sayılı Kanun’un “Ticaret Şirketleri” başlıklı ikinci kitabında yer alan “Türleri” kenar başlıklı 124 üncü maddesi ise şöyledir:
“(1) Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır.”

12. 6102 sayılı Kanun’un “Tüzel kişilik ve ehliyet” kenar başlıklı 125 inci maddesi de şöyledir:
“(1) Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir.
(2) Ticaret şirketleri, … Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır.”

13. 3645 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ise şöyledir:
“… Elektrik, Tramvay ve Tünel Şirketlerinin satın alınmasına dair mukavelenamelerin tasdikı hakkındaki kanunlarla bu kanunlara bağlı mukavelenameler mucibince Hükümete intikal eden haklar ve vecibeler ve bilcümle tesisat ve mezkür kanunlarla vücuda getirilmiş olan teşekküller bütün hak, salahiyet ve vecibelerile … Belediyesine devredilmiştir.”

14. 3645 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi de şöyledir:
“Bu kanunla … Belediyesine devrolunan idareler “… Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Umum Müdürlüğü” adı ile kurulacak hükmi şahsiyeti haiz ve … Belediye Reisliğine bağlı bir Umum Müdürlük tarafından idare olunur.”

15. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) “Tüzel kişilik” kenar başlıklı 47 nci maddesinin birinci fıkrası ise şöyledir:
“Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.”

16. 4721 sayılı Kanun’un “Hak Ehliyeti” kenar başlıklı 48 inci maddesi de şöyledir:
“Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.”

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleşen davalarda davacılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İnceleme konusu asıl ve birleşen davalarda iptali talep edilen olumlu yetki tespiti kararı ile … tarafından 04.11.2019 başvuru tarihi itibarıyla “… Büyükşehir Belediyesi ve Bağlı İşletmeler” başlığı altında İBB Başkanlığı, …, İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ işverenlerine ait genel işler işkolunda yer alan işyerleri … bir işletme kabul edilerek işletmede toplam 14.106 işçi çalıştığı ve … Sendikasının 7.703 üyesi bulunduğu gerekçesiyle … Sendikasının toplu … sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığına dair 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı olumlu yetki tespit kararı verilmiştir.

3. … tarafından ayrıca iptali talep edilen ve birleşen davada dava konusu yapılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158059 sayılı yetki tespit kararı ile de Belediye-… Sendikasının, İBB Başkanlığı, İSTON AŞ ve İSBAK AŞ işyerlerine ait 04.11.2019 tarihinde yapmış olduğu yetki başvurusu, başvuru tarihi itibarıyla “İBB ve bağlı işletmeler (…, İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ)” kapsamında yapılan değerlendirmede işletmede toplam 14.106 işçi çalıştığı ve … Sendikasının 7.703 üyesi bulunduğu gerekçesiyle Bakanlık tarafından olumsuz sonuçlandırılmıştır.

4. Genel-… Sendikası tarafından ayrıca iptali talep edilen ve birleşen davada dava konusu yapılan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.09.2020 tarihli ve 2158063 sayılı yetki tespit kararı ile de Genel-… Sendikasının, İSPARK AŞ ve KÜLTÜR AŞ işyerlerine ait 04.11.2019 tarihinde yapmış olduğu yetki başvurusu, başvuru tarihi itibarıyla “İBB ve bağlı işletmeler (…, İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ)” kapsamında yapılan değerlendirmede işletmede toplam 14.106 işçi çalıştığı ve … Sendikasının 7.703 üyesi bulunduğu gerekçesiyle Bakanlık tarafından olumsuz sonuçlandırılmıştır.

5. Dava konusu yetki tespit kararları ile İBB Başkanlığı, …, İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ işverenlerine ait genel işler işkolunda yer alan işyerlerinin … bir işletme teşkil ettiği gerekçesiyle değerlendirme yapıldığı, İlk Derece Mahkemesince de yazılı gerekçe ile Bakanlık yetki tespitinin isabetli olduğu sonucuna ulaşılarak asıl ve birleşen davaların reddedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de yazılı gerekçe ile Bakanlık yetki tespitinin isabetli olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddedildiği görülmektedir.

6. Bu noktada işletme kavramı ile işletme toplu … sözleşmesi kavramına değinmek gerekmektedir. İşletme kavramı 4857 sayılı … Kanunu’nda tanımlanmamıştır. İktisadi anlamda işletme, genel olarak, iktisadi bir amacın gerçekleştirilmesi için aynı işverene ait bir veya birden fazla işyerinin örgütlenmesi ile oluşmuş ünite olarak tanımlanabilirse de (… Doğan …, … Hukukunda İşyeri ve İşletme, …, 2007, s.32) toplu … hukuku anlamında işletme kavramı farklı bir nitelik arz etmektedir. 6356 sayılı Kanun’un 2 nci ve 34 üncü maddeleri birlikte değerlendirildiğinde Kanun’daki işletme deyiminin, gerçek anlamdaki işletmeyle ilgisi bulunmadığı, “bir işverenin aynı işkolundaki birden çok işyerini” ifade etmek için kullanıldığı anlaşılmaktadır (Talat …, Toplu … Sözleşmesinin Düzeyi ve Türleri, …, 2013, s.126). Bu itibarla bir toplu … sözleşmesi birimi olarak işletme niteliğinin varlığını tespit için işveren kavramı en önemli unsur olup ancak aynı işverene ait aynı işkolunda yer alan birden fazla işyeri, işletme olarak nitelendirilebilecektir.

7. Somut uyuşmazlıkta Bakanlık tarafından işyerleri … bir işletme olarak kabul edilen işverenlerden İBB Başkanlığı Anayasa’nın 127 nci maddesi ile 5216 sayılı Kanun çerçevesinde kurulu, kamu tüzel kişiliğini haiz bağımsız bir işveren sıfatına sahiptir. İşyerleri yetki tespitine dâhil edilen işverenlerden İSPARK AŞ, İSTON AŞ, İSBAK AŞ ve KÜLTÜR AŞ ise 5216 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi kapsamında kurulu, 6102 sayılı Kanun çerçevesinde ticaret şirketi olarak her biri ayrı ayrı tüzel kişiliği haiz bağımsız bir işveren sıfatına sahiptir. Nitekim Dairemizin yerleşik uygulamasında da belediyeler tarafından kurulan veya ortak olunan şirketler, 6102 sayılı Kanun hükümlerine tâbi sermaye şirketleri olup belediyelerin tüzel kişiliğinden ayrı ve bağımsız özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olduğundan ve buna göre belediyelerin hissedarı olduğu şirketler 6772 sayılı Kanun kapsamında bulunmadıklarından, bu şirketlerin ilave tediye ödemekle yükümlü olmadıkları kabul edilmektedir (Bkz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26.08.2022 tarihli ve 2022/6747 Esas, 2022/8363 Karar; 09.01.2021 tarihli ve 2020/4207 Esas, 2021/1413 Karar sayılı ilâmları). Yine işyerleri yetki tespitine dâhil edilen işverenlerden … Genel Müdürlüğü de Anayasa’nın 127 nci maddesi ile 3645 sayılı Kanun çerçevesinde kurulu, kamu tüzel kişiliğini haiz bağımsız bir işveren sıfatına sahiptir.

8. İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince yetki tespitine konu işverenler arasında organik bağ bulunmasına göre tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve … bir işletme toplu … sözleşmesi yapılması gerektiği gerekçesine dayanıldığından, bu noktada tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin açıklanması gerekmektedir. Uygulamada bazı durumlarda, işverenler … hukukundan doğan yükümlülüklerden kurtulmak amacıyla, işçilerin görünüşte kurulan yapay (paravan) bir şirketin işçisi olarak gösterildiği görülmektedir. Buna göre tüzel kişilik kurumunun (şirket kurma hakkının) kötüye kullanılması hâlinde tüzel kişilik perdesi kaldırılır (Sarper Süzek, … Hukuku, …, 2020, s.152). Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı, istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır. Zira tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir (… Çamoğlu, “Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması” Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.32, S.2, 2016, s.12).

9. Bu açıklamalar ışığında değerlendirme yapmak gerekirse somut olayda; yetki tespitine konu edilen işverenlerin tamamı yukarıda açıklanan anayasal ve kanuni düzenlemelere müstenit şekilde kurulduğundan, belirtilen tüzel kişilerin kuruluş ve faaliyetlerinde hakkın kötüye kullanımı yasağı ilkesine aykırılığın hiçbir şekilde söz konusu olmadığı anlaşıldığından tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanamayacağı tartışmasızdır. Yetki tespitine konu işverenler arasında muvazaalı bir ilişkinin de bulunmadığının anlaşılmasına göre, her bir tüzel kişi işveren bakımından yetki tespit başvurularının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, … Sendikasının toplu … sözleşmesi yapabilmek gerekli çoğunluğu sağladığına dair 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi hatalıdır.

10. Diğer taraftan İlk Derece Mahkemesince … ile Genel-… Sendikasının olumsuz yetki tespitine itiraz davaları ve yetki tespit başvuruları bakımından da yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Bu itibarla İBB Başkanlığı, …, AŞ, … AŞ, ….AŞ ve KÜLTÜR AŞ işverenleri bakımından, her bir tüzel kişi işverenin genel işler işkolunda yer alan işyerlerinde ayrı ayrı 04.11.2019 yetki başvuru tarihi itibarıyla toplu … sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağlayan sendika olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi; 04.11.2019 yetki başvuru tarihi itibarıyla her işveren tüzel kişi bakımından genel işler işkolunda yer alan işyerlerinde ayrı ayrı işçi ve üye isimlerine ait kayıt ve belgeler ile yetki işlem dosyalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından getirtilmesi, … kayıtlarına karşı tarafların beyanları alınarak varsa sunacakları delillerinin getirtilmesi ve bu suretle tüm dosya kapsamı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.

11. Belirtmek gerekir ki KÜLTÜR AŞ tarafından açılan ve … Sendikasının toplu … sözleşmesi yapabilmek için gerekli çoğunluğu sağladığına dair 22.09.2020 tarihli ve 2158036 sayılı olumlu yetki tespitinin iptalinin talep edildiği dava olan … 35. … Mahkemesinin 2020/584 Esas, 2020/901 Karar sayılı dosyası da asıl dava ile birleştirilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince bu davaya ilişkin hüküm kurulmaması da isabetsizdir.

12. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında … 35. … Mahkemesinin 2020/585 Esas ve 2021/81 Esas olmak üzere İBB Başkanlığı tarafından açılan iki dava dosyası belirtilmiş ise de esasen iki dosya numarası da aynı dava dosyasına ilişkin olduğundan karar başlığında eski esas numarası olan 2020/585 Esas, 2021/121 Karar sayılı dava dosyasının ayrıca belirtilmesi de isabetsizdir. Anılan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

13.01.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.